Newroz halkının 15 Ağustos’u kutlu olsun

Forum Haberleri —

11 Ağustos 2020 Salı - 23:00

  • 36 yıl önce 15 Ağustos 1984 tarihinde özgürlük gerillası, sömürgeci TC Devleti’nin Kürdistan halkına karşı kirli-özel savaş yöntemleriyle yürüttüğü soykırım saldırılarına karşı meşru savunma hakkını kullanarak direnişe geçmişti.

Cemal ŞERİK

15 Ağustos’un yeni bir yıl dönümüne daha giriyoruz. Kürdistan halkı ve dostları 36 yıldır 15 Ağustos’u Ulusal Diriliş Bayramı olarak kutluyor. Her yıl olduğu gibi, bu yıl dönümünü de günler öncesinden karşılayarak, 15 Ağustos’u geleceğe taşırma kararlılığı içerisinde olduğunu ilan etmiş oluyor.

36 yıl önce 15 Ağustos 1984 tarihinde özgürlük gerillası, sömürgeci TC Devleti’nin Kürdistan halkına karşı kirli-özel savaş yöntemleriyle yürüttüğü soykırım saldırılarına karşı meşru savunma hakkını kullanarak direnişe geçmişti. Özgürlük gerillasının başlattığı bu direniş, bilim ve düşünce insanları tarafından felsefik, ideolojik, sosyal, siyasal anlamlar yüklenerek “ilk kurşun” belirlemesi ile karşılığını bulurken, Kürdistan halkı için de yeniden doğuş olarak görüldü. Bu nedenle de 15 Ağustos’u “Ulusal Diriliş Bayramı” olarak anlamlandırdı. Bu anlamlandırma ile de tarihinde ikinci ulusal bayramını ilan etmiş oldu.

Kürdistan halkı ilk ulusal bayram olarak Newroz’u kabul etmişti. Bu kabul edişle edindiği “Newroz Halkı” olma kimliğiyle 2632 yıldır her 21 Martı bayram olarak karşıladı. Kürdistan halkının köle olarak kalmaya, köleleştirilmeye karşı başlattığı direnişi zaferle taçlandırdığı günün 21 Mart gününe denk gelmiş olması, o günü Newroz(yeni günü) bayramı olarak kutlamasının nedenini oluşturmuştu. Aralıksız olarak da o günden günümüze; dağlarda ateşler yakarak, özgürlük direnişini sahiplenme kararlılığı içerisinde oldu.

Kürdistan dağlarında her 21 Mart gecesi yakılan özgürlük ateşi, ilk yakıldığı tarihten günümüze kadar özgürlük bilincini canlı tuttu. Soykırımcı TC Devleti’ne karşı başlatılan özgürlük direnişinin üzerinde mayalandığı bir güç oldu. Apocu Hareket de çıkışında kendine bu direniş bilinci ve geleneğini miras aldı, devrimci mücadele ve direnişiyle korudu. 15 Ağustos 1984’de dağlarda gerillanın namlusunda özgürlük ateşine dönüştürdü.

Kürdistan Özgürlük Gerillası da halkının ilk ulusal bayramı olan Newroz’a anlam veren Demirci Kawa gibi; köleleştirilmeye, köle olarak kalmaya başkaldırmıştı. Demirci Kawa’nın zalim hükümdar Dehak’ın başını ezdiği demirci çekicini devralıp silaha dönüştürerek soykırımcı, sömürgeci TC Devleti’nin beyinlerde kurduğu karakolları yıktı. 36 yıl önce başlattığı bu direnişi, bugün dört parça Kürdistan’ın dağlarına- ovalarına, köylerine-kentlerine taşırarak yaygınlaştırdı. Köle kalması sağlanarak soykırıma uğratılmak istenen Kürdistan halkını özgürlük bilincine kavuşturarak ayaklandırdı. Köleleştirilerek yok edilmek istenen bir halktan; özgür bir halk, sömürge bile olarak kabul edilmeyen bir ülkeden özgür bir ülke yarattı. Böylece 2632 yıl önce Demirci Kawa’nın zalim hükümdar Dehak’ın kafasını ezdiği çekici devralan özgürlük gerillası 36 yıl önce başlattığı direnişi ile Kürdistan halkının yeniden özgürleşmesinin önü açtı ve bugünlere kadar getirdi. Özgür Halk, Özgür Ülke bilincinin sahibi kıldı.

Şimdi bu bilinçle Kürdistan halkı 15 Ağustos Ulusal Diriliş Bayramı’nın 36. yılını karşılıyor. Ancak sömürgeci soykırımcı TC Devleti de, özgürlük gerillası ve Kürdistan halkı karşısında boş durmuyor. Özgürlük gerillasının direnişi ile yarattığı Kürdistan halkının kazanımlarını yok etmek için saldırılarını bugüne kadar gerçekleştirdiklerinin toplamını aşan bir boyuta çıkarmış bulunuyor. Kürdistan halkının özgürlüğünün, sonunu getireceğini görmüş olduğu için bunu yapıyor. Bunun içinde tüm gücünü kullanarak, adeta Kürdistanî olan her şeyi yok etmek istiyor. Kürdistan doğasını, tarihini, kültürel dokusunu yok etmek için saldırıyor. Dağları, ormanları, köyleri yakıyor, yıkıyor, bombalıyor. Kürdistan’da canlı ve insan namına bir şey bırakmak istemiyor.

Karşısında savaşamaz hale geldiği gerillaya; masa başında uzaktan, bilgisayar tekniği ile donattığı silahlarla, füzelerle, uçaklarla, tanklarla güç getirmeye çalışıyor. Savaştan düşmüş bu haliyle de savunmasız, silahsız insanlara saldırıyor. Kadınlara, çocuklara tecavüz ediyor, kaçırıyor, tehdit ediyor, işkence yapıyor, öldürüyor. Şehitlerin toprağa verildiği kabirlerine saldırıyor. Toprakla bütünleşen kemiklerini çıkarıyor.

Kürdistan’da ancak bu şekilde varlık gösterebilir hale gelen soykırımcı TC Devleti, tüm bu yaptıklarıyla artık her şeyiyle bitmiş, tükenmiş olduğunu da kabul etmiş oluyor. Gelinen aşamada önünde tek bir şey kalmış bulunuyor. O da, Kürdistan’dan tasını-tarağını alıp defolmak!

Şehirlerde anti-faşist mücadeleyi yükselten Kürdistanlı ve Türkiyeli gençler soykırımcı TC Devleti’ni darbeleyerek kahretmeye devam ederken; Heftanîn’de, Çele’de, Avaşîn’de, Xakurkê’de, Botan’da, Mardin’de, Amed’de, Garzan’da, Erzurum’da, Dersim’de, Serhat’ta özgürlük gerillası direnişi ve eylemiyle darbelediği, adım adım yenilgiyi tattırdığı soykırımcı TC Devleti’ni Kürdistan’dan def etmeninin mücadelesini yürütüyor. 15 Ağustos’un 36. yıl dönümünü yükselttiği bu mücadele ile karşılarken, 37. yılına soykırımcı TC Devleti’ni Kürdistan’da def etmenini kararlığı içerisinde giriyor. Başta 15 Ağustos’un efsanevi komutanı Egîd (Mahsum Korkmaz) yoldaş olmak üzere tüm kahraman şehitlerini silahının namlusundan çıkan ateşin kavurucu sıcaklığı ile selamlıyor. Önder Apo’nun, yurtsever Kürdistan halkı ve dostlarının Ulusal Diriliş Bayramını kutluyor.

15 Ağustos Ulusal Diriliş Bayramı Kutlu Olsun!

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.