Almanya Gündemi


Kindergarten’da (kreş) çalışan bir arkadaşım anlattı.  Bahçede 3-5 yaş grubundan çocuklar bir kovanın içinde merakla bir şeyler karıştırıyorlarmış. Biri gidip bulduğu bir şeyleri alıp kovanın içine koyuyormuş, sonra bir başkası. Çocukların Alman olduğunu da belirtmem gerekiyor. Arkadaşım merakla yanlarına gidip ne yaptıklarını sormuş.
Çocuklar cevap vermiş: 'Gift (zehir) hazırlıyoruz’. Peki bu zehri ne yapacaksınız diye tekrar sormuş arkadaş. Cevap ise oldukça ilginç: 'Bu zehri zavallı insanları bombalayanlara (IŞİD’i kastederek) vereceğiz. Onlar zavallı insanları öldürüyor’. Ve sonra ekliyorlar. 'Korkma sana vermeyeceğiz’. Onların dünyadan bi haber olduğunu düşünüyoruz ama televizyonlardan ya da ailelerinden çok şey öğreniyorlar. Ve çözümleri de çocuk dünyaları kadar masum.
Şengal’de DAİŞ/IŞİD binlerce masum sivili katlettiğinde, dünya kamuoyunda büyük yankı yarattı. Sonra DAİŞ ilerlemesini sürdürdü ve şimdi ise Kobanê’ye dayandı. Oradaki gelişmeler anı anına Alman basınında yer alıyor. İnsanların nasıl direndikleri, nasıl kahramanca mücadele verdikleri, kadınlarında bu savaşın merkezinde aktif rol oynadıkları aktarılıyor. Bu anlamda Kürtlerin verdikleri mücadeleye duyarsız yaklaşan Avrupa halkında 'eylemde’ olmasa da, 'duyarlılıkta’ gözle görülür bir biçimde bir değişim söz konusu desek yanlış olmaz. Artık her şeyden habersiz yaşta olan çocuklar bile DAİŞ'in canice masum insanları öldürdüğünü biliyor. Peki devletleri ne yapıyor?
Bilindiği gibi geçen haftalarda Almanya’nın Federal Kürdistan Yönetimi'ne silah yardımı yaptığını yazmıştık. Silah yardımının akabinde 32 peşmerge de Bavyera’da Alman ordusu tarafından Milan tipi tanksavarları kullanmak amacıyla eğitiliyor. Bu eğitim ile Savunma Bakanı Ursula von der Leyen de bizzat ilgilendi. Hatta geçtiğimiz hafta eğitim alanına giderek yerinde teftiş etti. Aynı zamanda 13 Alman askeri de Hewlêr’de eğitim çalışmalarına devam ediyor.
Almanya Irak’ta daha çok sorumluluk almak için planlar yapıyor. Hewlêr’de askeri bir eğitim merkezi inşa etmek de planlar arasında. Alman Savunma Bakanı von der Leyen hafta sonu bu planı teyit etti. Eğitim merkezinin sayısı plana göre 8 ila 12 arasında olacak. Peşmergelerin yanında Hıristiyan ve Êzîdîlerin de bu merkezlerde eğitilmesi düşünülüyor. Ayrıca üst rütbeli Alman askerlerinin komuta kademelerinde de yardımcı olması öngörülüyor, ki peşmergelerin motivasyonsuz ve organizasyonsuz olduğu eleştirileri yapılmıştı.
Almanya geçen haftalarda silah sevkiyatına da başladı. Bunlardan bir kısmı hedefine gecikmeli varsa da, silahlar sağ salim Kürdistan Yönetimi'ne ulaştı. Silahlar arasında Milan tipi tanksavarlar ve bunlara ait füze, makinalı tüfekler, mayın tarama cihazları, kask gibi mühimmatlar yer alıyor. Almanya hava saldırılarına aktif bir şekilde katılmadı. DAİŞ'e karşı aktif bir savaş verme yerine, daha pasif bir konumda arka planda kalmayı tercih ediyor, bu doğrultuda silah yardımı ve bölgede eğitim çalışmalarına hız verecek.
Kobanê’de düşman kapıya dayanmışken, Salih Muslim avazı çıktığı kadar bağırarak yardım talep ederken, YPG elindeki silah mühimmatının bitmek üzere olduğunu açıklarken ve halk yeni bir Şengal kabusu ile cebelleşirken, kim ne yapsın eğitimi demezler mi? Bu aşamada bu insanların kendilerine ağır silahlarla saldıran DAİŞ'e karşı savaşmak için silaha ihtiyaçları var. Sokak savaşları başlamışken, bu çağrılara kulak tıkayan Almanya’nın da içinde olduğu koalisyon ülkeleri, olası bir katliamdan birinci dereceden sorumludur.
Öte yandan Almanya’da –tüm Avrupa’da olduğu gibi- halk sokaklara döküldü/dökülüyor. Kimse artık bu zulümden habersiz değil. Küçücük çocuklar bile...