Yıllarca Newroz kutlamalarını yasaklayan Türk devleti 1996 yılında tüm üniversite rektörlüklerine, “Nevruz’a hazırlanın” genelgeleri göndererek, Newroz’dan “w” ve “o” harfini çıkararak “Nevruz” dönüştürmüş ve resmi kutlamaların yapılmasını talep etmişti. Aynı yıl Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve Başbakan Mesut Yılmaz’ın katıldığı devlet nezdinde “Nevruz” kutlamaları yapılırken, Kürt halkı da bulunduğu birçok kentte polisin engellemelerine rağmen alanlara çıkarak Newroz’u kutladı.
Kürt halkının kutlamalarında yine polis şiddeti vardı ve yine yüzlerce kişinin gözaltına alındığı bir Newroz daha geride bırakılmıştı. Kürt halkının Kürt sorununa yönelik çözüm önerilerini ve taleplerini dile getirdiği 1997 Newroz’una da yine izin verilmemiş, yoğun gözaltı operasyonlarına rağmen, birçok yerde kitlesel kutlamalar yapılmıştı. Amed’de Batıkent Meydanı‘nda yapılan kutlamaya, 15 bini aşkın insan katıldı. İstanbul Abide-i Hürriyet Meydanı’nda da gerçekleşen kutlamaya ise beş bini aşkın kişi katılırken, sık sık “Şehid namirin”, “Bijî Newroz”, “Çeteler Meclis’te HADEP hapiste” ve “Newroz bizimdir bizim kalacak” sloganları atıldı.
Her yıl yasak ve engellemeler Kürt halkının Newroz’u kutlamasına izin verilmezken, yasaklar karşısında halkın Newroz kutlamalarındaki ısrarı da kitleselleşerek devam etti. 1998 yılı Newroz’u öncesinde İstanbul’da HADEP’in altı ilçe örgütü ve Gündem gazetesi ile çok sayıda yayın organı ve derneğe polis tarafından baskın düzenlendi. Baskınlarda çok sayıda kişi gözaltına alınırken, Gündem gazetesinin birçok arşivine ve belgelerine de el konuldu. Amed’de yasağa rağmen onbinlerce kişi Batıkent Meydanı‘nda biraraya gelerek Newroz’u kutladı. Kutlamalara polisin müdahalesiyle başlayan olaylarda onlarca kişi yaralanırken, çok sayıda kişi de gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan birisi İtalya’dan gelen gözlemci heyetin içerisinde yer alan Dino Frisullo idi. İstanbul’da ise Halkın Demokrasi Partisi (HADEP), Özgürlük ve Dayanışma partisi (ÖDP), Sosyalist İşçi Partisi (SİP) ve Emek Partisi’nin (EMEP) ortak programı ile Zeytinburnu Kazlıçeşme’de kutlandı. Newroz kutlamaları öncesinde ve sonrasında çok sayıda kişi gözaltına alındı.

Kürtler Öcalan’ın etrafında kenetlendi

1999 Newrozu’nda tüm gözler “Siyasi irade” olarak kabul ettikleri Öcalan’ın 9 Ekim 1998’de Suriye’den çıkmasının ardından 15 Şubat’ta Türkiye’ye getirilmesini protesto etmek için günlerce alanlarda olan Kürtlere çevrilmişti. Son yılların en gergin yaşanacağı Newroz’du ve Kürt halkı tarihi direniş gününde bir kez daha alanlara çıkarak Öcalan’ı sahiplenecekti. Kutlamalara izin verilmemesinin altında yatan gerçek ise kutlamalarda halkın Öcalan’ı sahiplenişiyle, devletin Öcalan’ın Türkiye’ye getirilmesinin ardından hayata geçirdiği psikolojik propaganda boşa çıkacaktı.
Amed ve İstanbul başta olmak üzere 16 ilde meydanlara akan binlerin Newroz’un kutlanmasına devlet yine izin vermemiş ancak yasağın kendileri için geçerli olmadığını ortaya koyan Kürtler, Öcalan için alanlardaydı. Polis ve askerler her yerde önüne çıkan herkesi gözaltına almaya başladı. Türkiye hukuk tarihine geçecek bir sayıya ulaşan gözaltı bilançosunun olduğu 99 Newroz’unda toplam 8 bin 174 kişi gözaltına alındı. Gözaltı rekorunda 4 bin ile Amed (Diyarbakır) birinci, 2 bin 459 kişi ile İstanbul ikinci olmuştu.

