
AGİT ERKENDİ / FRANKFURT
Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi (NAV-DEM), altı aylık ara dönem toplantısını gerçekleştirdi. Frankfurt Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nde 16-17 Aralık tarihlerinde düzenlenen toplantıda, mücadeleyi büyütme kararı çıktı.
NAV-DEM bileşenleri çalışmaları değerlendirmek ve yeni döneme ilişkin planlamayı belirlemek amacıyla Frankfurt’ta bir araya geldi. Toplantının ilk günü NAV-DEM Yürütme Kurulu bir araya gelerek, tartışma yürüttü. İkinci gün ise bileşenler genişletilerek, DKTM ve meclis eşbaşkanlarının yanısıra YJK-E, YXK, Ciwanen Azad, TEV-ÇAND, Şehit Aile Kurumu, Gaziler Kurumu, NAV-YEK, FCİK, FEDA, Rojava Komiteleri, Rojhilat Komiteleri, Enstitü, Spor Klübü ve PKAN sözcülerinin katılımıyla toplantı devam etti.
NAV-DEM Eşbaşkanı Tahir Koçer toplantıdaki konuşmasında Almanya’da Kürtlere yönelik derinleştirilen kriminalizasyon politikası ve yasaklara dikkat çekti. Kürt halkının bu baskılara karşı daha güçlü mücadele vermesi gerektiğini belirten Koçer, ”Almanya’nın buradaki yasakları Avrupa geneline taşıma çabası var. PKK yasağı da Almanya merkezli başlamış, Avrupa geneline taşınmıştır. Tüm ezilen kesimler olarak daha fazla örgütleme, güçlenmeye ihtiyacımız var" diye belirtti.
Dernekler çekim merkezi olmalı
NAV-DEM’in Almanya’daki en büyük kurumlardan biri olduğuna işaret eden Koçer, buna bağlı olarak Kürtlerin Almanya siyasetinde söz sahibi olması ve örgütlenmeyi geliştirmesi gerektiğini ifade etti. Koçer, kadın ve gençliğin örgütlenmedeki rolünü vurgulayarak, “Her meclisimizin motor gücü kadın ve gençliktir. Kurumlarımızı çekim merkezi haline getirmekte, dernek bünyesindeki faaliyetler konusunda eksik kalıyoruz. Derneklerimizi güçlü kılmak için meclislerimiz daha büyük bir çaba içerisinde olmalı. Yüzlerce kurumumuz var, eksikliklerimiz olacak, önemli olan bu eksikliklerimizi birlikte gidermektir" dedi.
Hukuk mücadelesi verilecek
Kürt sembollerine, kurumlarına yönelik son dönemlerde artan baskı ve saldırılara da işaret eden Koçer şöyle konuştu: "Alman devletinin sembollerimizi yasaklaması, yürüyüş ve mitinglere saldırılara karşı daha örgütlü olmak zorundayız. Sembollerin yasaklanmasına ilişkin Alman İçişleri Bakanlığı’nın eyaletlere gönderdiği belge bir karar değildir. Son zamanlarda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın posterlerini bahane ederek yürüyüşlere saldırdılar. Bunların hiçbiri yasal değildir. Bizler de bunlara karşı hukuk mücadelesi vermeli, cezalara, yasaklara karşı dava açmalıyız. Bu konuda oluşturulmuş hukuk birimlerimiz var. Kurumlarımız da gerekli yardımı sunacaktır."
NAV-DEM’e üyeliği için çağrı
Almanya’da özellikle son bir yıldır her etkinliğin yasaklanması yönünde bir eğilim olduğunun altını çizen Koçer, "Yasaklamak için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Buna karşı bizlerin vereceği en iyi cevap, kurumlarımıza sahip çıkmaktır. Serhildan ruhuyla herkesi NAV-DEM’e üye olmaya çağırıyoruz. Bu konuda hepimiz, her meclisimiz, başkanlarımız büyük bir özveri içerisinde bu çalışmayı yürütmeliyiz" şeklinde konuştu.
Êdî Bes e Kampanyası büyütülmeli
Koçer, Almanya’daki kriminalizasyon ve yasaklara karşı 51 kurum tarafından başlatılan ve birçok Alman sivil toplum örgütünün de destek verdiği Êdî Bes e Kampanyası'nı da hatırlatarak, "Almanya’nın Kürtlere yönelik yasakçı zihniyetine karşı bu kampanyayı başlattık. Kampanyayı her meclisimiz sahiplenmeli" dedi.
Örgütlenme güçlendirilmeli
Raporların okunması ardından çalışmalara ilişkin görüşler dile getirildi. NAV-DEM bileşenleri değerlendirmelerinde, Almanya’da 1 milyonu aşkın Kürdistanlının bulunduğuna vurgu yaparak, buna denk güçlü bir örgütlenme modelinin geliştirilmesi gerektiğini belirtti.
Kongre dönemi başlıyor
Almanya’da DTKM’lere bağlı 84 meclisin ise kongrelerinin Ocak ayında başlayarak Şubat sonuna kadar tamamlanacağı belirtildi. Tahir Koçer ve Ayten Kaplan’ın eşbaşkanlık yaptığı NAV-DEM’in olağan kongresinin Nisan 2018’de yapılması kararlaştırıldı.