
Suphi Nejat Ağırnaslı (Paramaz Kızılbaş), DAİŞ saldırılarına karşı Rojava Devrimi'ni savunmak için Kobanê'ye giden enternasyonalistlerdendi. Devrimciliği bir aile geleneği olarak devralan Ağırnaslı'nın anne ve babası nöbet eyleminin sürdüğü Mehser Köyü'nde DİHA'ya konuştu.
"Kobanê direnişi onun izlediği çizgiye denk düşen bir karar oldu" diyen anne Nuran Ağırnaslı, "Aldığı isimle enternasyonalist vurguyu yapmak istediğini düşünüyorum. Kürt değildi, Kürdistan topraklarında can verdi. Ermeni değildi bir Ermeni devrimcinin ismini aldı. Sürekli tercihi ezilenlerden yana oldu" dedi.
Anne Ağırnaslı, Kobanê direnişini ve Ağırnaslı'nın bu direnişte yerini almasını, "Hitler'in yenilmez denilen egemenliğinin yenilmesi gibi bir direniş. Enternasyonalist bir direnişin örneği veriliyor. Oğlumu da bunun bir parçası olarak görüyorum" diye nitelendirdi.
Kobanê'de değilsen yanlış yerdesin
Baba Hikmet Acun ise "Hakikatin peşindeydi. Nejat, Kürtlerin hakikatini ve varoluş çabasını gördü. Oraya gitti ve insanlığın çocuğunun Kobanê'de olduğunu gördü" dedi. Ağırnaslı'nın yaşamını yitirmesinin Türkiye'de Kürtlere, Kobanê direnişine bakışı değiştirdiğini de vurgulayan baba Ağırnaslı, "Önlar biz devrimciyiz, Kürt Özgürlük Hareketi'nin yanında da olalım, gibi ilişkileniyorlardı. Nejat, Kürtlerin üzerine serili bu tülü yırttı ve hakikat yüzünü gösterdi. Dünyada geleceğe dair bir şey gösterilecekse burada, bu anın içinde olmak gerekiyor, dedi. Sanırım başardı da. Şimdi Kobanê'de değilsen yanlış yerdesin dedirtti. Bunları sorgulattı Nejat. İyi de etti" diye konuştu.
Suphi bana gol attı!
Kendisinin de Kobanê'ye geçmeyi arzu ettiğini dile getiren Acun, şunları söyledi: "Fırsatını bulursam karşıya giderim. Nejat bana gol attı. Bir devrimci olarak benim de karşıda olmam gerekiyor. 'Benim oğlum orada şehit oldu' cümlesi bana yakışan bir cümle değil. O benim yoldaşım. Ben ona hiç oğlum diye yaklaşmadım, zaten Nejat da buna izin vermezdi. Oğlum orada yatıyor diye bakmıyorum, orada binlerce insan yatıyor. Nejat istisna değil. Şehit olanlar üzerinden biz Kobanê'yi anlayamayız. Onların gelecek üzerine bir tahayyülleri var. Onun üzerinden savaşıyorlar ve onun iradesini oluşturmaya çalışıyorlar. Bizim bakmamız gereken yer ölüler değil. Şayet ölüler bizimle konuşmaya başlarsa, çok başka konuşurlar. Ölüler bizimle konuşmadan bizim konuşmamız gerekiyor ve Kobanê'de olmamız gerekiyor. Miştenur'a (Suphi Nejat'ın yaşamını yitirdiği tepe) bakıp 'Ah Nejat' diye iç çekmiyorum. Miştenur'un bize temsil ettiği şey Nejat'ın ölümü değil. Orada özgür bir toprak var, o toprağa geldik."
DİHA/URFA