Televizyon kanallarında Kürtçe sözlü şarkılara yapılmış klipleri seyrediyoruz. Bazıları hoşumuza gidiyor, moral alıyoruz. Bazıları da canımızı sıkıyor ve bizi üzüyor. Bu konuda halk tarafından beğenilen klipler olduğu gibi, ciddi eleştiri alanları da var. Klipleri eleştirmek doğru bir yaklaşım fakat yapılacak klipler için yeni bir bakış ihtiyacı da var. Yapıldıktan sonra eleştirmek yerine yapılmadan önce bir görüş ortaya koymak daha yararlı olabilir. Klipler için başlangıç itibarıyla şunları belirtebiliriz. Eminiz ki, video klip yönetmenleri ve sanatçılarımıza yardımcı olacaktır.

Halk stranları işlenmeli

Otantik değerlerimiz ve halk şarkıları dediğimiz klasikler klip haline getirilebilir. Bunlara yakın dönemde üretilen toplum yaşamının çeşitli boyutlarını yansıtan halk stranları da dahildir. Kürdistan’ın dört parçasını da ifade edecek şekilde, dengbêjlere ait olmak üzere klipler yapılabilmelidir. Otantik halk değerleri ile beraber işlenebilecek bu çalışmalara Ayşe Şan, Meryem Xan, Tahsin Taha, Ali Merdan, Hasan Zirek, M. Şêxo vb.nin eserleri örnek verilebilir. Bu sanatçılara ait çalışmalar folklorik öğelerle beraber verilebilir. Yiğitlik, kahramanlık gibi konuları ele alanlar, gerilla ile beraber de işlenebilir. Önemli olan yerel ve tarihi değerlerin demokratik ulusal birliğe kanalize edilmesidir. Bu konudaki çeşitlilik değerlendirilmelidir. Botan, Serhat, Soran, Kelhori, Hewramani vb. her yöre ve lehçe dikkate alınmalı ve dar yaklaşılmamalıdır. Kültürel değerler her yönüyle verilebilmelidir.

Mücadele değerleri

Mücadelemizin yarattığı birçok yeni değer ve ölçüyü yansıtan müzik eserleri video-klip haline getirilebilir. Bu eserler, demokratik uluslaşma, yurtseverlik, arkadaşlık, halk sevgisi, insan sevgisi, özgür kadın anlayışı, fedakarlık, adalet, eşitlik, kardeşlik gibi mücadelemizin yarattığı bu ölçüleri sanat diliyle veren eserlerdir. Bu tarz çalışmalar özellikle 90’lı yıllardaki müzik gruplarımızın şarkı ve stranlarında çok kapsamlı var. Marşlar, devrim ve halk stranları, ağıtlar klibe dönüştürülebilinir. Birçok grup ve sanatçının bu kapsamda üzerine çalışılacak çok çeşitli stranları var. Sanatçılarımızın yeni üretimleri içinde, mücadelemizin öngördüğümüz yeni yaşam anlayışını ve felsefesini veren eserlerin klipleri yapılabilir. Bencillikten uzak, kapitalist modernitenin toplumsallığı dağıtmasına karşı komünal demokratik yaşamı, cinsiyet özgürlükçü, demokratik ekolojik anlayışla veren eserler. Bireyciliği geliştiren ve kadını cinsel meta olarak gören sistem anlayışına karşı bu eserlerimiz alternatif anlayışı ve kültürünü vermekle sorumludur.

Halkların müziği de olmalı

Biz özellikle komşu ve devrimci halkların, etnik ve dinsel toplulukların kültürel eserlerinin belli düzeyde yer verilmesinden yanayız. Bunda da ölçümüz kapitalist moderniteye alternatifliktir. Örneğin Alevi, Êzîdî stran ve deyişlerinin (özellikle Kürtçe olanların) hem kliplerinin yapılması, hem de yapılan kliplerin görsele yansıması önemlidir. Zaten Türkçe kimi eserlerin klipleri var, daha da geliştirilebilir. Ermenice, Arapça ve Farsça müzik eserlere de aynı yaklaşımın sahibi olabilmeliyiz. Yalnız bölgemiz açısından değil, dünyanın diğer halkları açısından da mücadelelerini anlatan bazı eserlere de yer verilebilir.
Diğer bir yaklaşım ise, Kürt Özgürlük Mücadelesi’ne sempati duyan sanatçılardır. Bunlarında eserlerine de ilkelerimizden taviz vermeden daha esnek bir yaklaşımla yer veriyoruz. Kliplerini yayınlıyoruz. Öte yandan mücadelemizi tanımadıkları halde sanat anlayışımıza yakın eser verenleri yayınlıyoruz. Bunlarla ilişkimiz ise tanışmak olmalıdır.
Diğer nokta ulusallık noktasıdır. Hem parçaların sanatçılarını hem de lehçeleri göz önünde bulundurarak yaklaşım belirlemek kültür ve sanat hareketimizin yaklaşımı gereğidir. Demokratik mücadeleye zarar vermeyen ve toplumun benimsediği herkese yer verilebilir. Halkın hakkında karar almadığı ve özgürlük mücadelesiyle ciddi bir sorunu olmayan sanatçılara ve eserlerine karşı bireysel bir yaklaşım olmamalıdır. Bizim için esas olan eserlerin ortaya koyduğumuz ölçüler içinde olmasıdır. 

