
Türkiye şartlarını dayatıyor
Yeni görevine geçtiğimiz hafta başlayan NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Ankara ziyareti sırasında Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ve Genelkurmay Başkanı Necdet Özel ile bir araya geldi. Stoltenberg ile Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ikili görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısındaki açıklamalarda, görüşmelerde Türkiye'nin DAİŞ'le mücadele koalisyonunda oynayacağı rolün ele alındığı ve Ankara'nın koalisyona katılmak için 'tampon bölge, uçuşa yasak bölge ve hava saldırılarında Esad rejiminin de hedef alınması' şartlarını dayatmaya devam ettiği ortaya çıktı.
NATO ile görüş ayrılığı
NATO'nun olası tehditlere karşı Türkiye'nin yanında olduğu belirten Stoltenberg gazetecilerin soruları üzerine, Ankara'nın uzun süredir üzerinde durduğu Rojava sınırında uçuşa yasak bölge ilan edilmesi ve güvenli (tampon) bölge oluşturulması konusuna değindi. Stoltenberg, Çavuşoğlu ile görüşmelerinde bu konuyu görüştüklerini ancak NATO'nun gündeminde böyle bir konunun olmadığını söyledi. Stoltenberg, "Bölgedeki sorunlar, güvenli bölge ve uçuşa yasak bölge seçenekleriyle çok basit biçime çözülebilecek sorunlar değil. Bu seçenekler NATO bünyesinde ele alınmadı" dedi.
ABD de istemiyor
Tampon bölgeyle ilgili ABD Dışişleri Bakanı John Kerry de Çarşamba günü yaptığı açıklamada 'güvenli bölge' önerisinin incelemeye değer olduğunu söylemiş ancak Şam rejiminin saldırısının olmayacağı garantilenmeden bunun hayata geçirilmesinin zor olduğunu belirtmişti. Beyaz Saray ve Pentagon da tampon bölgeye karşı çıkıyor. NATO Genel Sekreteri, Türkiye ziyaretini bugün Antep'te konuşlu Amerikan Patriot birliğini ziyaret ederek tamamlayacak. Stoltenberg, Türkiye'ye konuşlandırılan Patriot bataryalarının mevcudiyetinin devam etmesini planladıklarını da belirtti.
Pazarlık sürüyor
Basın toplantısında Türk Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ise Türkiye’nin asıl hedefinin Esad rejimi olduğunu yeniledi. "Özgür Suriye Ordusu desteklenmeli. En başta insani yardımların yerine ulaşması için uçuşa yasak ve güvenli bölgenin oluşturulması gerekiyor. Türkiye, tek başına kara harekatı yapamaz. Kara harekatı da dahil her türlü olasılık değerlendirilmeli” diyen Çavuşoğlu, Türkiye’nin Kobanê'ye yardım yapmadığı iddialarını da yalanlayıp, dalga geçercesine yardımların süreceğini vurguladı. Kobanê'ye yardım edilmemesini ülkesinin bildik iflas etmiş dış politikasıyla izah eden Çavuşoğlu, "Müttefiklerimizle görüşmelerimiz sürüyor. Bir karara varıldığında Türkiye de üzerine düşeni yapacaktır" dedi.
Obama'nın temsilcisi destek istedi
ABD Başkanı Barack Obama'nın DAİŞ'le Küresel Mücadele Koalisyonu Özel Temsilcisi Orgeneral John Allen da dün öğleden sonra Ankara'ya gitti. Yardımcısı ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Brett McGurk'ün eşliğinde Allen de Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile bir araya geldi. Görüşmenin ardından basın toplantısı yapılmadı. Ama NATO Genel Sekreteri gibi Allen'ın temaslarındaki hedef Türkiye'nin DAİŞ koalisyonundaki rolünü netleştirmekti.
Türkiye'ye sert eleştiriler
Ancak Türk devleti kabul edilmesi zor görünen talepleri öne sürmeye devam ederek, DAİŞ'le savaşma niyetinde olmadığını bir kez daha gösterdi. Anlaşılan o ki Rojava Devrimi'nden ve Kürtlerin Batı dünyasında artan saygınlığından rahatsız olan Türk devleti, 'kirli işlerini' yaptırdığı DAİŞ'i kullanmayı sürdürmeyi istiyor. Türkiye'nin Suriye politikası Ortadoğu uzmanları tarafından sık sık eleştiriliyor ve "Ankara, DAİŞ'in Türkiye dahil tüm bölge için büyük bir risk olduğunu artık görmeli" deniyor. Uzmanlar DAİŞ'in Kobanê ele geçmesi halinde çete örgütün NATO ile uzun bir sınıra sahip olacağı belirtiyor ve "Türkiye artık komşusu Kürtlere yardım etmeli ve Koalisyonla birlikte hareket ederek DAİŞ'i sınırlarından uzaklaştırılmalı" deniyor.
