
Ortadoğu’da bütün halklar için yeniden doğuş anlamı taşıyan Newroz, son 40 yılda Kürtler eliyle yeniden canlandı. Newroz’a öz kazandıran Kürt kadınların direniş cephesinde ve bedenlerinde yaktığı ateş, bugün dünyanın en güçlü kadın hareketleriden birini; Kongreya Jinên Azad’ı ortaya çıkardı. KJA Koordinasyon üyesi Servet Öner, Newrozlaşan kadınların mücadelesini ve bu mirası geleceğe nasıl taşıyacaklarını anlattı.
Newroz’un Ortadoğu halklarının kendisini yeni yaşamla ifade ettiği bir süreç olduğunu belirten Öner, “Ancak son 40 yılda Newroz’un anlamı, Kürtlerde isyan haline dönüşmüş bir süreci ifade ediyor. Özellikle 40 yıllık süreç içerisinde Kürtlerin karşı karşıya olduğu zulüm, baskı, sömürü karşısında kadınların kendini küllerinden yeniden var ettiği, zulme karşı kendisini gerçekleştirdiği bir süreç olarak da anlamlandırılır” dedi.
Newroz kadınla yeniden tanımlandı
Newroz’un yaşam demek olduğunu vurgulayan Öner, “Newroz’un tanımlaması kendini yeniden var etmek, yeni bir yıla, yeni bir döneme başlamaktır. ‘Jin’, ‘jiyan’la anlama kavuşur. Yaşam, Bêrîvan, Ronahî, Zekiye, Semalarda bedenin ateşe verilmesiyle yeniden tanımlanır. 40 yıllık isyan hareketinin bedenlerde vücut bulmuş halidir. Baskıyı, zulmü ateşle ortadan kaldırma sürecidir. Newroz, bu anlamda kendini gerçekleştiren kadın demek. Kadının, Demirci Kawa’nın başlattığı direniş çizgisini 21’inci yüzyıla taşıma biçimidir” diye konuştu.
Kadın ve Newroz arasındaki bağı en iyi Sema Yüce tanımladı
1990’larda Kürdistan’da yasaklanan Newroz’a nasıl yeniden can verildiğini anlatan Öner, “Kadınların zulme, baskıya karşı ne kadar direngen, ısrarcı ve isyankar olduğunu, 1990’ların Cizre ve Nusaybin’deki halk serhildanlarından iyi biliyoruz. Çünkü bu toplumda en fazla baskıyı, şiddeti hisseden kadındır. Dolayısıyla buna karşı en fazla direnç gösteren, yeniden yaşamı yaratma hevesi ve umudu en fazla olan kadındır. Bu kimliğini en çok Newrozlarda ortaya koyuyor” dedi.
Öner, kadın ve Newroz arasındaki bağı en iyi Sema Yüce’nin kurduğunu belirterek, Sema Yüce’nin cezaevinde bedenini ateşe verirken 8 Mart’la Newroz arasında bir köprü olmak istediğini mektuplarında ifade ettiğini hatırlattı. Kavga, isyan, mücadele deyince ilk akla gelenin kadın olduğunun altını çizen Öner, bunun da yeni yaşam anlamına geldiğini kaydetti.
Kadının ve Önderliğin baharı
Son yıllarda Newroz’un farklı bir anlam taşıdığını belirten KJA Koordinasyon Üyesi, bu süreçte de kadının barış projesini en çok sahiplenen, öncülük eden ve her türlü fedakarlığı göstermekten çekinmeyen kesim olduğunu söyledi.
Öner, bu yılki Newroz’u kadınla Önderliğini buluşturma anlamında çok önemsediklerini belirterek, şöyle konuştu: “Kadın, yeni yaşamı Önderlikle el ele vererek inşa ediyor. Önderliğin artık esaretten çıkıp kadın yüzyılını kadınla beraber inşa etme sürecinin başlamasını istiyoruz. Bu Newroz, kadınla Önderliği buluşturma Newroz’u olacaktır. Tüm inancımızla çabamızla, Önderliği fiziksel olarak bulunduğu yerden çıkarıp, kadınla Önderlik örgüsünü oluşturmak, bizler açısından hayati bir önem taşıyor. Bu Newroz’un kadınların ve Önderliğin baharı olması ve özgürlük mücadelesini yükselteceği bir alan olması açısından da çok önemli.”
‘Rojava Devrimi, Ortadoğu kadın devrimine dönüşebilir
YPJ’nin Rojava Devrimi’yle bir destan yarattığını dile getiren Öner, sözlerini “YPJ’li kadınlar sadece Ortadoğu değil, dünya kadınlarının kimliği, direnişi, isyanı açısından bir destan yaratmıştır. Kadının korkusuzluğu, cesareti Newroz ateşiyle bütünleşmiş, özgürlük tutkusuyla vücut bulmuş durumdadır. Bu açıdan baktığımızda Rojava devriminin bir Ortadoğu kadın devrimine dönüşme olasılığı hiç de uzak değildir. Ortadoğu’yu değiştirecek olan kadındır, kadının bedeninde yaktığı ateştir. Ortadoğu’nun bütün dengelerini, erkek egemen baskıcı sistemlerini kadının dönüştürebileceğini düşünüyorum” şeklinde sürdürdü.
‘Kadın ve Önderlik arasındaki duvar Newroz’da aşılıyor’
Servet Öner, Kürt sorunu ve Ortadoğu sorununun kadınlara emanet edildiğini ifade ederek, konuşmasını şu ifadelerle sonlandırdı: “Kadınların Önderlikten aldığı bu özgürlük emanetini 21’nci yüzyıla, dünyaya taşıracağına inancımız var. Kadının elinin değdiği her şey aydınlanıyor ve ateşin aydınlanma nüvesini kendi içerisinde barındırıyor. 2015’in bu anlamda Ortadoğu halkları, tüm ezilenler, özellikle kadın açısından Önderliğiyle buluşma yılı olacağına inanıyoruz. Önderliğimizle birlikte 2016 Newrozu’nu Amed meydanında kadınların halka oluşturduğu bir halaya dönüşmesini halk olarak çok istiyoruz. Önderlikle aramıza konulan duvarları bu yılki Newroz’da biraz daha aştığımıza ve Önderliğe kavuşacağımıza olan inancımızı belirtmek istiyoruz.”
JINHA/AMED