Almanya'da 2000-2007 yılları arasında 8'i Türkiyeli 10 kişiyi öldürmekle suçlanan Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) örgütünün yargılandığı dava dün de devam etti. Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde görülen dördüncü duruşmada, öne çıkan konu, 2004 yılında Köln'ün Keup Caddesi'nde düzenlenen bombalı saldırının ayrı bir davada görülüp görülmemesi oldu. Hakim Manfred Götzl çok sayıda yeni kişinin davaya müdahil olabileceği endişesinden yola çıkarak, müdahil olanlara duruşma salonunda yer sağlanabilmesi amacıyla bu saldırının ayrı yargılanmasını önerdi. Ancak hem federal savcılık hem de müdahil avukatları bu öneriye karşı çıktı. Uzun görüşmelerin sonunda mağdurların daha sonra başlayacak bir dava için daha fazla bekletilemeyeceği ve Köln'deki bombalı saldırının NSU örgütünün şiddet eylemlerinin merkezinde olduğu gerekçesi ile davadan ayrı görülmemesine karar verildi.


4 Haziran'da devam edecek

Duruşmada polis gözetiminde olan itirafçı sanıklar Carsten Schulze ve Holger Gerlach’ın ifade vermeye hazır olup olmadıkları soruldu. Schulze, ifade vermeye hazır olduğunu söyledi. Gerlach ise sessiz kalmayı tercih etti. Diğer sanıklar Andre Eminger ve Ralf Wohlleben ise şimdilik ifade vermeye niyetli olmadıklarını söyledi. Baş sanık Beate Zschaepe'nin avukatları daha önce müvekkilerinin ifade vermeyeceğini açıklamıştı. Dünkü oturumla birlikte NSU duruşmasına iki hafta ara verildi. 4 Haziran'da yeniden görülmeye başlanacak davada, her iki sanığın ifadesinin alınmaya başlanması bekleniyor. Dünkü duruşmayı tanınmış yazar Bernhand Schlink de yakından izledi. Ancak bir yorumda bulunmadı.

Milletvekili Kılıç’ın izlenimi

İkinci duruşmayı izleyen Yeşiller Partisi Federal Milletvekili Mehmet Kılıç ise sanık avukatlarının yargı sürecini kilitlemek için mahkeme heyetine dilekçe yağdırdığını söyleyerek, "Amaçları mahkeme heyetini yanlışa sürükleyerek davayı düşürmeye çalışmak" dedi. Gazetemize yaptığı değerlendirmede Kılıç, baş sanık Zschaepe'nin duruşmadaki tavırlarını 'artistik ve şov' olarak tanımlayarak mahkemenin caydırıcılık adına buna izin vermemesi gerektiğini söyledi.

Soruşturma önyargılarla dolu

Öte yandan cinayetleri araştıran Federal Meclis Araştırma Komisyonu'nun Başkanı Sebastian Edaty, polis ve istihbaratın NSU hakkındaki soruşturmayı önyargılarla dolu ve at gözlükleriyle yürüttüğünü söyledi. Edaty, "Bu bir hukuk devletine hiç yakışmayan bir durumdur ve tekrarlanmasına izin verilemez" dedi. Edaty federal ve eyalet istihbarat teşkilatlarının gerektiği şekilde bilgi paylaşımı yapmadığını, buna ek olarak aşırı sağ terörü tehdidini de aşırı derecede küçümsediğini belirtti. Komisyonun araştırması bir yılı aşkın bir süredir devam ediyor. Komisyon dünkü toplantıda Almanya'nın iç isithbarat birimi Anayasayı Koruma Dairesi'nin bir çalışanının tanıklığına başvurdu. Komisyon mağdur ailelere danışmanlık yapan Barbara John'un da aralarında bulunduğu birçok kişinin görüşlerini de aldıktan sonra önümüzdeki aylarda sonuç raporunu yazmaya başlayacak. Komisyonun raporu 3 Eylül'de Alman Federal Meclisi'ne sunması bekleniyor. 

MÜNİH