- Boşluk makası açılırsa ciddi yanılgılar, kendine göre yaklaşım ve boş vermişlik baş gösterir. Önder Apo'yu tamamlayıcı bir yaklaşım ve duruş sergiledikçe müzakere mevzisi güçlenecektir.
RUŞEN TUTKU
"Siyaset boşluk kabul etmez" sözü, kaynağını Antik Çağ felsefesindeki "Tabiat boşluk kabul etmez" ilkesinden alan, siyasi ve felsefi bir kavramdır.
Tarih boyunca Aristoteles, Descartes ve Spinoza gibi filozofların fizik ve tabiat felsefesinde tartıştığı bir kavram, siyasete uygulandığında; bir alandaki otorite, güç veye fikir boşluğunun mutlaka başka bir aktör tarafından dolduracağı düşüncesini ifade eder. Oluşan bir boşluğu doğru yönetme, tedbir alıp ona göre konumlandırma olduğunda başkalarının bu boşluğu kendince doldurma fırsatı ortadan kalkar. Önder Apo, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ni başlattığında tedbir ve oluşabilecek tehlikelerin önlemi için "siyaset boşluk kabul etmez" diyerek uyarıda bulunmuştu. Elbette bu uyarının yapılması, bir önlem alma ve tecrübe sahibi olmanın yarattığı bilinç ve duygunun dil bulma haliydi. Karşısındaki güç, ulus devlet zihniyetiyle kurumsallaşan bir tarihselliğe sahip. Devlet aklının söylem ve pratik karmaşasını birlikte yönetme kurnazlığı göstereceğini biliyordu. Doğal olarak bir güven sorunu yaşanacaktı.
Kürt Özgürlük Hareketi'nin uzun süren bir mücadele geleneği, tecrübesi olsa da Kürdistan koşulları, coğrafya, adeta kurtlar sofrası halini almış, bıçak sırtı gerçekliği de söz konusu. Egemen güçlerin Ortadoğu'ya müdahalesi ve yeniden dizayn süreci, değişim ve dönüşümü gündemleştirdi. Zor aygıtları da dahil, her yöntemi devreye koyarak kimi rejimleri tasfiye etti. Böyle bir atmosfer ve savaş hali ortamında son derece riskli bir adım atıldı. Bu süreci doğru okuyanlar, doğru hamlelerin sahibi olacaktı. Yerinde ve zamanında gücünü konumlandırmayan, tasfiyeyle karşı karşıya kalma riskini yaşayacak. Kürt Özgürlük Hareketi, uzun süredir değişimi tartışıyor, ancak iç ve dış koşullardan kaynaklı tam olarak, değişim ruhuna göre varolan potansiyeli ortaya çıkartamadı.
Önder Apo'nun, çağrısıyla birlikte stratejik hamlelerle Hareket'i bir değişim sürecine sevk etti. Değişim süreci, yalnızca PKK'nin feshi, bir gerilla grubunun silah yakmasıyla sınırlı olmayıp paradigmasal ve zihniyet dönüşümünü de kapsıyor. Örgüt ve toplumsallığını koruma, dönüşerek varlığını sürdürüp hedefine kilitlenme, politik olarak öncülükte özne olma, bir görev olarak belirlenmiştir. Bu sürecin tamamlanmasının daha fazla mücadeleyle olabileceği gerçekliği kaçınılmazdır.
Çözüm sürecini zamana yayma, anlaşılan bir devlet politikasıydı ve oyalama siyaseti devam ediyor. Bu süreçte verilen sözler, çözüme dair açıklamalar pratikleştirilmediği kadar devlet "ciddiyeti" de ortaya çıkmadı. Bu yaklaşım, Kürt halkı ve Özgürlük Hareketi'nde kaygıları çoğalttı. Süreç uzadıkça gevşeme, dağılma ve inançsızlık başlayabilir. Bunların yaşanmaması için politik, ideolojik, örgütsel mücadele kesintisiz devam etmeli, toplumsallık hatı adeta hep kalkış halinde olmalı. Boşluk makası açılırsa ciddi yanılgılar, kendine göre yaklaşım ve boş vermişlik baş gösterir. Bu sürecin yutucu aralıklara neden olmaması için adeta zamanla yarışılmalı, toplumu örgütleme hattı, politik toplum ruhunun kurumlarını yaratarak yurtsever tavır ortaya çıkabilir.
Beklentili ruh hali toplusal çalışmaları aksatıyor, zamana yayma durumunu ortaya çıkıyor. Siyasetin bir disiplini, çalışma tarzı, propagandası, ajitasyon ve toplumların duygu ve hislerini sezme ruhu vardır. Doğru okumamak, bildiğini, alışkanlıklarını dayatma ve sürdürme, bürokratik ve sistem içi çalışmayı getirir.
Önder Apo, kolektif düşüncenin baş müzakerecisidir. Artık inkar edilemez bir hakikattir. Politik mücadeleyi sürdürenler, bu anlamda tamamlayıcı bir yaklaşım ve duruş sergiledikçe müzakere mevzisi güçlenecektir. Her şeyi ona havale etme mücadelesizliği getirecek, hazırlıksız yakalanma olacaktır.