Demokratik hak arayışında zaptiyelerine: “ÇOCUK DA OLSA, KADIN DA OLSA ÖLDÜRÜN!” emri veren Tayyip Erdoğan; Ceylan ÖNKOL, Uğur KAYMAZ, Enes ATA, Abdullah DURAN, İbrahim ORUÇ, Osman ERBAŞ, Fatma ERKAN, Mehmet UYTUN, Mehmet EZER, ROBOSKÎ’DE 19 ÇOCUK, Berkin ELVAN ve ismini sayamadığım 200’e yakın çocuk katliamının kanlı yüzüdür! Çağdaş dünyada çocuk katliamları insanlık suçudur! Günü geldiğinde elbette hesabı sorulacağı unutulmamalıdır!
Yüzyıldır bu zalim/zorbalar Kürdistan başta olmak üzere ülke genelinde Kürt çocuklarına çocukluğu zehir ettiler! Kendi anadilini konuşamadılar. Ev baskınlarında her yaştan insanlara yapılan insanlık dışı vahşilikleri o çocuklar da yaşadı. Onlar hiç bir zaman gün ve güneş yüzü görmedi! Yüzleri gülmedi. Hiç bir zamam ailece toplu bir sofraya oturmadılar! Babalarını, ablalarını, abeylerini ve hatta bir kısmı analarını bile zindan kapılarında gördüler, görüyorlar!
Sadece Kürt çocukları değil, Tayyiplerin saltanat sürdüğü o topraklarda hiç bir çocuk çocukluğunu yaşamadı, yaşamıyor! Köşe başlarında mendil, simit, su satanlar, ayakkabı boyama sandığıyla koşuşanlar! Çöplüklerde küflü ekmek toplayanlar... Zonguldak’ta, Roboskî ve Soma’da babaları katledilen boynu bükük öksüz çocuklar...
Kameralar önünde kolları kırılan çocuklar! Panzerlere bağlanıp sürüklenen çocuklar! Futbol topu gibi itlerin ayağına düşmüş çocuklar! Kafalarında cop parçalanan çocuklar! Gaza boğdurulan çocuklar! Çocuk öldüren mayınlar! Çocuklarının gözleri önünde yerlere yatırarak öldürürcesine coplanan analar! İşte gençleri/çocukları dağlara yönlendiren bu zulümdür!
POZANTI, ŞAKRAN, KÜRKÇÜLER, ANTALYA, SİNCAN cezaevleri başta olmak üzere değişik zindanlardaki cinsel taciz ve tecavüze uğratılmasına göz yumulan aşağılıklar. Taciz ve tecavüzcülerin vahşi zulmüne uğramış mağdur çocukları başka cezaevlerine sürerek topraklarından ve ailelerinden koparmalar. İHD raporlarına geçen zindanlardaki tecrit, işkence, onur kırıcı kötü muamele ve HÜCRE CEZASIYLA erken/çabuk ölüme mahkum edilen çocuklar! Ülke genelinde fuhuşa, alkole, uyuşturucuya ve ajanlığa yönlendirilen çocuklar! Tütün, fındık, pamuk, zeytin tarlalarında köle olarak çalıştırılan ana/babalarının yanında kızgın güneş altında aç/susuz kalmaya zorlanan çocuklar...
Yine İHD raporlarına göre 1988 ve 2014 yılının ilk ayına kadar 580 çocuk devlet eliyle katledildi. Bunu görmeyen kör/sakat beyinler, kiralık yandaş kalemler/medya, günlerdir ölmeğe /öldürmeğe, baskı ve şiddete isyan ederek özgürlüğe koşan küçük kahramanları sorgulamaya çalışıyor! Aslında sorgulanması gereken kiralık kalemleriniz, körleşen vicdanlarınızdır. Sizlerde vicdan ve insanlık duyarlılığı olsaydı bunca çocuk katledilir miydi?
AKP entrikalarının farkında olmayan anaların analık yüreğini anlamamak mümkün değildir. Onları en iyi anlayanlar yürekleri kurşunlanmış acılı analardır. Bu bakımdan çocuklarını arayan anaların yeri Amed Belediyesi önü değil, canlı bedenlerini /yüreklerini ölmemeğe ve öldürmeğe kalkan yapan o Barış Anaları’nın yanı olmalıdır. Kabaran öfkelerini dile getirmek gerekiyorsa gidecekleri yer Amed Belediyesi değil, savaş baronlarının kapıları olmalıdır! Zira çocuklarınızı katledecek olanlar da bu baronlardır! İçimizden çıkıp zorbaların kapılarına bağlananlardır. Onları tanımak ve kışkırtmalarına kapılmamak gerekir!
Katledilen bunca çocuk yanında yönünü dağlara çeviren o çocuklar az da olsa şanslı sayılırlar! Zira hala yaşıyor ve emin ellerdedirler! Özgürlük hareketinde destan yazan kahraman çocuklar vardır ama savaşa sokulmuş çocuk yoktur! Size/bize düşen onların, o çocukların özlemlerine cevap olmaktır! Kabuk bağlamamış taptaze yarasıyla yüreği kan akan Berkin Elvan’ın anasını alanlarda gözü dönmüş vicdansızlara yuhalatan Tayyip Erdoğan inanın sizi ve çocuklarınızı, özellikle özgürlüğün/barışın /demokrasinin teminatı olan çocuklarınızı hiç ama hiç sevmez. Zaten asi olacakları için hiç bir çocuğu sevmiyor! Onun sevdiği Bilal’dir! Bilal’in istiflediği ayakkabı kutularıdır!
O dağlara yürüyüş zulmünüze isayandır!