Uyuyan herkesi uyandırmakla görevli 'Tabiat ana’ canlandı ve kendisiyle birlikte kışın ağırlığı altında ezilen hayatı da canlandırdı.
Afganistan’dan Azerbaycan’a, Pakistan’dan Kürdistan’a da Ortadoğu halklarına baharın geldiğini muştuladı.
Sessizce gürleyen ve anne şefkatiyle ilerleyen doğa, büyülü çağrısına katılmanın, yeni yaşamı özgürlük aşkıyla karşılamanın, hayata, insana ve aşka dair özlemleri Newroz ateşlerinde yakmanın zamanı geldiğini anımsattı.
Dolayısıyla şimdi artık doğayla birlikte biz de derin kış uykusundan uyanabilir, baharın baştan çıkarıcı kokusunu içimize doldurabilir, dağ çiçekleri gibi dört bir yandan fışkırabilir, yeni yaşamın peşinden koşabilir, yaratıcılığın sınırlarını sonuna kadar zorlayabilir ve kendimizi el değmemiş düşlerimizden yeniden yaratabiliriz...
Bahar geldi ya; şimdi sönmeye yüz tutmuş sevda ateşlerini yeniden canlandırabilir, umudun bittiği yerde yeni umutlar yaratabilir, doğanın 'yeniden diriliş’ çağrısına bu şekilde etkili bir yanıt verebilir, havanın, suyun ve toprağın göğsünden yeniden doğabilir, yeni başlangıçlar yaparak hayata tutunabilir, elimizden kaçıp gittiğini düşündüğümüz çok şeyi kurtarabilir, acının ve karamsarlığın kanatlarını kırabilir, umutsuzluğun suratına bir tokat gibi inebilir, kişisel tarihimizin başlangıcına geri dönebilir, kendi kaderimize hükmedebilir, kendimizden başlayarak herkesi yeniden sevebilir, kendimize ve hayatımızdaki herkese rengarenk Newroz armağanları sunabilir, armağanlarımızı özgürlük ve barış rüzgarının kanatlarına takabiliriz...
Evet; şimdi kışın iç karartan ağır yorgunluğundan kurtulabilir, karamsarlık zincirlerini bir bir kırabilir, Newroz çoşkusuna yaşanmamışlıklarımız adına katılabilir, özlemlerimizi havanın, suyun ve toprağın kucağına gönül rahatlığıyla bırakabiliriz...
Şimdi söylenmemiş bütün güzel sözlerin sahibi Newroza kadim şarkılar söylebilir, her yerde kutsal isyan ateşleri yakabilir, özgürlüğün peşinden bir nehir gibi akabilir, 'yeniden dirilişin’ bu kutlu gününde direnci daha da büyütebilir, küllerimizden yeniden doğabilir, bunun için yüreği örste çılgınlar gibi dövebilir, bu sayede bütün zamanlara inat yeni ve özgür gelecekler yaratabiliriz...
Şimdi Newroz zamanı ya; bir ömrü bir güne sığdıran kelebekler misali ateşlere kanat süzebilir, yeni yaşam yolunda sevinçle dans edebilir, özgürlük çığlıklarını havanın, suyun ve toprağın ruhuna hiç durmadan direnen kardelenler misali işleyebiliriz...
Ayrıca şimdi miadını dolmuş tekrarları yenebilir, ezberleri bir kenara itebilir, sürekli değişen hayata yetişerek yepyeni değerler üretebilir, rüştümüzü dost düşman herkese ispat edebilir, yüreğimizi bir tutam ışık misali aydınlanma yolculuğundaki insanlığın önüne başımız dik serebiliriz...
Afganistan’dan Azerbaycan’a, Pakistan’dan Kürdistan’a bütün Ortadoğu halkların Newrozunu bu duygularla kutluyor; herkese acıların, etnik, dinsel, mezhepsel boğazlaşmaların son bulacağı, özgürlüğün, barışın ve aşkın egemen olacağı, özgür yaşan tohumlarının dal budak salacağı güzel günler diliyorum.
Dağından ovasına, zindanından sokağına, payitahtından diyasporasına; kadını erkeği, yaşlısı genci, Alevisi, Sünnisi, Ezîdîsi, Feylisi, dindarı, dinsizi, eşçinseli, feministiyle bütün Kürtlerin ve aynı coğrafyayı paylaştığımız her dilden, her dinden, her etnik köken ve kültürden bütün herkesin Newrozu kutlu olsun.
Öte yandan bu yıl halkımız ve ülkemiz açısından olduğu kadar bölgemiz açısından da bir milat olacağı, Türk-Kürt vd. halkların barış içinde, eşitlik ve özgürlük temelinde birlikte kardeşçe yaşamasının yolunu açacağı ve bu anlamda hayati fırsatlar sunacağı anlaşılan Newroza, olumlu yanıt verileceği, yükselen özgürlük ve barış umutların sönmesine, kan ve gözyaşı üreten savaş günlerin geri gelmesine izin verilmeyeceğini de umuyor ve diliyorum...
Sorunun savaşla değil, barışçıl yol ve yöntemlerle çözülmesini isteyen bütün bileşenleriyle Kürt tarafına, devleti, hükümeti, siyaseti ve sivil toplumuyla Türkiye’nin olumlu yanıt vereceğini ummak, umutların yükseldiği, 'Kürt baharının’ bütün görkemiyle yüreklerimizdeki isyanı körüklediği bu kutlu Newroz günlerinde aksini düşünmek dahi istemiyorum...
Dolayısıyla Newrozun Türkiye’nin gerçek manada demokratikleşmesine, Kürt sorununun özgürlük ve eşitlik temelinde çözülmesine; Kürt, Türk, Ermeni, Rum, Yahudi, Asuri Süryani, Alevi, Ezîdî vd. bütün herkesi özgürleştirmesine; halklarımızı ortak gelecek etrafında birleştirmesine vesile olmasını diliyorum...
Newroz Pîroz Bê...
Newroz Pîroz Be
Sıcaklığını Samanyolu’nun parlak yıldızlarından alan cemrelerin havaya, suya ve toprağa düşmesinin ardından doğa ısındı.