Direniş Newroz önündeki yasakları kaldırdı

Newroz kutlamalarına katılım her yıl artarak devam ederken daha önce binler ve yüzbinlerle ifade edilen katılımlar 2000”li yıllara gelindiğinde milyonlarla ifade ediliyordu. Yıllarca devletin yasaklarına ve ölümlere rağmen sokaklara çıkarak Newroz kutlamalarını büyük bir direnişle kutlayan Kürtler açısından 2000 yılı artık yasak zincirlerinin direnişle boşa çıkarıldığı bir yıl olmuştu.
Kürt Halk Önderi Öcalan’ın İmralı’da kaleme aldığı savunmalarında işlediği, “Demokratik Cumhuriyet” tezi açıklamasının ardından gerçekleşen Newroz kutlamaları tarihi bir dönüm noktası oldu. Bu atmosferde girilen 2000 Newroz’u kutlamalarına katılan yüzbinler benzeri görülmemiş bir kutlamayla tarihe bir not düşmüştü. Kutlamalara ilk kez resmi izin verildi. Başta Amed olmak üzere Êlîh (Batman), Wan, Mardin, Mersin ve İzmir’de yüzbinlerce insan Newroz alanlarını doldurdu. Amed’de Newroz kutlamaları için gösterilen Fuar alanı kente 10 kilometre uzaklıkta olmasına rağmen, yaklaşık 200 bin kişi kutlamalara katıldı.

‘Ne inkar ne ayrılık, Demokratik Cumhuriyet’

2001 yılına gelindiğinde sadece Amed’de Newroz alanını dolduran 500 binin üzerindeki kişinin katılımıyla gerçekleşen kutlama, Newroz’un Kürtler için önemini ortaya koyan bir tablo idi. 7’den 77’ye genç, yaşlı, kadın, çocuk yüzbinlerce Amedli kentin sokaklarını sessizliğe gömerek kutlamanın yapıldığı fuar alanına aktı. Tüm Türkiye’de, milyonlara varan sayıda insan, Newroz günü alanlarda kutlamalar yaptı. Mersin’de 70 bin, Adana’da 40 bin, Antep’te 30 bin kişinin katılımıyla Newroz kutlamaları gerçekleştirildi.
Newroz kutlamalarında kullanılan “Ne inkar ne ayrılık, Demokratik Cumhuriyet” pankartları ise halkın istemlerinin alanlara yansımasıydı. İdam tartışmalarının gündemi yoğun olarak işgal ettiği 2002 yılına gelindiğinde milyonlar “İdama hayır” sloganıyla Newroz alanlarına aktı. Bir milyona yakın kişinin katıldığı Diyarbakır’daki kutlamasına Türkiye’nin sevilen sanatçısı Sezen Aksu’da katılmıştı. Mahşeri kalabalığın önünde şarkılarını seslendiren Aksu’ya kitle de “Bijî Serok Apo” ve “İdama hayır” sloganlarıyla eşlik ediyordu. Aynı yıl Wan’da 300 bin, Batman’da da yaklaşık 200 bin kişi Newroz halayına dururken, 35 ilde ve Avrupa’da alanlara çıkan milyonlar idama “hayır” diyor, barışı haykırıyordu.
2002 yılında izin verilmeyen kutlamaların adresi Mersin ve İstanbul oldu. Mersin’de yasağa rağmen Newroz’u kutlamak isteyen kalabalığa polis saldırısıyla çıkan olaylarda Ömer Aydın ve Mehmet Şen isimli 2 yurttaş yaşamını yitirdi. İstanbul’da da polis Newroz kutlamasını yapmak isteyen halka sert bir şekilde müdahale etti. Çıkan olaylarda onlarca kişi yaralanırken, çok sayıda kişi de gözaltına alındı. 2003 yılında doruklaşan Newroz kutlamalarına, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan geliştirdiği barış çabalarının yanıtsız bırakılmasına duyulan öfke damgasını vurdu.

Demokratik Konfederalizm ilan edildi

2004 yılında ise 28 Mart yerel seçimlerinden bir hafta önce alanları dolduran milyonlar barış elinin artık boş bırakılmasına yönelik tahammülsüzlük haykırdı. 1992 Newroz’unda katliam görüntülerinin yaşandığı Şırnak ve ilçeleri, 2004 yılında ilk kez Newroz’u izinli kutladı. Amed’de bir milyon, İstanbul’da 100 bin, Batman’da 150 bin, Urfa’da 50 bin insan toplanmış, diğer Bölge illerinde de kitlesel kutlamalar düzenlenmişti.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın ulus-devlet anlayışına alternatif olarak ortaya koyduğu sistem olan Demokratik Konfedaralizm’in ilanının yapıldığı 2005 Newroz’unda alanları dolduran milyonlar, kendi sistemlerinin ilan edilişini Newroz coşkusuyla karşılamıştı. Mersin’de Newroz kutlamaları sırasında karanlık güçler tarafından gerçekleştirilen bayrak provokasyonu uzun süre Türkiye’nin gündeminde yer aldı.

