KCK Eşbaşkanları Besê Hozat ve Cemil Bayık Med Nuçe’ye verdiği röportajın ikinci bölümünde çözüm sürecinin akıbeti, AKP’nin tutumu ve PKK kongresinin hangi koşullarda toplanacağı hususlarını değerlendirdi. 

AKP’nin savaş konseptini boşa çıkarmak için ateşkesi sürdürdüklerini söyleyen Besê Hozat, “Aslında AKP PKK’nin Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi durdurmasını istemiyor; PKK’nin savaşmasını istiyor” dedi. Cemil Bayık da, AKP Hükümeti’nin Dolmabahçe mutabakatına uyması durumunda PKK kongresini hemen toplamaya hazır olduklarını açıkladı. Besê Hozat ve Cemil Bayık’ın gazeteciler Erdal Er, Veysi Sarısözen, Rojbin Ekin ve Ramazan Ölçen’in sorularına verdiği yanıtların özeti şöyle:


Dolmabahçe açıklamasından sonra nasıl yol alınması gerekiyordu? 

Besê Hozat: Dolmabahçe müzakerenin başlatılması mutabakatıydı. İzleme komitesi Önder Apo’nun yanına gelecekti. Eğer bu yönde müzakereler başlarsa parlamentoda bir heyetin oluşturulması söylenmişti, ki bunu kabul etmişlerdi. Bu temelde Hakikatleri Araştırma Komisyonu kurulacaktı. Bundan sonra müzakereler gelişecekti. Önder Apo, ‘bu mekanizme işlerse PKK kongre toplayıp silahlı mücadeleye son verdiğini açıklamalıdır’ dedi. Bunun niyetini beyan etti. Ama Erdoğan bu sürece müdahale etti. Müzakere aşamasına kadar idare edebiliyordu, aldatayabiliyordu, ama müzakere masası kurulacak, müzakereler başlayacak denildiğinde işte burada AKP, Erdoğan ve Türk devleti gerçek niyetini ortaya koydu. Bu seçim süreci de AKP’nin samimiyetsiz, aldatmaya, oyalamaya dayanan siyasetini çok açık bir biçimde deşifre etti. Baktı ki artık kimse AKP’ye kanmıyor. Herkes somut çözüm istiyor bu defa da dedi ki Kürt sorunu yoktur, masa yoktur dedi. 


Ateşkes devam ediyor mu?

Mevcut durumda AKP zaten süreci bitirmiştir. AKP savaş ilan etmiştir ve bir savaş yürütüyor. Seçimlere dönük yoğun bir provokasyon çabası içerisindedir. HDP’ye yönelik saldırıları yoğunlaştırarak bir konsept yürütüyor. Bu siyaseti boşa çıkarmak için, biz ateşkesi sürdürmek istedik. Ateşkes devam ediyor. Seçimlerin hatırına devam ediyor. 


Kamuoyu şunu bekliyordu sizden; PKK, kongreyi toplayacak, o kongreden silahsızlanma çağrısı çıkacak! Bu olacak mı, olmayacak mı?

Cemil Bayık: Önderliğimiz Dolmabahçe ile birlikte bu süreci başlattı. Bunu Newroz’da da dünyaya ilan etti. Müzakareler başlarsa on madde temelinde, izlemeyi heyeti de oluşursa, izleme heyetiyle konuşacağını, onlarla görüşürse hakikat komisyonunu geliştireceğini ve o zaman PKK’nin kongresini toplayıp bu durumları değerlendirmesi gerektiğini yeni bir karara ulaşması gerektiğini belirtmişti. Biz Dolmabahçe’deki mutabakata dayanarak böyle bir PKK kongresini toplamayı hedefledik. Tüm hazırlıklarımızı tamamladık, böyle bir kongreyi yapacaktık ama Erdoğan’ın sürece müdahale etmesi, müzakareyi reddetmesi, masayı, tarafı reddetmesi, ‘Kürt sorunu diye bir sorun yoktur, bölücülüktür, kim ki müzakereden, taraflardan bahsederse, bu Türkiye devletini yıkmadır’ deyip aslında kongrenin gerçekleşmesinin de koşullarını ortadan kaldırdı. Çünkü süreci bitirdi. Bunun üzerine biz kongreyi yapmayı erteledik, durdurduk. Yoksa kongreyi yapacaktık, ama şimdi bunu durdurmuş durumdayız. Eğer Önder Apo’nun Dolmabahçe’de geliştirdiği mutabakatı esas alırlarsa, o on maddeyi müzakere maddesi olarak kabul ederlerse, müzakereyi bu temelde başlatırlarsa, izleme heyeti Önder Apo ile görüşürse, parlamentoda çözüm için bir komisyon oluşursa, hakikatleri araştırma komisyonu çalışırsa biz böyle bir kongreyi toplamaya ve silahlı mücadeleyi sona erdirdiğimizi açıklamaya şimdi bile hazırız. Bunları eğer Türkiye yaparsa, şu anda böyle bir kongreyi toplamaya, bu kararı almaya hazırız. Bunun kamuoyu tarafından bilinmesi gerekiyor.


