
Bu amaçla hazırlanan önerilerin hayata geçirilmesinin konferans katılımcılarının ortak arzusu olduğunu ifade eden Timur, önerilerini şöyle sıraladı:
- Eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik bir anayasanın nefret söylemini de kapsayacak şekilde düzenlenmesi.
- Başta barolar olmak üzere tüm STK’lerin bu kapsamda çalışmalar yürütmesi, gerçekleşen suçların da takip ve teşhiri noktasında duyarlılık göstermesi.
- Nefret söylemi ve suçlarının son bulması için başta yazılı ve görsel medya olmak üzere, tüm kurum ve kuruluşların sorumluluklarını yerine getirmesi yönünde teşvik edilmesi.
- Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde bir nefret söylemini/suçlarını araştırma komisyonunun kurulması.
- Başta hakim ve savcılar olmak üzere tüm yargı personelinin bu konuda eğitilmesi.
- İlkokuldan üniversiteye kadar tüm eğitim kurumlarında nefret söylemi/nefret suçlarına ilişkin derslerin konulması, demokrasi ve insan hakları derslerinin seçmeli dersler kapsamından çıkarılıp zorunlu dersler kapsamına alınması, nefret suçları/söyleminin de bu dersin müfredatına dahil edilmesi, ayrıca felsefe, tarih vb. derslerin müfredatlarına da dahil edilmesi suretiyle, öğrencilerin bu konuda bilinçlendirilmesi.
- Nefret söylemi/suçlarını önleyici nitelikte olmak üzere, tarihsel bir yüzleşme yapılması.
- Nefret söylemini/suçlarını çağrıştırıcı resim heykel gibi sembollerle adların kamusal ve özel alanlardan kaldırılması.
Timur konuşmasını yukarıda sıralanan önerilerin ve bu konuda yapılacak çalışmaların ülkede yaşanan “barış süreci”ne olumlu katkıda bulunacağınıda sözlerine ekledi.
VAN