İki buçuk yıl önce Türkiye ve Kürdistan’daki KCK/PKK’li tutsaklar cezaevindeki uygulamaları, sayın Öcalan üzerindeki ağır tecrit koşullarını protesto etmek için açlığa yatmışlardı.

Açlık grevinin altmış yedinci günü İmralı’ya gidip açlık grevinin sona erdirilmesi için PKK lideri ile görüştünüz. Öcalan’ın kardeşi ile yaptığı görüşmede verdiği açıklama üzerine açlık grevi sona erdi. Kaos ortamını yine onun yardımları sayesinde atlattınız.

2013 Newroz’unda Öcalan’ın mektubu Türkiye’de barışı gerçekleştirmek için “çözüm sürecinin” çatışmasızlık döneminin başlamasına vesile oldu. Kürdistan’ın kuzeyinde çatışma durmuştu. Kürdistan’dan batıya asker cenazeleri, Kürdistan’ın dağlarından gerilla cenazeleri gelmiyordu. Ancak Kürdistan’ın güneybatısından (Rojava) DAİŞ çeteleri ile YPG güçleri arasında meydana gelen çatışmalarda her gün onlarca Kürt gencinin cenazeleri geliyordu. Kuzey’de çatışmasızlık vardı ama TC’nin adına DAİŞ çeteleri Güney ve Güneybatı Kürdistan’da savaşı TC adına sürdürüyordu.

Çatışmasızlık süreci içerisinde de yine bildiğinizi yapıyordunuz. Kürdistan’ı kalekol, karakol ve barajlarla işgal ettiniz. Çatışmasızlık sürecini zamana yaymaya, böylece Cumhurbaşkanlığı ve genel seçim dönemini sessiz, sedasız atlatıp kendine özgü başkanlık sistemini oturtmaya çalıştınız. Genel seçimlerde HDP’nin barajı aşacağını, başkanlık sisteminizin suya düşeceğini farkedince bu sefer başta Diyadin olmak üzere Mersin, Adana ve Erzurum’da provokasyonlara giriştiniz. Son olarak Diyarbekir’deki HDP mitinginde patlattırdığınız bomba ile yürekleri yaktınız.

7 Haziran seçimlerinde tek başına iktidar olamayınca bu sefer çözüm sürecini bir tekme atarak yıktınız. Oradaki masayı da devirdiniz.

Hızınızı alamayıp, desteğinizle düşüremediğiniz Kobanê’de DAİŞ eliyle yeni bir katliamın baş aktörü oldunuz. Bu da yetmedi yine taşeronunuz eliyle Pirsus’ta patlattığınız bomba ile Türkiye’nin her tarafına cenazeler gönderttiniz.

DAİŞ çetelerinin yaralılarını huduttan geçirip tedavi ettirmelerine mani olununca bir jandarma başçavuşunun taşeronunuz eliyle yaşamını yitirdiğini belirttiniz.  

Bunun üzerine NATO müteffiğiniz ABD ile yaptığınız anlaşma gereğince DAİŞ ve PKK’ye yönelik hava ve kara saldırılarıyla siyasi soykırım operasyonlarına başladınız.

Amacınız HPG’nin silahlı eylemlere başlaması, HDP’nin kazandığı imajı ortadan kaldırıp HDP’yi marjinelleştirmektir. Böylece yakın gelecekte yapılmasını istediğiniz erken seçim ile tek başınız iktidar olup, başkanlık sistemine geçişi sağlamaktır. Göreceğiz bakalım HDP’yi marjinelleştirip baraj altında bırakmaya gücünüz yetecek mi? Başkanlık sistemini getirmeye gücünüz yetecek mi? Yoksa Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan mı olacaksınız!

Yine fakir halk çocuklarının cenazeleri batıya gidiyor, fakir halk çocuklarının cenazeleri dağlardan iniyor. Savaşın yükü emekçilerin omuzuna yüklenecek. savaş lordları yeni rant kaynaklarının hayalini kurmaya başladılar. Mutlu musunuz? Sizler savaş lordları, rantçılar, savaş tamtamı çalanlar mutludur ama Kürtler, Türkiye halkları, emekçiler, gerçek demokratlar hiç mutlu değil. Bugünün mutsuzları birgün gelecek bugünün mutlularına unutulmaz bir ders verecektir.


KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA: 

* 28 Temmuz 1943’de Van’ı Özalp İlçesinin Sefo deresi mevkiinde 33 Kürt köylüsü 3. Ordu Komutanı Mustafa Muğlalı’nın emriyle yargısız olarak öldürüldü. Bu davadan  yargılanan Mustafa Muğlalı ilk önce müebbed hapis cezası aldı. Ancak kararı bozan Yargıtay Muğlalı’nın tahliyesine karar verdi. Muğlalı yaniden yargılanarak 6 yıl sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı.

* 28 Temmuz 1993’de daha önce kontgerilla tarafından kaçırılan Özgür Gündem gazetesi muhabiri Ferhat Tepe’nin işkence edilmiş cesedi, Hazar Gölü kıyısında bulundu.

* Özgür Halk Batman muhabiri Çetin Abayay 29 Temmuz 1992’de gizli güçlerce şehit edildi. 

* 30 Haziran 1983’te BAAS rejimi Barzan aşiretine mensup sekiz bin Kürt’ü gözaltına aldı. Gözaltına alınanların birçoğunun cesetleri 2003 sonrası toplu mezarlarda bulundu.

* 30 Temmuz 1979’da AP Urfa Milletvekili M. Celal Bucak’a Hilvana bağlı Kırbaşı köyünde eylem düzenlendi. M. Celal Bucak’ın oğlu Fatih Bucak ve dayısı Mehmet Gerger yaşamını yitirirken PKK kadrolarından Salih Kandal da aynı eylemde yaşamını yitirdi.

* 31 Temmuz 1992’de Yeni Ülke ve Özgür Gündem gazetesi Gercüş muhabiri Yahya Orhan evine giderken uğradığı kontgerilla saldırısında yaşamını yitirdi.

* 2 Ağustos 1973’de Kürt aydını, yazarı, Kürt Teali Cemiyeti üyesi, Koçgiri ve Dersim hareketlerinin planlayıcılarından Dr. Nuri Dersimi Halep’te aramızdan ayrıldı.

* 2 Ağustos 1989’da Eskişehir’den, Aydın’a Kürt tutsakların nakli sırasında PKK’li tutsaklardan Mehmet Eroğlu ve Hüseyin Yalçınkaya yaşamlarını yitirdi.