AB bu ödüle layık değil
AB, iki dünya savaşının ardından kıtayı yeniden birleştirmesi nedeniyle bu ödüle layık görülmüştü. Ancak AB’nin özellikle sıkı göç ve iltica politikası nedeniyle bu ödülü hak etmediğini düşünenler de var. Ödülün, AB’nin tam da kemer sıkma politikalarının Avrupa genelinde sosyal gerilimleri artırdığı bir dönemde verilmesi de eleştiri konusu. AB’ye Nobel Barış Ödülü verilmesini, ödülün eski sahipleri de eleştirdi. Güney Afrikalı emekli Başpiskopos Desmond Tutu, İrlandalı Mairead Maguire ve Arjantinli vatandaşlık hakları savuncuusu Adolfo Perez Esquivel, Norveç Nobel Komitesi’ne gönderdikleri ortak mektupta, AB’nin Nobel Barış Ödülü ile bağdaştırılan değerlere aykırı davrandığına dikkat çekmişti. Mektupta, “AB’nin barış için mücadele edenler arasında olmadığının çok açık bir şekilde ortada olduğu” ifade edilmişti.
Norveçliler de protesto etti
Norveçliler de ödülün AB’ye verilmesine karşıydı. Ülkede yapılan bir kamuoyu yoklaması halkın çoğunluğunun ödülün AB’ye verilmesinden memnun kalmadığını ortaya koymuştu.
Norveçliler ödül töreninden bir gün önce Oslo’da gösteri yaparak tepkisini gösterdi. Eylemciler, özellikle Doğu Avrupa’da ekonomik yoksullukla mücadele eden bunca insan varken, Nobel Barış Ödülü’nün bu yıl AB’nin ayık görülmesinin anlaşılamaz olduğunu dile getirdi. Ellerinde meşalelerle protesto gösterisine katılanlar, Avrupa ülkelerinde devam eden ekonomik krize rağmen, askeri harcamalara ayrılan payın yüksekliğine dikkat çekti ve gelir farkı nedeniyle, toplumsal çatışmaların yaşanabileceğine dikkati çekti. Protestocular, böyle bir dönemde dünya kamuoyunun da büyük bölümünün, Nobel Barış Ödülü’nün AB’ye verilmesine karşı olduğunu söyledi.
OSLO