Newroz, KDP’ye bir şey anlatmıyor mu?
Forum Haberleri —

KDP TC işbirliği
- Eldeki bilgiler ve Güney’deki hareketliliğe bakıldığında Türk devleti geçen seneyi aşan kapsamda saldırıya hazırlanıyor. Ama bu defa KDP’yle birlikte.
ZEKİ AKIL
2022 Newroz’u önder Apo Newroz’u olarak belirlendi. Kürdistan halkı da bulunduğu her yerde önderliğine yakışır bir Newroz kutladı. Türk faşizminin bütün şiddet, tutuklama ve yasaklarına yıllarca göğüs gerdi. Bu Newroz’da katılımları engellemek veya sınırlandırmak için bütün zorbalıklarını ve numaralarını sergilediler. Bütün oyunlara, utanmazlıklara, kara, soğuğa ve yağışa rağmen milyonlar Newroz’a aktı. Kürt halkı ve dostları bir referandum düzeyinde tutum belirledi. Dost ve düşmana karşı duruşunu gösterdi.
Newroz, Kürt halkının yaşamından, hafızasından çıkarılmaya çalışıldı. Özellikle Türk devleti bunu büyük oranda da başardı. Ama önder Apo, Kürt halkını gerçekliğiyle buluşturmaya, yüzleştirmeye çalıştı. Geçmişle bugün arasında köprü kurdu. Kürt halkını Newroz’la buluşturdu. Newrozlaşan bir halk yarattı. Kürt halkı da Newrozların en güzelini, en görkemlisini kendisini Newroz ile buluşturan önderliğine yaraşır biçimde karşıladı. Bu Newroz’la düşmanlarına karşı elli yıllık mücadelesinin geldiği aşamayı ve durduğu yeri gösterdi.
Önder Apo onlarca yıldır bir adada tecrit altında tutuluyor. Onu halkından koparmak için bütün oyun ve hilelere başvuruldu. Akla hayale gelen gelmeyen karalamalar ve karşı propagandalar yapıldı. Halk üzerinde de katliamlardan, işkenceler ve hapisleri doldurmaya kadar her türlü kötülük yapıldı, yapılıyor. Bütün bunlara rağmen Kürdistan halkı Önderlikten koparılamadı, aralarındaki bağ zayıflatılamadı. Halkın bağlılığı baskılar artıkça daha da güçlendi.
Newroz’un verdiği mesajlar, ortaya çıkan sonuçlar ilgili kesimlerce değerlendiriliyor. Daha kapsamlı değerlendirmelere de ihtiyaç var. Türkiye’yi yönetenler, Ortadoğu’daki güçler, Kürt sorununa ilgisi olan bütün çevreler Kürt halkının duruşunu dikkate alarak tutum belirlemek zorunda kalacaklar.
Ancak Kürt halkını bekleyen büyük tehlikeleri de gözden kaçırmamak gerekir. Türk basını ve partileri Newroz’u görmemezlikten geldiler. Milyonların ayağa kalkışını haber değerinde görmediler! Faşist Erdoğan, HDP’nin miting yapacak mecali kalmadı, diyordu. Sürekli operasyonlar, tutuklamalar, düşmanlaştırma ve ötekileştirme kampanyalarıyla Kürt halkının sindiğini ve örgütsüz bırakıldığını varsayıyordu. Ama Newroz’da Kürt halkı bütün beklenti ve hesaplarını alt üst etti. Bu açıdan suskunluğa gömüldüler.
Türk devletinin bu suskunluğu aynı zamanda tehlikeli gelişmelerin de işaretidir. Katliam ve savaş politikalarından vazgeçselerdi kısmen de olsa ele alır, tartışırlardı. Bu suskunluktan savaşa ve saldırılara devam sonucu çıkıyor. Aynı suskunluk KDP yöneticilerinde de var. Bu da tehlikeli. Kürt halkı KDP’nin içinde bulunduğu tehlikeli pozisyonu görmek zorunda. Newroz meydanlarında milyonlarca insan Kürt halkının birliğini haykırdı. Ayrıca PKK yöneticileri ve gerilla komutanları uzun süredir KDP’ye çağrılar yapıyorlar. KDP’yle bir sorunları olmadığını, var olan sorun ve çelişkileri de diyalogla çözmeye hazır olduklarını açıkladılar. Kürdistanlı aydınlar, sanatçılar, basın çalışanları ve birçok siyasi çevre çağrılar yaptılar. Halk birlikten yana tutum belirledi. Bütün bu çaba ve çağrılara karşı KDP herhangi olumlu bir adım atmadı. KDP liderliğini yapan Mesut Barzani “brakuji olmayacak” diye verdiği sözü tekrarlasaydı gerginlik büyük oranda aşılırdı. Ancak Barzani bütün beklentilere rağmen çıkıp olumlu bir cümle kurmadı. Neçirvan ve Mesrur Barzani ise her ağızlarını açtıklarında Türk devletinin saldırılarını meşrulaştırdılar. Bu uluslararası alanda Türk devletini müthiş rahatlattı ve yeni saldırılar için davetiye oldu.
2022’nin başından beri Erdoğan, iki defa Neçirvan Barzani’yle görüştü. Mesrur ve Neçirvan Münih güvenlik konferansında Türk savaş bakanı Hulusi Akar’la görüştüler. H. Akar ve Türk tarafı Barzanilerle PKK’ye karşı anlaştıklarını ve kendilerinden memnun olduklarını açıkladılar. Kürt halkı Barzanilerden bir yalanlama, açıklama beklediler ama nafile! Eldeki bilgiler ve Güney’deki hareketliliğe bakıldığında Türk devleti geçen seneyi aşan kapsamda saldırıya hazırlanıyor. Ama bu defa KDP’yle birlikte. Geçen yıl istedikleri sonucu alamadılar. Gerilla insanüstü bir çabayla direndi. KDP gerilla alanlarını kuşatıp lojistikten ve yardım almaktan mahrum bırakıp boğmaya çalışsa da bu Türk devletine yetmedi. Gerilla karşısında zorlandıklarını artık gizlemiyorlar. Bu açıdan KDP’nin bu yıl direkt ve aktif olarak çatışmalara katılmasını istiyorlar. Bu konuda KDP’yle anlaştıkları artık sır değil.
KDP’nin Türk devletiyle bu anlaşması Kürt halkının dört parçada geleceğini tehlikeye atıyor. Çünkü Türk devleti Kürtlerin statü kazanmasına karşı bu savaşı yürütüyor. Kürtler hem kazanımlarını hem de geleceklerini yitirme tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. Yurtsever ve özgürlükten yana olan bütün Kürdistanlılar ve dostlarının bu konularda duyarlı olması ve geç kalmadan harekete geçmesi gerekir.







