Partisinin Batman İl kongresine katılan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, İmralı Heyeti ile Hükümet yetkililerinin yaptığı ortak açıklamanın iki önemli yanı olduğunu belirterek, “Birinicisi AKP’nin bundan sonra üzerine düşeni yapması, ikincisi KCK’ye silahsızlanma çağrısı yapılması. Biz Sayın Öcalan’ın bu mesajında samimi olduğunu biliyoruz. KCK’nin de üzerine düşeni yapacağına eminiz. Ancak AKP bize güven vermiyor. 13 yıllık pratikleri bunu gözler önüne seriyor” dedi. 

“AKP bu ülkeye özgürlük getirecek diye zerre kadar inancım yok” ifadesini kullanan Demirtaş, ‘İç Güvenlik Paketi’ne değindi. 


Katliam yasasını kabul etmeyeceğiz

Demirtaş, “Özellikle ‘İç Güvenlik Paketi’nde göreceğiz. Bunu düzeltecekler mi? AİHM ve insan haklarına zıt olan bir paketi kabul edemeyiz. Buradan çağrımızdır hükümete, bu paketi durdurun, hükümet ve gruplar bir araya gelsin, yeniden tartışsınlar. Aksi takdirde biz mücadelemizi daha arttıracağız. Asla bu katliam yasasını kabul etmeyeceğiz” diye konuştu.
HDP olarak en önemli görevlerinin AKP’nin zulüm ve baskılarına son vermek olduğunu kaydeden Demirtaş, şöyle devam etti: “Sayın Cumhurbaşkanı, bizden seçim öncesi AKP propagandası yapmamızı bekliyorsanız avucunuzu yalarsanız. Bizim amacımız sizin iktidarınızı yerle bir edeceğiz. Bizim HDP olarak en önemli görevimiz, Türkiye halklarının umudu haline geldiğiniz AKP hükümetinin toplum üstündeki baskı ve zulmüne son vermektir. Biz barajı aşacağız ve AKP’nin tek başına iktidar olmasına engel olacağız. Biz başkanlık sistemine destek vermeyeceğiz. Türkiye’nin başkanlık sistemine değil, yerel yönetimleri güçlendirilmesine ihtiyacı var.”
Sürecin bu aşamaya gelmesinin Kürt tarafının çabaları sonucu olduğunun altını çizen Demirtaş, “Çözüm sürecinin başarısı için elimizden ne gelirse yaparız. Ama AKP ikiyüzlüdür. Biz HDP olarak AKP’den daha çok süreç konusunda samimiyet gösterdik diye süreç bu aşamaya geldi. Şunu bilelim ki AKP kazanırsa barış hayal olur, HDP kazanırsa barış gerçek olur. PKK’ye silah bıraktıracak olanlar HDP’dir AKP değildir” ifadelerinde bulundu. 



DBP: Hükümet söz vermiş oldu

Parti Meclisi ve MYK toplantılarının sonuçlarını Amed’de düzenledikleri basın toplantısıyla aktaran DBP Eşbaşkanı Emine Ayna da 10 maddelik açıklamayı hükümetin kamuoyu önünde verdiği söz olarak değerlendirdiklerini söyledi. 

10 maddenin birincisine işaret eden Ayna, “Başkan Öcalan 2013 Newroz’unda yaptığı çağrıyı bir norma kavuşturma çabasındadır. Maddelerin ilkini oluşturan demokratik siyasetin nasıl olacağının tartışılması maddesi bu normun gerçekleşme kilididir. Ancak Bugüne kadar yaşanan deneyimler bizi devletin ve hükümetin samimiyeti konusunda kaygılı tutmaktadır. Mevcut durumda bile siyaset yapmak fiili olarak engellenirken bugün Meclis’te görüşülen ‘iç güvenlik’ yasa paketi ile demokratik siyasetin önü daha da kapatılmaktadır. Peki, nasıl olacak?” sorusunu yöneltti. 


Irmak: Müzakereye dönüşecek mi?

DTK Eşbaşkanı Irmak ise HDP heyeti ile hükümetin yaptığı açıklamanın müzakerelerin başlangıcı anlamına geldiğine vurgu yaptı. “Sayın Öcalan bu ortak mutabakat, ‘ortak açıklama yapıldıktan sonra ancak müzakerelere geçtik diyebiliriz’ diyordu. Bundan sonraki gelişmeler bunu ifade edecektir” diyen Irmak, bunun sonucunda çözümün mü yoksa yeni bir tıkanma sürecinin mi geleceğinin hala soru işareti olarak durduğuna dikkat çekerek, “Müzakere süreci gerçekten toplumun ve kamuoyunun beklediği biçimde gelişecek ve müzakerelere dönüşecek mi? Yoksa yeniden bir tıkanma süreci mi yaşanacak... Hep birlikte göreceğiz” diye konuştu.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın yoğun çabalarıyla sürecin devam ettiğine vurgu yapan Irmak, barış isteyen kesimlerin de sürece hazır olduğunu, sorunun hükümette düğümlendiğini belirtti. 

 BATMAN/AMED




Akil insanlar: Başlıklar somutlaşmalı


78’liler Girişimi Sözcüsü Celalettin Can:  10 maddelik demokrasi paketi ve ortak açıklamanın ardından Hükümet de artık bunu gözönüne alıp adım atmalı.  Hükümet ilk olarak İç Güvenlik Paketi’nden vazgeçmeli. 

KESK Eşbaşkanı Lami Özgen: Kamuoyuna yansıyan ve uzlaşılan 10 maddenin pratikleşmesi ve demokratikleşme sürecine yönelik hükümetten herhangi bir adım görmedik. Ama ortak bir açıklama yapılmış ise hükümetin, Türkiye kamuoyuna ve demokrasi güçlerine hangi adımları atacağına yönelik bir açıklama yapması gerekir. Hükümetin sorunu sadece silahsızlanma durumuna indirgeyici tutumundan da bir an önce vazgeçmesi gerekir. Kürt sorunu bir silah sorunu değildir. Bunu siyasi boyutu, kültürel, sosyal ve tarihsel yanları vardır. Bunların hepsinin görüşülmesi ve yasallaşması gerekir.

Prof. Dr. Levent Korkut:  Genel olarak uzlaşma maddeleri üzerinden ifade ediliyor. O maddeler aslında niyet anlamına geliyor. Çünkü bu maddelerin altının da somut bir şeylerle doldurulması gerekir. Bu da daha çok çalışılması gerektiği anlamına geliyor. Bu durumda iki tarafta çerçeveyi kabul ettiğine göre madde başlıklarına ne girer ne girmez bunlar tartışılmalıdır. Açıklamada geçen başlıkların altı somut bir şekilde doldurulmalı. Meclis’in bir aylık ömrü var. Ondan sonra Meclis çalışmaz ve dolayısıyla kanun da çıkmaz. Ama hangi adımların atılabileceği konusunda hükümet tarafından bir deklarasyon yapılabilir. Öte yandan Meclis’te görüşülen ‘İç Güvenlik Paketi’ geri çekilirse çok pozitif bir hava yaratılmış olur. Açılan bazı soruşturmaların sonuçlandırılması da önemlidir. Ancak anayasa değişikliği sorunun çözümü noktasında çok önemlidir. 


 DİHA/İSTANBUL