İngiltere Gündemi
AB referandumunun üzerinden iki ay geçmesine rağmen Britanya’nın Avrupa’daki konumunun kesinleşmesine dair bir emare bulunmuyor. Referandum oldu; çıkılsın dendi; piyasalar ve refah yaşam yerle bir oldu; İngiliz olmayana yönelik ırkçılık tavan yaptı, ancak yeni Britanya Başbakanın Avrupa liderleriyle ayrı ayrı görüşmeleri dışında dikkate değer bir adım atılmadı. Halbuki kafalarda bir sürü soru var. En başta halihazırda Britanya’da yaşayan AB ülkeleri vatandaşlarına ne olacak? Onlara özel bir çalışma ve oturum vizesi mi çıkarılacak? AB’den daha çıkmadan İngiliz işverenler, diğer göçmenlere nazaran İngiliz vatandaşlarına yüzde 25 oranında daha fazla iş vermeye başladı bile.
Britanya’da çeşitli sektörlerde çalışan yüzbinlerce AB vatandaşı bulunuyor. Tam sayı verelim: 2.2 milyon Avrupalı göçmen Britanya’da çalışıyor. E tabi hepsi de kalifiye elaman değil. Ne olacak onlara? Örneğin tarlalarda ırgatlık yapan Romanyalı işçilere ne olacak? En çok rahatsızlık duyulan kesim de niteliksiz işçiler. Ulusal anketlere katılanların yüzde 62’si bu tarz niteliksiz işçileri Britanya’da daha az görmek isterken yüzde 84’ü zaten Britanya’da çalışan AB vatandaşlarının kalmaya devam etmelerini istiyor. Kalmasının istedikleri kişiler de ya Batı Avrupa vatandaşları ya da nitelikli göçmenler. Veya onlara göre nitelikli olanlar. Kapitalizmin yükselişiyle kişinin niteliğini diplomalar belirlemeye başladı. Sanki hayat sadece diplomalılar sayesinde yürüyor.
Çünkü iktidar bugüne dek Britanya’ya sermayeyle gelmeyeni ya da doktor ya da mühendis olmayan göçmeni kan emen sülük gibi gösterdi. Halkın ciddi bir kısmı da haliyle buna inanıyor. Çünkü sistem, göçmenlerin Britanya’ya katkılarını değersizleştirmek için sürekli yalan söyledi. Eski Başbakan David Cameron vakti zamanında paran varsa gel yoksa gelme diye defalarca bas bas bağırmıştı.
Yiyecek üretim sektörünün yüzde 31’ini AB vatandaşları sağlıyor. Bu olmazsa İngilizler belki açlıktan ölmeyecektir ama şimdi edindikleri her ürünü bu kadar kolayca ve uygun fiyata edinemeyeceklerdir. Hep bilinir, İngilizlerin yapmak istemediği işleri göçmenler yapar. Yani göçmenler bazen asgari ücrete bazen de daha da azına İngilizlerin yapmak istemedikleri işleri yaparlar. O akşam çalışıp çalışmayacaklarını söyleyecek bir mesajı bekleyerek geçiren mutfak işçileri, çiftliklerde karavanlarda meyveleri kasalayan ırgatlar, çalışma saatleri hem sabaha karşıya hem de gece yarısına bölünmüş temizlikçiler. İnşaat, maden ve metal üretimi gibi sektörler bu niteliksiz diye tabir edilen işçilerin eksikliğiyle büyük bir vurgun yiyecekler.
Niteliksiz işçileri varlığının bu kadar sorunlu görüldüğü bu memlekette bu işçilerin katkıları neden görülmüyor? Kısacası niteliksiz işçiler ne kadar görünürse, getirdikleri faydalar bir o kadar görünmüyor.