Irak Başbakanı Nuri el Maliki, ülkeyi kan gölüne çevireceği tehdidinde bulundu. Maliki’yi çıldırtan ise yönetimden dışlanmaya çalışılan Sünnilerin, Kürtler gibi federe bölge oluşturma çağrıları oldu.
Başbakan Maliki, ABD’den döndükten sonra Sünnilerin önde gelen isimlerden olan Cumhurbaşkan Yardımcısı Tarık el Haşimi’yi suikastlerden sorumlu tuttu, Başbakan Yardımcısı Salih el Mutlak’ı görevden aldı, yine Rafi el İsavi’yi de ‘militanlara’ destek vermekle suçladı. ABD Başkanı Obama ile yaptığı görüşmenin hemen ardından bu adımı atması Sünniler arasında “Maliki ABD’den açık çek” aldı imajı yarattı.
Yönetiminden dışlandığını düşünen Sünniler de daha önce dillendirdiği ancak rafa kaldırdığı federe bölge fikrini tekrar dillendirdi. Daha önce Irak’ın federe bölgeye ayrılmasına karşı çıkan Sünniler, 2011 yılının yaz aylarında merkezi hükümet tarafından dışlandıklarını belirterek Sünniler için bir otonom bölge oluşturulmasını istemişti. Bu çağrılar son günlerde yine arttı. Sünniler, Selahaddin, Diyala ve Anbar’da, Federe Kürt Bölgesi’ne benzer özerk bölge oluşturulmasını istedi.
Bu çağrıdan sonra Başbakan Nuri el Maliki, katliam tehditlerinde bulundu. Irak’a tek başına hakim olmayı düşünürken sadece Bağdat’a hakim olmakla karşı karşıya kalan Başbakan Maliki, özerk bir Sünni bölge oluşması halinde Irak’ta ‘kan nehirleri’ akacağı tehdidinde bulundu. Maliki “Irak’ın özerk bölgelere ayrılmasına karşıyız. Bölünme ülkede kan nehirlerinin oluşmasını sağlar” dedi.

Irakkiye’den mektup
Bu arada Irakkiye Listesi’nden İyad Allavi, Usame Nuceyfi, Rafi İsavi, New York Times’a mektup gönderdi. Irakkiye Listesi’nin liderleri mektupta “Irak bugün felâketin eşiğine dayanmıştır. Başkan Obama seçim kampanyasında verdiği Irak’ta savaşı bitirme sözünü tuttu fakat Washington’da kimsenin istediği şekilde de sona ermedi. Çok sayıda Amerikan askerinin uğruna savaştıklarına inandıkları ödül, herhangi bir mezhebe bağlı olmayan, demokratik, işleyen bir devletti. Fakat Irak tam tersi yönde, yıkıcı bir iç savaş tehlikesi barındıran mezhepçi bir otokrasiye doğru ilerliyor... 2010’da yapılan seçimlerden bu yana devletin, Başbakan Nuri el Maliki’nin Dava partisine boyun eğdirildiğine, yargı bağımsızlığının aşındığına, muhaliflere gözdağı verildiğine, temiz seçimleri teşvik edecek ve yolsuzlukla mücadele edecek kurumların ortadan kaldırıldığına şahit oluyoruz.. Bizi Irak siyasi hayatından sürüp çıkarmaya ve otoriter bir tek parti devleti kurmaya teşebbüs eden Maliki tarafından takip ve tehdit ediliyoruz.
Geçen son birkaç hafta zarfında Amerikan askeri mevcudiyeti sona ererken bir başka askeri güç, boşluğu doldurmak üzere harekete geçti. Bağdat’ta Yeşil Bölge’deki ev ve ofislerimiz Maliki’nin güvenlik kuvvetleri tarafından çevrildi. Partimizi kuşatma altına aldı ve bunu şahsi makamının fiilen uzantısı haline gelen siyasallaşmış bir yargı ve kolluk gücü sayesinde yaptı” dedi.

‘İç savaşa itiliyoruz’

Irakkiye Listesi’nin liderleri yaşanan krizin çözümü için Washington yönetiminin yardımcı olmasını isteyerek “Cesur askerlerinizin tatili evde geçirmelerinden dolayı seviniyor, onlara huzur ve mutluluklar diliyoruz. Fakat Irak bir kez daha eşikte sendelerken, Amerikan liderlerinin Maliki’ye kayıtsız-şartsız destek vermelerinin Irak’ı iç savaş yoluna ittiğini anlamalarını saygıyla istiyoruz. Amerika, başarılı bir birlik hükümeti kurulmasına yardım etmek için hızla hareket etmediği takdirde Irak’ın akıbeti bellidir” ifadeleriyle mektuplarına son verdi.

BAÐDAT