“Evimizde, kapımızda bizi öldürüyorlar sessiz mi kalalım” diyerek Cizre direnişine katılan Nursel, annesi için hala 18 yaşında…

“Kızıma ‘Gewra min’ diye sesleniyordum” diyen Nursel’in annesi Sultan Dalmış, “Yaşananları asla unutmam” diyor ve ekliyor: “Acımız ne kadar büyük olsa da direnişimiz ve mücadelemiz devam edecek.”

“Kürtlerin Direniş Kalesi” olan Şırnak’ın Cizre ilçesinde her çocuk direnişin ezgileriyle büyür. Kadim coğrafyanın kökleriyle yaşam verdiği bu topraklarda direniş kuşaktan kuşağa bir gelenek olarak sürer… Çocuklar, Zinlerden Berivanlara birçok direniş ezgilerini söyleyen kadınlardan feyz alır. Bu direnişin bayrağını alanlardan biri de 18 yaşındaki Nursel Dalmış. “Ben öldükten sonra arkamdan kimse ağlasın istemiyorum, beni zılgıtlarla uğurlamalarını istiyorum” sözlerini günlüğüne not eden Nursel’in direnişi, Cizre sokaklarına kazındı…

Küçük yaşta başladı

 “Nursel’imin Kürt mücadelesine bağlılığı çocukluktan başladı” diyen annesi Sultan Dalmış, bir oğlunun Kürt Özgürlük Mücadelesine katıldıktan sonra kızının da aynı yoldan gittiğini söylüyor. Sultan Dalmış, kızının Cizre direnişine katılma sürecini şu sözlerle anlatıyor: “Yasak sürecinde evdeydik. Bizim eve ateş açıldı. Bu sırada kızım Nursel yaralandı. Bombardımandan kaynaklı evimiz çok tahrip edildi. Hala da evimizde kurşunların izleri var. Kızım yaralandıktan sonra ‘Bizi kapımızın önünde, evimizde öldürüyorlar. Böyle oturalım mı?’ diye sordu. Evimizden başımızı çıkaramıyorduk.”

“Bu sözlerin ardından Nursel yönünü direniş mahallelerine çevirdi” diyen Dalmış, “Evimiz taranıp, kızım yaralandıktan sonra toparlanıp Silopi’ye gittik. Ama kızım bizimle gelmedi. Bize gelmeyeceğini söyledi. Kızımın yarası iyileştikten sonra durmadı ve o da bodrumların olduğu yere gitti. Ondan sonra da ondan hiç haber alamadık” dedi.

Kürtler bitmeyecek

 Kızının şehadet haberini televizyondan aldıklarını söyleyen Sultan Dalmış, şöyle devam etti: “Cenazesini de günler sonra Silopi’de Habur Sınır Kapısı’ndan aldık. Bize hakaret ediyorlar, öldürüyorlar. Yapmadıkları şey kalmıyor. Evlerimizin önünde bizi öldürüp evlerimizi yakıyorlar. Onca gencimizi öldürdüler. Biz onlara ne yaptık? Onlar Cizre’yi bırakmadıkları için, Kürt oldukları için yakıldılar ve infaz edildiler ama Kürtler hiçbir zaman bitmedi ve bitmeyecek. Allah onlara bırakmasın, bize bu yaptıklarını elbet bir gün onlar da çekecek.”

Kızım infaz edildi

 Kızının bodrumların olduğu yere gittikten sonra tekrar yaralandığını dile getiren Dalmış, kızının 3. bodrumda katledildiğini belirtti. Dalmış, “Kızım infaz edilmeden önce 3. bodrumda 25 yaralının olduğunu söylemişti ve dışarıdan yaralılar için yardım istenmişti. Ambulansların geçmesine izin vermediler. Yaralıların yardımına ise hiç kimse gelmedi. Bodrumda bulunan 25 kişi yakılmıştı ama kızımla beraber Orhan Tunç ve İbrahim İvendi kendilerini bodrumdan kurtardıktan sonra infaz ediliyorlar. Kızımın infaz edildiği alnındaki üç mermiden belli” diye konuştu.

Acımız büyük olsa da…

 “Aradan 4 yıl değil asırlar geçse de Cizre’de yaşananları unutmayacağını” diyen Sultan Dalmış, şunları söyledi: “4 yıldan bu yana hiçbir şey değişmedi. Acım hala ilk günkü gibi taze. 4 yıl sonra geriye bize acı ve dert kaldı. Biz ölene kadar da bu katliamı ve yaşananları unutmayacağız, unutturmayacağız. Bizler yaşananları torunlarımıza da anlatacağız, bu gerçeğin unutulmaması için. Acımız her ne kadar büyük olsa da direnişimiz ve mücadelemiz devam ediyor. Bizler direnişimizden hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz. Şu ana kadar açtığımız davadan da hiçbir sonuç alamadık. Ama sonuna kadar bu davanın peşinde olacağız.”

 

JINNEWS/ŞIRNAK