Newrozların teması Öcalan’ı sahiplenme

2006 yılında ise alanları dolduran milyonlar hep bir ağızdan “Öcalan’ı siyasal irade olarak kabul ediyor musunuz?” sorusuna hep bir ağızdan “Evet” yanıtını vererek, Öcalan’ı siyasi iradesi olarak ilan ediyordu. 2007 yılına gelindiğinde Türkiye’nin dört bir gerçekleşen kutlamalarda İmralı’da Öcalan’ın zehirlenmesine karşı Newroz alanlarından milyonların öfkesi yankılanıyordu. Milyonlar “Sağlığı sağlığımızdır” sloganıyla Öcalan’ı sahiplendi.
2008’de yıl boyunca “Êdî Bes e” sloganıyla imha ve inkara “artık yeter” diyen Kürtler, Newroz günü yine alanları doldurarak aynı mesajı bir kez daha alanlardan haykırdı. Demokratik Özerk Kürdistan projesini sahiplenerek, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın bulunduğu İmralı Cezaevi’nin kapatılması ve Öcalan’ın serbest bırakılarak Kürt sorununun çözümünde muhatap alınması mesajlarının verildiği 2008 Newroz’u, birçok kentte yine yasaklarla karşılaştı. Yasaklamalar üzerine başta Wan, Colemerg (Hakkari) ve Gever (Yüksekova) olmak üzere birçok yerdeki kutlamalara yönelik polis saldırıları yine ölüm getirdi. Wan’da Ramazan Dal ve Zeki Erinç, Gever’de da 20 yaşındaki İkbal Yaşar polis müdahalesi sonucu yaşamını yitirdi.

Milyonlar muhatap ve adresi gösterdi

29 Mart seçimleri öncesindeki 2009 Newroz’u milyonların seçim öncesinde sandıktan çıkacak sonucu ortaya koyduğu bir referandum niteliğinde kutlandı. 2009 Newroz’unda damgasını vuran bir diğer noktada Amed’de Abdullah Öcalan’ın 90’lı yıllara ait Newroz değerlendirmesinin yer aldığı videonun dev sinevizyonlardan alanın dolduran bir milyonu aşkın kişi tarafından izlenmesiydi. 50 farklı yerde gerçekleşen kutlamalar, sakin ve olaysız bir şekilde sona ermişti. Bunun en önemli sebebi ise PKK’nin “‘Newroz’u olaysız kutlayacağız’ açıklamasının yanında Newroz’un hemen ardından gerçekleşecek olan seçimleri düşünen AKP’nin “Göstericilere vurulacak her cop, seçimde DTP’ye oy olarak gider” anlayışıydı.
2010 yılında “Özgür Önderlik, Özgür kimlik, Demokratik Özerklik’ şiarıyla 108 ayrı merkezde Newroz alanlarını dolduran 4 milyonu aşkın kişi, AKP’nin yarattığı muhataplık tartışmalarına noktayı koydu ve Kürt sorununun çözümünde muhatap ve adres olarak Öcalan’ı gösterdi. Tarihinin en büyük Newroz’una tanıklık eden Amed’de bir buçuk milyona yakın kişi Öcalan’ın geçmiş dönemlere ait Newroz değerlendirmesini büyük bir sessizlikle dinlerken, görüntülerin bitiminde dakikalarca süren alkış ve zılgıtlar halkın Öcalan’a olan bağlılığını göstergesiydi.

Onurlu bir yaşam için özgürlük

2011 Newroz’u ise devletin KCK’nin ilan etmiş olduğu yanıtsız bırakılan tek taraflı ateşkesinin ardından Öcalan’ın avukatları aracılığıyla “Newroz’a kadar gözleyeceğiz” açıklamasıyla gözlerin çevrildiği bir Newroz oldu. Demokratik Toplum Kongresi (DTK) ve Barış ve Demokrasi Partisi’nin (BDP) organizasyonu ile “Ji bo jiyanek bi rûmet an azadî an azadî (Onurlu bir yaşam için ya özgürlük ya özgürlük)” şiarıyla 130 merkezde kutlanan 2011 Newroz’u ile birlikte Kürt sorununun çözümü için Kürtler inisiyatif aldıklarını deklare ederek, bu çözümünün modelini de Demokratik Özerklik olarak ortaya koydu.

