‘Mutlaka kazanacağız, tecridi kıracağız” sloganıyla Bakırköy Pazar alanında kutlanan Newroz’da buluşan İstanbullular, 31 Mart için moral verdi.
İstanbul Newroz Tertip Koordinasyonu tarafından “Mutlaka kazanacağız, tecridi kıracağız” sloganıyla Bakırköy Pazar alanında organze edilen Newroz için saatler öncesinden alana girişler başladı. Sabahın erken saatlerinden itibaren taşıdıkları flamalar ve sarı kırmızı yeşil yöresel kıyafetleriyle alanı renklendiren yurttaşlar, Newroz’a aktı. “Bijî berxwedana zindana”, “Leyla Güven onurumuzdur”, “Direne direne kazanacağız”, “Bijî Serok Apo” ve “Şehîd namirin” sloganlarının bir an olsun susmadığı alanda gençlerin coşkusu dikkat çekti.
Platforma “Newroz Pîroz Be”, “Ülkede demokrasi, Ortadoğu’da barış”, “Şimdi devrim zamanı” pankartları asıldı. Çok sayıda sivil toplum kuruluşu, siyasi parti ve kadın örgütün kendi renkleriyle alanda yer aldı. Kitle, alanda çalan Newroz ezgileriyle halaylar çekti.
Arama kontrol noktalarında yapılan keyfi gözaltı ve provokasyonlara rağmen yurttaşlar alana büyük coşkuyla girdi. Gözaltına alınan çocuk ve gençlerin darp edildiği görüldü. 7’den 70’e her yaştan ve renkten alanı dolduran halklar, “Tecridi yıkacağız” yazılı dövizler taşıdı.
Zülküf Gezen, Ayten Becet, Uğur Şakar şahsında şehitler için yapılan saygı duruşu ardından Newroz ateşi atılan sloganlar eşliğinde açlık grevindeki tutsakların aileleri tarafından yakıldı. Barış anneleri zılgıtlarıyla Newroz ateşini harladı. Daha sonra HDP İstanbul İl Eşbaşkanları Esengül Demir, Cengiz Çiçek ve İstanbul Milletvekilleri sahnede halkı selamladı.
Bakırköy’den ortak mesaj
İstanbul Tertip Komitesi Koordinasyonu tarafından hazırlanan ortak metin Türkçe ve Kürtçe olarak okundu. Metnin Türkçesini ESP İstanbul İl Sözcüsü Pınar Türk, Kürtçesini Marmara Zindanlarla Dayanışma İnisiyatifi üyesi Nuran Uğur okudu.
AKP-MHP’ye karşı mücadele
Metinde şöyle denildi: “Burada toplanan yüz binler, AKP-MHP faşizmine karşı mücadelenin kararlı birer bayrağı haline geliyor. Bütün saldırılara rağmen ezilen halklar burada. Halkların haklılıklarından aldıkları gücü ve iradeyi yenemiyorlar. Yenemedikçe de çıldırıyorlar. Seçim meydanlarından sürekli bizlere karşı düşmanlıklarını anlatarak oy toplamaya çalışıyorlar. Bizler bu toprakların kökleriyiz, dalları, yapraklarıyız. Kara kış dağılmaya başladı, bahara çok yakınız.
Tecride karşı başlatılan ve giderek büyüyen açlık grevleri ise bu sürecin öncü bayrağını taşımaktadır. Newroz meydanlarını dolduran milyonlar hep bir ağızdan ‘Hepimiz Leyla’yız’ diyor. Leyla Güven direniş geleneğinin erdemli, cesur, devrimci kadın duruşudur. Başta Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit, bir bütün olarak toplumun tümüne uygulanmaktadır. Bu mücadele, ezilen halkların ve emekçilerin AKP-MHP faşizminin topluma dayattığı kuşatma ve tecride karşı bir mücadeledir. Tam da bu yüzden hep birlikte tecrit duvarlarını yerle bir edeceğiz. Faşizmin kara perdesini yırtacağız.
Bizlere düşen, tecridi kırmak için bedenini açlığa yatıranların kararlılığını kitleselleştirmektir. Bizlere düşen, Demirci Kawa’nın meşalesinin asla sönmeyeceğini, sömürgeciliğin, faşizmin, ırkçılığın birleşik mücadele ile mutlaka ama mutlaka yenilgiye uğratılacağını daha güçlü haykırmaktır.”
