Şervan’ın ayağı, Pirsus’a gelmesinin on beşinci gününde, Mürşitpınar Sınır Kapısı çevresinde oyun oynarken denk gelen kurşundan dolayı sargıda... Yaralı bacağına aldırmadan oyuncaklarıyla oynayan Şervan, en çok memleketinde bıraktığı eşyalardan kaygı duyuyor, “Babam o kadar emek verdi; ne oldu şimdi o emeklere” diyor.
Şervan’ın annesi Yaşar Muslim ise, Kobanê’den çıkmak istemediklerini ancak mecbur kaldıklarını aktararak şunları söylüyor: “İlk zamanlar, Türkiye’deki bir tanıdığın evinde, 5 gün boyunca 55 kişi bir arada kaldık. Daha sonra Serxet Kobanê (Mürşitpınar) Köyü’nde kurulan çadırlara yerleştik; ama o çadırlar da güvenli olmadığı için bizi Pirsus merkezine ve köylere dağıttılar. Şimdi kaldığımız yer, gördüğünüz gibi bir inşaattır, her yeri açıktır. Bir aya yakındır banyo yapmadık. Sadece su ısıtıp çocukların başını yıkıyorum.”
Muslim, Kobanê’ye dönmeyi çok istediklerini belirtiyor ancak ekliyor: “Dönsek dert, kalsak dert. Şimdi dönsek de evimiz yıkılmış durumdadır. Burada kalsak, önümüz kış ayıdır. Ne yapacağız, nasıl yapacağız, bilmiyoruz.”

Muslim ailesi, diğer Kobanêli ailelerle birlikte Pirsus Belediyesi’nin sınırlı olanaklarına rağmen sunduğu yardımlardan faydalanarak sınır hattındaki yaşamını sürdürüyor. Ancak onlar da diğer bütün göçmenler gibi bundan sonrası için daha kesin ve kalıcı çözümlere ihtiyaç duyuyor.



ÖZCAN BOZOÐLU/PIRSUS