Bu tam da her şeyin bittiği sanılan noktada Türkiye’nin önüne yeni bir şans kapısı açıyor ve siz bu kapıdan hükümet girecek mi girmeyecek mi sorusunu şu anda tartışıyorsunuz bizimle…

Bayık: Belirttikleriniz tamamen doğrudur. Biz buradan, Türkiye’nin aydınlarına, yazarlarına, sanatçılarına, işverenlerine, bütün halklarına, bütün kültürlerine şu çağrıyı yapıyoruz: Türkiye’de yaşayan bütün vicdanlı insanların, Türkiye’yi seven insanların, Türkiye’yi bir felaketten kurtarmak isteyenlerin ateşkese sahip çıkması gerekiyor. Biz ateşkesin korunması için çaba yürütüyoruz. Eğer Türkiye toplumu bütün kesimleriyle bu ateşkese sahip çıkmazsa bizim tek yanlı çabalarımız bu ateşkesi korumaya yetmez. Bunu bilmeleri gerek. 


Çözüm süreci için öngörülen adımlar atılmazsa, PKK nasıl bir yol izleyecek? 

Besê Hozat: AKP, PKK’nin savaşmasını istiyor. Şu anda AKP’nin tutumu budur. Aslında AKP Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi durdurmasını istemiyor. PKK savaşacak, sürekli içte ve dışta bir tehdit algısı oluşturacak, 90 yıldır yürütülen siyasetin yaptığı gibi düşman algısını sürdürecek. PKK’nin Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi durdurması için AKP’nin demokratik adım atması gerekiyor. AKP’nin Kürt sorununu müzakereyle çözmesi gerekiyor. Önderliğimizle İmralı’da izleme heyetinin de hazır olduğu bir ortamda bu süreci on başlık üzerinden müzakere etmesi gerekiyor, bunu meclisin gündemine getirmesi gerekiyor. Yasa çıkarması gerekiyor, anayasayı değiştirmesi gerekiyor. AKP bunu istemiyor. Doğal olarak PKK hiçbir adımın atılmadığı yerde kongreyi toplayıp, Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi durdurma kararı almaz.


Bu kongrenin toplanması için, varolan, gerekli olan şartların yaratılması için bundan sonra neler yapacaksınız?

Cemil Bayık: Biz şuna kadar yaptıklarımızla müzakerelerde ne kadar ısrarlı olduğumuzu, Kürt sorununu demokratik siyasal çözümünden ne kadar ısrarlı olduğumuzu gösterdik. Biz Türkiye’de demokratik ulusu geliştirmeye çalışıyoruz. Bu seçimler de bunun en önemli bir aracı oluyor. Bunu sadece seçim sürecini kapsayan bir çalışma olarak ele almıyoruz, seçimle bunun mayası atıldı. Bu seçimlerden sonra da devam edecektir. İnşa başlamıştır. Devlet ve AKP’ye rağmen başlamıştır, yürüyor ve yürüyecektir. 

 

AKP’nin provokasyonlarıyla ilgili herhangi bir şeyin yaşanmaması için KCK ne yapacak, nasıl bir tedbir alacak, ya da ne diyecek?

Besê Hozat: Türkiye’yi bu felaketten, bataklıktan kurtaracak tek şey demokrasinin zaferidir, Türkiye’de demokrasinin gelişmesidir. Bu anlamda HDP projesinin gelişmesidir, güçlenmesidir. Türkiye’nin kaderi HDP’nin ellerindedir. AKP Türkiye’de çok ciddi bir mezhep savaşı, çok ciddi bir etnik savaş yaratmış durumda. AKP bu seçimlerde başarılı olursa kesinlikle Türkiye’de büyük bir mezhep savaşı patlak verecektir. Etnik savaş çok üst düzeye tırmanacaktır ve Türkiye büyük bir savaşın içine girecektir. Bu anlamda HDP Türkiye’nin varlığının da temel garantisidir, HDP başarmazsa Türkiye’de yaşanacak tek şey şu anda Suriye’de, Irak’ta yaşanan şey olacak. Büyük bir savaştır. 


Cemil Bayık: Önder Apo ile 5 Nisan’dan beri herhangi bir ilişki yoktur. Kürtler ve Türkiye’de barışı isteyen güçler, herkesin Önder Apo’nun tecritine karşı durması gerekiyor. Önder Apo’nun müzakereyi başlatma çabalarına destek olması gerekiyor. Tecrite karşı durulmadığı sürece Türkiye demokrasisi gelişemez. 

İkinci olarak, Eğer Efrîn’e yönelik bir saldırı olursa, bunun sorumlusunun Erdoğan olduğunu herkes bilmelidir. 

Türkiye’de demokrasiden, barıştan, Kürt sorununun demokratik çözümünden, Türkiye’nin demokratikleşmesinden yana olan herkesin oyunu HDP’ye, demokrasi güçlerine vermesi gerekiyor. Sandıkları koruması gerekiyor. Hilelerin önünü alması gerekiyor. Bir oy, bir oydur. Bir oy süreci değiştirebilir, savaşın önünü alabilir, Türkiye’yi barışa götürebilir. Özellikle Türkiye’de aydınlara çağrıda bulunuyorum, AKP’yi iktidara taşıyan, onu meşrulaştıran aydınlar bugün AKP, Erdoğan gerçeğini çok iyi görmüş durumda ve bunlar nasıl ki iktidara taşıdıysa iktidardan alaşağı etmesini de bilmelidir. Osmanlı tokadı meşhurdur. İşte bu seçimlerde herkes demokrasi güçleri buna öncülük eden aydınların bu tokadı Erdoğan’ın yüzünde patlatması gerekiyor. AKP’nin yüzünde patlatması gerekiyor. 


 HABER MERKEZİ