Çocuklarımıza sahip çıkacağız
Okunan ortak metin ardından Barış Anneleri İstanbul İnisiyatifi kitleyi selamladı. Burada konuşan Barış Annesi Türkiye Bozkurt, “Biz çocuklarımıza ve barışa sahip çıkmaya devam edeceğiz. Tecrit sonlanmadan da çocuklarımızın açlık grevin sonlandırmayacağını bilin. Direnmeye devam edeceğiz” dedi.
Tutsakların mesajı okundu
Bozkurt’un konuşmasının ardından açlık grevindeki tutsakların gönderdiği mesaj okundu.
Tutukluların gönderdiği mesajda şu ifadelere yer verildi: “Bugün Newrozlaşan halk baharın rengarenk yaşama duruşunu karşılamış ve direnişini haykırmıştır.
Kendini toplum ve toplumsallıktan soyutlayan insan, büyük oranda insan olma evresini tamamlamamıştır. Bu evreyi zindanda bulunan biz tutsaklara dayatmak isteyen faşist rejimler halklarımızdan aldığımız güç ve moral ile direnişimizi görkemli hale getirdiğimizi henüz anlamamışlar. Bu bağlamda bedenimizi ölüme yatırdığımız böylesi direniş süreçlerinde toplumsal değer yargıları ve özgür bir yaşam uğruna her türlü bedel vermeyi göğüslemekteyiz.
Tecrit kırılmadan bitmez
Türkiye’nin kaos ve krizden çıkmasının tek yolu Kürt sorununun çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesidir. Bunun yol ve yöntemi ise kesinlikle Sayın Abdullah Öcalan’ın kendisidir. Gerçek anlamda bir çözüm sürecinin başlatılması gerektiğine inananlar, Sayın Abdullah Öcalan’ın özgür koşullarının oluşturulması gerektiğini bilmeliler. Gelinen aşamada Sayın Abdullah Öcalan şahsına uygulanan tecrit tümden bir imha ve soykırım konseptinin devrede olduğunu göstermektedir. Bu konseptin kırılmasının tek yolu Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılmasından geçmektedir. Bu sebeple bizler açlık grevi eylemimizle direnişimizi yükselterek tecrit kırılmadan eylemimiz kırılmayacak ve kararlıca sürecektir. Newrozlaşan halklarla direnişimizi zafer çizgisiyle taçlandıracağımıza inanıyoruz.”
Dimdik ayaktayız
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü Sedat Şenoğlu, “Faşizmin karşısında dimdik ayaktayız” diyerek konuşmasına başladı. Şenoğlu, “Zalimlere boyun eğmedik umudumuz ayakta. Bizler milyonlar İstanbul, Amed ile Türkiye ve Kürdistan dört bir yanında kol kola omuz omuzayız. Bizler yenilmeyiz, yenilmeyeceğimizi her yerde gösterdik bu Newroz’da da gösteriyoruz. Mutlaka kazanacağız. Büyük Newroz yürüyüşü bu. Leyla Güvenler, Nasır Yağızlar ve toprağa düşenlerimiz var. Zülküf, Ayten, Uğurlar var. Onların direnişiyle zafere yürüyoruz. Bu Newroz yürüyüşünü büyütme zamanı. Acil olarak bunu yapmak zorundayız. Onlar yaşamı uğruna ölecek kadar seviyorlar. Bizler ses çıkarmazsak ölmeye devam edecekler. Tecrit mutlaka kırılacak ve mutlaka kazanacağız” dedi.
Zafer direnenlerindir
Şenoğlu ardından konuşma kürsüsüne çıkan HDP Eşbaşkanı Pervin Buldan’ın konuşması sık sık sloganlarla kesildi. Buldan, şunları dile getirdi: “Tarih boyunca zafer hep direnenlerin olmuştur. Mutlaka 31 Mart’ta büyük bir ders vereceğiz. Bugün buraya hangi coşku ve ruhla geldiyseniz 31 Mart tarihinde de Newroz’un ruhuyla sandıklara gitmeniz çok önemlidir. Leyla Güven ve tüm arkadaşlarımız yaşayacak. Barışa giden yol 31 Mart’tan geçecek. Bu ülkede tüm halklar, barış isteyen herkes 31 Mart tarihinde kol kola halay çekecek. Allah yardımcımız olsun, Hızır yolumuzu açık etsin.”
Buldan’ın konuşması ardından Newroz kutlaması sanatçı Hivron’un şarkıları eşliğinde çekilen halaylarla son buldu.
İSTANBUL