Demek ki Newroz özgürlüğün, güzelliğin, adaletin, eşitliğin ve halklar arası kardeşliğin olduğu gün ve günler anlamına gelir. Dünya’da her toplumun tarihinde bu gibi önemli günler vardır. Bu gibi günlerin yerel olduğu kadar, evrensel boyutu da var. İnsanlık için verilen mücadeleler sonucu kazanılan bütün günlerin çok büyük önemi ve evrenselliği vardır. Zaten insanlığa ve tarihe mal olmayan hiçbir değer halklar tarafından kabul görmez, sahiplenilmez.

Tarihte insanlık için gerçekleşen günleri saymakla bitiremeyiz. İki hafta önce kutlanan 8 Mart ve Mayıs ayında kutlanacak olan 1 Mayıs, insanlık için büyük değerler yaratıp, insanlığa ve tarihe mal olan günlerden sadece bir kaçıdır. Halkların özgürlüğü, bağımsızlığı için verilen bütün mücadeleler aslında birer Newroz anlamına gelir. Çünkü özgürlükçü olan, halkları yeni yaşamla buluşturan her yeni gün tabii ki Newroz demektir. Bu bakımdan Newroz aslında her gün yaşanılması gereken özgürlüğün kendisidir.

Kürtler son yüzyıldır modern koşulların modern Dehaklarının kurmuş oldukları zalim, tekçi sistemlerin baskısı altında yaşıyorlar. Bu baskıları ortadan kaldırmak için günümüzün modern Demirci Kawalarının geliştirmiş oldukları mücadelelerle büyük direnişler vererek büyük kazanımlar elde etmişlerdir. Özelde Rojava’da genelde de Kürdistan’ın tamamında günümüzün Dehaklarına karşı büyük bir mücadele veriyorlar.

Bugün hala varlığını halkların ezilmişliği üzerine kurmuş olan sömürgeci sistem ve sahipleri aslında geçmiş çağların günümüz temsilcileridirler. Bu açıdan baskı ve zulümün olduğu her yerde Demirci Kawalar ve Newrozlar olacaktır. Dolayısıyla aslında tarihi Newroz hariç, günümüzde en büyük Newroz direnişi son kırk yıldır yaşanılıyor.

Kürtler için mücadelenin verildiği her gün ve kazanılan her mevzi bir Newroz demektir. Kürtlerin nasıl yaşadığı, ne gibi bir sistemle karşı karşıya bulunduğu göz önünde bulundurulursa en küçük bir kazanımın bile büyük bir önemi olduğu daha iyi anlaşılır. Çünkü modern çağda Kürtlerin yaşadığı zorlukları hiç başka bir halk yaşamamıştır. İşte günümüzün en büyük Newroz direnişi tabii ki Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın ve Özgürlük Hareketi’nin vermiş olduğu büyük mücadeleyle başta Kürtler olmak üzere Ortadoğu’da bulunan her halk için yeni bir yaşam oluşturacaktır. Kürdistan ve Türkiye’de verilen demokrasi mücadelesi başta Anadolu ve Mezopotamya olmak üzere, Ortadoğu ve dünyada ne kadar baskıcı, zalim, despot sistem varsa hepsini yerle bir edip yok edecek, halklara yeni özgür günler kazandıracaktır. 2015 Newrozu başta Kürtler olmak üzere bütün halklara kutlu, yeni ve özgür günler için bir başlangıç olsun. Çünkü Newroz özgürlüğün, bağımsızlığın, eşitliğin ve insanca yaşamın kazanıldığı yeni gün demektir.


Kemal SÖBE