
Kürtler özgürlük ve direniş bayramı olan Newrozu kutluyor. Her Newroz Kürtler ve komşu halklar açısından aslında yeni bir çıkışı, başlangıcı oluşturuyor. Bahara açılmayı ve yeni bir yıla girişi ifade ediyor. Peki bu Newroz da yeni bir çıkış, bir yeni başlangıç olacak mı? Şimdi herkes neredeyse nefesini tutmuş bu sorunun nasıl cevaplanacağını bekliyor.
Kuşkusuz cevap İmralı’dan, PKK Lideri Abdullah Öcalan’dan bekleniyor. Çünkü barış ve demokratik çözüm inisiyatifini kullanabilecek tek kişi PKK Lideri Abdullah Öcalan’dır. Çünkü böyle bir zihniyete ve politikaya sahip tek kişi konumunda bulunuyor. 2013 Newrozu’ndaki tarihi açıklama ve çağrı ardından 28 Şubat 2015 tarihli cüretli açıklamayı yapabilmiş olması PKK Lideri’ni tek umut haline getiriyor.
Bu nedenle tüm gözler İmralı’ya çevrilmiş durumda. Neredeyse yetmiş yedi milyon nefesini tutmuş İmralı’dan gelebilecek yeni açıklamaları bekliyor. Basının gözü İmralı’ya giden HDP Heyeti’nin üzerinde. HDP Heyeti ise son günlerde çok yoğun ve hareketli. Bir yandan AKP temsilcileriyle görüşmeler yaparken, diğer yandan Kandil ve İmralı ziyaretlerini sıklaştırıyorlar.
Biz bu satırları İmralı’ya gitmiş olan HDP Heyeti henüz dönmemişken yazıyoruz. Dolayısıyla HDP Heyeti’nin PKK Lideri Abdullah Öcalan’la neleri görüştüğünü, daha doğrusu PKK Lideri’nin ne tür yeni mesajlar verdiğini bilemiyoruz. Ancak sizler bu satırları okurken muhtemelen en son İmralı görüşmesinin ne tür sonuçlar verdiğini öğrenmiş olacaksınız. Bu nedenle yetersizliklerimizin affedilmesini diliyoruz.
Buna rağmen ve konunun öneminden dolayı yine de yazmak istiyoruz. Çünkü İmralı’dan gelen her yeni açıklamanın önemini biliyor ve bu Newroz’u yeni bir demokratik çıkış süreci haline getirebileceğine inanıyoruz. Fakat yine de durum net değil ve acaba böyle yeni bir çıkış olabilecek mi? Bu sorunun cevabını dört gözle bekliyoruz.
Artık şu hususa herkes inanır hale geldi: Eğer iğne ucu kadar imkanı olursa, PKK Lideri bunu barış ve demokratik çözümden yana kullanır. Kürtlerin, Türkiye toplumunun ve insanlığın Newroz beklentisini boşa çıkarmaz. HDP Heyeti’nin dillendirdiği gibi sesli ve görüntülü bir mesajla Diyarbakır Newroz Meydanı’nı yeniden canlandırır ve dalgalandırır.
Mevcut durumda hemen herkesin beklentisinin bu olduğu görülüyor. HDP Heyeti’nin bu temelde başarılı olabilmek için çok yoğun bir biçimde çalıştığı gözleniyor. PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın da imkan bulursa böyle bir mesajı yayınlamaktan çekinmeyeceği biliniyor.
Fakat AKP hükümeti buna imkan verecek mi? Çünkü bunun yapılabilmesi, sadece PKK Lideri ve Kürtlerin istemiyle olmuyor, AKP hükümetinin de olumlu yaklaşması gerekiyor. Dolayısıyla bu Newroz’un AKP hükümeti açısından bir sınav durumunda olduğu görülüyor. Acaba hükümet bu sınavı geçebilecek mi? İşte sonucu bu sorunun cevabı aydınlatacak.
Peki söz konusu sorunun cevabı ne olacak? Ne yazık ki insan bu soruya net ve olumlu cevap veremiyor. Çünkü, demokratik kamuoyunun olumlu baskısına rağmen AKP bu konuda tam bir netlik ve açıklık oluşturamıyor. AKP cephesinde işler hala çok muğlak ve karmaşık. Deyim yerindeyse hem nalına hem mıhına vurmaya devam ediyor. Sanki demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü yönünde adımlar atacakmış gibi görünüyor ama bir türlü de bu adımları ciddiyetle atmıyor.