Komünal yaşam araçları

Bu çalışmalarda, yaşam ve mücadele felsefesine uygun bir estetik anlayışı olmalıdır. Bu da kapitalist modernitenin dayattığı ve birçok insana kabul ettirdiği toplumsallıktan kopuk, elit, estetik ve güzellik anlayışı değildir. Doğallık ve sadelik esastır.
Toplumsal Ekolojik değerlerin de kültür sanat çizgimizde ele alınması önemli olmaktadır. Köy değerleri, yaşamı, dağ, ağaç, su, vb doğa görüntüleri ile komünal yaşamı üreten araç ve gereçler, paylaşımı, dostluğu ifade eden imgeler her zaman tercihimizdir. Destar, kağnı, mirkut û coni, saban, orak, tırpan, vb. şeyler ile ırmak ve dereler, kaniler, tarihi köprüler, medreseler işlenebilir. Mesela ağaçlardan meşe ve çınar ağacı halkımıza manevi şeyler hatırlatır, o ağaç altındaki geçmiş anılarını hatırlar. Su üzerindeki bir sal (kelek) da çok şey hatırlatır. Yoksa bir palmiye ağacı veya bir yat halkımıza ne verebilir. Bunları örnek olarak veriyoruz, bu çalışmaların asıl sahipleri bu konularda daha yaratıcı olacaklardır.
Alternatif yaşamımızın milliyetçiliği dışlayan, halkları kardeş gören, farklı dini ve ulusal topluluklara saygı duyan özelliğini vermek ya da buna ters şeyleri yansıtmamak önemlidir. Kültür politikamızın esasını demokratik komünalizmin ilkeleri belirler.

Değerlere saygı öncelikli

Tarihte yeni yaşam arayışları ve ütopyalarının, en büyük ve en etkili propagandacıları ve ajitatörlerin kültür-sanat insanları olduğu tartışmasızdır. Kapitalist modernite kültür ve sanat insanlarını bu sorumluluktan uzak tutmaya çalışsa, sanatın ve sanatçıların böyle rolü olmadığını ileri sürse de, tarihsel gerçekler bunun tersini ortaya koymaktadır. Tabii ki müzik bir kültür yaratımı olarak kendisini yerel ve bölgesel olarak sınırlayamaz. Mutlaka başka kültürlerle alıp vermelidir.
Genel olarak müzik eserleri açısından, Kürt Özgürlük Mücadelesi öncesi yapılan eserler ile ve mücadele ile beraber yapılan, yaratılan müzik çalışmaları var. Mücadele öncesi otantik eserler ve halk stranları zaten çoğu klibi yapılabilecek, yayınlanabilecek karakterdedir. Hem halk kültürü eksenli oldukları için hem de kapitalist modernitenin yıkıcılığından fazla etkilenilmediği için belli bir toplumsallığı barındırıyor. Özgürlük mücadelesi ile beraber yapılmaya başlanan müzik kendi içinde tarz, stil olarak ayrımlara da tabi tutulabilir. Ama biz bunu dar anlamda mücadele değerlerini işleyen ve işlemeyenler olarak ele alabiliriz. Mücadele süreci içinde halk stranları biçiminde yine arabesk motifli ve batı stillerinde yapılmış kimi eserler de yapılmıştır.
Temel değerlerimiz Kürt Halk Önderi, yaşamını yitirenler, kadın özgürlüğü, gerilla, yurtseverlik, halkların kardeşliğidir. Bu değerlerimize karşıtlaşmamış, hakaret etmemiş her sanatçının eserlerini, yaptığı klipleri televizyonlarda, müzik kanalında seyredebiliriz. Bu yönüyle yukarıda belirtilen değerlerimize saygılı olan hiçbir sanatçıyı ve çalışmasını dışlama gibi bir yaklaşım sergilemeyiz. Ölçü sorunu olan bir klibini, bir eserini bu yüzden yayınlamamak, o eserin sahibi sanatçıya tümden karşıt olmak anlamına gelmez. Eseri değerlendirilen sanatçı ile aramızda aynı zamanda eleştirel bir ilişki de yaratmalıdır. Bu çalışmalarda amaç demokratik komünal sanat anlayışımızı geliştirmek, bizim yaşam ve sanat felsefemizi esas alan sanatçıları teşvik etmek ve bu temelde onları örgütlemektir. Kültür ve sanat çalışması, aynı zamanda diğer farklılıklarla düşmanlık içine girmeden kendi öz farkını ortaya koymaktır. Enstrüman olarak da, kalıp ve tarz olarak da başka kültürlerden alıp verebiliriz. Ama bunu yaratırken özgünlüğünü kaybeden duruma düşmek, bir kültürün en güzel yanı olan farklılığını ortadan kaldırmaktır.

GURBET RONÎ