Muzaffer Görül’ün içinde bulunduğu araç 11 Kasım tarihinde Lice’ye 13 kilometre uzaklıkta bulunan Abalı Jandarma Karakolu önünde tarandı. Olay yerinde incelemede bulunan Diyarbakır Barosu, İHD Diyarbakır Şubesi, TİHV Diyarbakır Temsilciliği, Kürdistan Hukukçular Derneği, Diyarbakır Tabip Odası ve MAZLUMDER Diyarbakır Şubesi gözlem ve tespitlerini raporlaştırdı. Diyarbakır Barosu’nda yapılan basın toplantısıyla raporun ayrıntılarını paylaşan Av. Servet Özen, saldırının gerçekleştiği yerin karakolda bulunan askerler tarafından oluşturulan arama noktasına 3-10 metre kadar uzak olduğunu belirtirken, Görül’ün içinde bulunduğu araç ve deliller olay yerinden alındığı için herhangi somut bir delile ulaşılamadığını kaydetti.
Özen, Görül’ün içerisinde bulunduğu araçtan askerlere ateş açılmadığı, çatışmanın çıktığına dair bir bulguya rastlamadıklarını ifade etti.  Görül’ün kaçma girişimine rağmen rahatlıkla askerler tarafından yakalanabileceğine vurgu yapılan raporda, Diyarbakır Valiliği’nin Görül’ün aracın tekerine isabet eden bir kurşunun sekmesi sonucu yaşamını yitirdiği iddiasının da gerçeği yansıtmadığı belirtildi: “Heyetimiz, maktülün veya yanındaki Oktay Mamuk’un silah kullanma ihtimallerinin son derece zayıf olduğu, söz konusu olayın bir infaz olduğu, güvenlik güçlerinin sivil bir yurttaş olan Muzaffer Görül’ün yaşam hakkının ihlal edildiği kanaatindedir.”
Heyet raporunda Görül’ün infaz olayının bir an önce açıklığa kavuşturulması amacıyla yapılması gerekenleri şu şekilde sıraladı:

* Kontrol noktasındaki görevliler açığa alınmalıdır.
* Sorumlular cezalandırılmalıdır.

* Yönlendirici açıklamalardan vazgeçmelidir.

DİHA/AMED