Kobanê Kürtlerin kırmızı çizgisi
Kürtlerin sembol kentlerinden Kobanê'nin düşmesinin Ankara için çok ciddi sonuçları olabileceği ve Türkiye'deki Kürtlerle ilişkilerin bir daha toparlanamayacak kadar bozulmasının olası olduğu vurgulanıyor. Zira, Karayılan ve Öcalan dahil Kürt siyasi hareketinin liderleri, "Kobanê kırmızı çizgimizdir. Kobanê düşerse, çözüm süreci de biter ve savaş yeniden başlar" uyarısında bulunmuşlardı.
Kobanê neden önemli?
Rojava Devrimi'nin boğmak ve Esad rejimini düşürme hayaliyle Türk devleti şimdiye kadar DAİŞ dahil bir çok çete örgüte yardım etti. Türk devleti sınırlarından eleman, silah ve para geçişine izin vererek DAİŞ ve diğer çete örgütlerin güçlenmesine zemin hazırladı. Şimdi o çete örgütlerden DAİŞ, Suriye'nin kuzeyini tamamen ele geçirmek için saldırılarını arttırıyor. DAİŞ, Kürtlerin sembol kentlerinden Kobanê'ye de 24 gündür vahşice saldırıyor. DAİŞ için kentin stratejik bir önemi var. DAİŞ, 'Ayn al-İslam (İslam Pınarı)' adını verdiği Kobanê'yi düşürdükten sonra zengin petrol yataklarıyla bilinen Cizîri'ye ele geçirmek niyetinde. Ancak YPG ile Kobanêliler, canları pahasına kenti ve insanlığı savunmaya devam ediyor.
HABER MERKEZİ
Fransa'nın işbirliği seferberliği!
"Kobanê için harekete geçiyoruz" diyerek dikkatleri üzerine çeken Fransa'nın stratejisinden çıka çıka Rojava Devrimi'nin boğmak için elinden geleni ardına koymayan Türkiye ile işbirliği çıktı. Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, iki ülke arasındaki işbirliğinin detaylarını görüşmek üzere bugün Fransa'ya gidiyor. Çavuşoğlu, Fransız mevkidaşı Laurent Fabius ile bir araya gelecek. Türk Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ziyaretin "Türkiye ile Fransa Arasında İşbirliği İçin Stratejik Çerçeve Oluşturulmasına Dair Ortak Bildiri" uyarınca yapılacağı duyuruldu. Bildiri, Fransa Dışişleri Bakanı Fabius'un 27-28 Ocak tarihindeki Türkiye ziyareti sırasında imzalanmıştı.
Hollande ve Erdoğan uzlaştı
Çavuşoğlu'nun Paris ziyareti, Fransa Cumhurbaşkanı Francois Hollande'ın Suriye sınırları içinde bir 'güvenli (tampon) bölge' ve 'uçuşa yasak bölge' isteğine olumlu yanıt vermesinin hemen ardından gerçekleşiyor. Hollande ve Türk mevkidaşı Erdoğan geçen Çarşamba günü yaptıkları telefon görüşmesinde tampon bölge oluşturulması konusunda mutabakata varmıştı.
Beklenti YPG'ye yardım edilmesiydi
Oysa kamuoyu Fransa hükümetinden, Kobanê'ye saldıran DAİŞ'e karşı 24 gündür ferdi silahlar ile direnen YPG'ye askeri açıdan yardım etmesini bekliyordu. Geçtiğimiz Salı günü Meclis kürsüsünden Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius, "Kobanê için seferber oluyoruz" demesinin ardından Fransız uçaklarının Irak'ta yaptığı gibi Kobanê'yi kuşatan DAİŞ'in mevzilerini de hedef alınacağı beklentisi oluşmuştu. Ancak müttefiği ABD'nin aksine Fransa, Türkiye'nin Rojava'yı işgal etmek için istediği tampon bölge oluşturulması önerisine destek veriyor.
HABER MERKEZİ