Hem Cumhurbaşkanı hem de Başbakan olmak üzere AKP sözcüleri sık sık “çözüm sürecine bağlı olduklarını“ belirtiyorlar. Bu temelde toplumda ciddi bir umut ve beklenti yaratıyorlar. Buradan bakınca AKP için geri adım atmanın imkanının pek kalmadığı söylenebilir. Fakat burası Türkiye ve önümüzde Kürt sorunu gibi bir sorun var. “Osmanlı’da oyun çok” sözünü hatırlayınca insan yaşananlardan pek emin olamıyor.
Nasıl emin olsun ki! Bir yandan bu işe kafamızı koyduk ve mutlaka çözeceğiz derken, diğer yandan yapılanlar bu sözleri fazlasıyla yalanlıyor. Haftalardır Meclis’te ilginç kavgalara yol açan “İç Güvenlik Paketi” isimli bir ucube var ki, sadece bu bile AKP’ye güven duymamak için yetiyor da artıyor.
Kuşkusuz AKP’nin yaptıkları sadece bununla sınırlı da değildir. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AKP sözcüleri “silah bırakılsın” dedikleri anda bile örneğin Cizre’de polis tarafından çocuklar vuruluyor. Roboskî ve Cizre katliamlarının hiçbiri aydınlatılmış değil. Dahası 6-7 Ekim 2014 olayları üzerine yürütülen kovuşturma sonucunda sadece ölen Hüda-Par’lılar için mahkeme açılmış bulunuyor. Peki can veren diğer kırk civarı kişi insan değil mi? Onlar bu memleketin çocuğu değil mi? Peki bu kadar açık ayrımcılık yapan bir AKP Kürt sorununu nasıl çözecek?
Dahası da var. Kürt bölgesinden aldığımız haberler çok daha vahim durumların varlığına işaret ediyor. Örneğin bazı eski özel harpçıların bölgedeki STK ve DKÖ’leri tehdit ettiği söyleniyor. Bu çalışmaları eski JİTEM’ci Sabri Balaban adlı kişi koordine ediyormuş. Ve bu kişi, Ankara TOKİ 2. Daire Başkanı’ymış ve Cumhurbaşkanının danışmanları arasındaymış.
Söz konusu kişi, “Teröristlerle barış mı olur?” diyerek sürece karşı çıkıyormuş. Bölgedeki STK ve DKÖ’leri “Ya taraf olacaksınız, ya da bertaraf olacaksınız” diyerek tehdit ediyormuş. Paramiliter güçlerle PKK’lilere yönelik suikastler düzenleyerek çatışma çıkartıp sürecin sabote edileceğini belirtiyormuş. Karşı duranları tehdit ederken, yandaş olanlara da birçok vaadte bulunuyormuş.
Kuşkusuz bunların ne kadar doğru olduğunu bilemiyoruz. Ama doğru olup olmadığını araştırmak o kadar önemli de değil, sadece bu sözleri duymak bile insanı titretmek için yetiyor. Bölgede gerçekten bu tür faaliyetler var mı? Bülent Arınç’ın sık sık Hüda-Par’ı ziyaret etmesinin amacı bu mu? Bölgede bu tür şeyler olurken, demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü gerçekleşebilir mi?
Belli ki bunlar çok fazla kafa karıştırıcıdır ve böylesi söz ve davranışlar çoktur. Dolayısıyla yoğurdu üfleyerek yeme misali insan fazlasıyla net ve iyimser olamamaktadır. Yani AKP’nin mevcut tutum ve davranışları demokratik topluma umut ve güven vermemektedir. Bu nedenle de ihtiyatlı tutum ve davranış hakim olmaktadır.
Ama tüm bunlara rağmen, Newroz Bayramı nedeniyle insan yine de umutlu olmak istiyor. Çünkü toplumumuzun, insanlarımızın, hepimizin bu tür umutlara ihtiyacı var. Yine işleri ciddiyetle yürüten PKK Lideri ve Kürt halkının yoğun çabası var. Bunlara dayanarak sürecin iyi gitmesini ve bu Newroz’un da yeni bir çıkış getirmesini istiyoruz.
İmralı’dan gelecek mesajların bize böyle bir müjde vereceğine inanıyoruz. Genel kanı son günlerdeki görüşme trafiğinin böyle bir sonuç vereceği yönündedir. Böylece 2013 yılındakine benzer bir Newroz’un yaşanacağına dair umutlar güçlüdür. Bu umutların gerçek olmasını diliyor, özgürlük ve direniş bayramı Newroz’un herkese kutlu olması dileğimizi ifade ediyoruz!