Amed’de devletin yasağını halk kaldırdı

Kürt halkı 2012’de “Kimliğin tanınması”, “Anadilde eğitim hakkı”, “Siyasi statü” ve “Kürtlerin örgütlenme hakkının sağlanması” gibi 4 temel talep etrafında başlatılan imza kampanyası ve “Êdî bes e, an azadî an azadî” şiarıyla Newroz alanlarından demokratik bir çözümün gelişmesi için gerekli olan adımlar için çözüm beyanını ortaya koydu. İçişleri Bakanlığı tarafından Amed, Êlîh ve İstanbul başta olmak üzere birçok merkezde gerçekleştirilecek olan kutlamalar yasaklandı.
Bakanlığın yasak kararına rağmen Amed’de bir milyonu aşkın kişi direnenlerin önünde yasak duvarlarının işlevini yitireceğini ortaya koydu. Kentte sabahın erken saatlerinden itibaren yüzbinler yöresel kıyafetlerini giyerek, sarı, kırmızı ve yeşil renkleri kuşanarak, dört bir koldan Newroz Parkı’na doğru yürüyüşe geçti. Bir nehri oluşturan küçük dereler misali Newroz alanında akan kitleye, polis birçok yerde müdahale etti. Yüz binler polisin tüm müdahalelerine rağmen geri adım atmayarak, OHAL’ı aratmayan görüntülere sahne olan kentte kurulan barikatları aşarak, Newroz Parkı’na ulaştı.
Newrozla simgeleşen Amed, 2012 Newroz’undaki direnişiyle bir kez daha tarihe geçerken, kutlama yapılan konuşmaların ardından günün tam karşılığı olan yüzbinlerin “Özgürlük yürüyüşü” ile taçlandı. İstanbul’daki yasaklı kutlamanın adresi ise Kazlıçeşme Meydanı idi. Sıkıyönetim dönemlerini aratmayan önlemlerin alındığı meydanın çevresi demir barikatlar yetmezmiş gibi binlerce polisin oluşturduğu barikatlarla ablukaya alındı. Kutlamanın gerçekleştirileceği alana yürüyen binlerce kişiye polis sert bir şekilde müdahale etmesiyle başlayan olaylar İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün bulunduğu Vatan Caddesi, Zeytinburnu, Aksaray olmak üzere birçok semte yayılırken, Kazlıçeşme Meydanı’na yakın bölgelerde polisin attığı gaz bombalarından bulutlar kapladı. Polisin müdahalesi sonucu BDP Arnavutköy ilçe yöneticisi Hacı Zengin, gaz bombasının kafasına isabet etmesi sonucu yaşamını yitirdi. Êlîh’deki kutlamalarda ise Ahmet Türk’e ve çok sayıda BDP vekilinin olduğu otobüse gaz sıkılırken, Ahmet Türk bir polis tarafından saldırıya uğradı.
Yılların baskı, yasak ve engellemelerine rağmen Kürt halkı bugün artık Newroz'u alanlarda milyonlarla kutluyor. Zulme karşı başkaldırı günü olan Newroz ateşi bu yıl 2 bin 635'inci kez tutuşturuldu.

‘Öcalan’ın özgürlüğü’ için alanlardalar
Yıllarca devletin imha ve inkar politikalarına karşı direnerek özgürlüğünü elde etme mücadelesiyle Ortadoğu’da ve dünyada önemli güç olduğunu ortaya koyan Kürtler, 2013 Newroz’unun ilk ateşini “Öcalan’a özgürlük, Kürtlere statü” diyerek günler öncesinden yakmaya başladı. Kürdistan’ın ve Türkiye’nin birçok kentinde 21 Mart’a günler kala Newroz ateşi yanmaya başlamışken, tüm dünyanın gözü 21 Mart’ta final mitinginin gerçekleşeceği Amed’de. Önceki yıllardan farklı olarak 21 Mart günü sadece Amed’de Newroz kutlamaların yapılacak olması Amed Newroz’unun önemini ve verilecek mesajların önemini ortaya koyuyor.
2012 yılı cezaevlerinde açlık grevi direnişiyle geride kalırken, açlık grevlerinin ardından Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’la İmralı’da tekrardan başlayan görüşmelerle yılbaşında yeni boyut kazandı. 3 Ocak tarihinde Ahmet Türk ve Ayla Akat, 23 Şubat’ta da Pervin Buldan, Altan Tan ve Sırrı Süreyya Önder İmralı Adası’na giderek, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile görüştü. Görüşmelerin ardından Öcalan, Kandil, Avrupa ve BDP’ye yönelik yolladığı 3 mektup kaleme aldı. Taraflar ise kendilerine ulaşan mektupların cevabını Kürt Halk Önderi Öcalan’a (İmralı’ya) yolladıklarını duyurdular.
BDP’li heyetin İmralı’da yaptığı görüşmenin ardından basına yansıyan görüşme tutanaklarında Öcalan, mektupların cevabının kendisine ulaşmasının ardından “Newroz’a bunu ilan etmek istiyorum. İlanı ben yapacağım” açıklamasıyla Newroz’u işaret etti. Öcalan’ın bu açıklamasının ardından Kürtler tarafından “tarihi bir anlam” yüklenen 2013 Newroz’u Kürtlerin bulunduğu her yerde coşkuyla kutlanırken, finalin gerçekleşeceği Amed’de ise Newroz çalışmaları seferberlik ruhuyla devam ediyor.


DİHA/AMED