
Duvar barışa karşı
Baluken, "Türkiye'nin Rojava'daki halkların iradesini kırmaya yönelik yaptıkları. Türkiye sınırlarından Rojava bölgesine yapılan top atışları.Bütün bunlar aslında bu yeni sürecin ruhuna ters düşen ve Türkiye'nin aslında aktif olarak Kürtlerle savaşı devam ettiren tutumladır" ifadesini kullandı. Baluken, sınırların kapalı olmasını da eleştirdi. "Utanç duvarı" ile birlikte AKP'nin Kürtlere karşı tarihi bir düşmanlığı gündemleştiren bir yaklaşımı ortaya koyduğunu söyleyen Baluken, Türkiye'nin mevcut pozisyonunu gözden geçirerek, duvar planından vazgeçmesini istedi. ''Duvarların inşa edildiği coğrafyalara barış ve kardeşlik gelmemiştir. O yerlere kan düşmüştür'' diyen Baluken, Türkiye'nin bu girişiminin tehlikeli olduğuna işaret etti.
Kürtler kabul etmez
Baluken, Kürt halkının bunu kabul etmediğini belirterek, bu konuda hükümet ile yaptıkları görüşmelerin sonuçsuz kaldığını aktardı. Rojava sınırına örülen ''utanç duvarı''na karşı 7 Kasım'da demokratik eylemsellik ile tepkilerini ortaya koyacaklarını kaydeden Baluken, buna izin vermeyeceklerini vurgulayarak, "Bu duvarları AKP yıkmazsa, Kürt halkı bu duvarları yıkacaktır. Türkiye'nin yapması gerekenin utanç duvarları yapmak değil sınırları ortadan kaldırmaktır. Yıllardır mayınlar ve tellerle orada bulunan kadim halklar birbirinden ayrılmaya çalışıldı. AKP'nin yapması gereken başta Kürt halkının Rojava'daki iradesine saygı duymak olmalıdır. Rojava ve Suriye'deki halkların iradesine AKP saygı duymalıdır. Utanç duvarlarını bırakın, resmi sınır kapıları hemen bütün geçişlere ve ticari ilişkilere açılmalıdır. Kadim olarak birbirinin aynısı olan halkları ambargo ve ablukalar ile ayırmanın kendisi büyük bir insanlık suçudur" diye konuştu.
Ölümlerden AKP sorumlu
Ceylanpınar'a düşen top mermilerine değinen Baluken, hükümet ile yaptıkları görüşmelerde bu konuda defalarca hükümeti uyardıklarını söyledi. Yaşananların AKP politikasının bir sonucu olduğuna dikkat çeken Baluken, şöyle ifade etti: "Türkiye adeta Ceylanpınar, Nusaybin ve Kızıltepe'yi çetelere savaş karargahı yapacak bir politika yürüttü. Türkiye'nin verdiği silahlar ile Türkiye içinde yaşayan halkımızın canına mal olan bir süreci yaşıyoruz. Bunun sorumluluğu AKP hükümetindedir. Ceylanpınar'da yaşamını yitiren yurttaşlarımızın sorumluluğu AKP'nin yanlış politikalarındadır. Bu yaklaşım kabul edilemez. AKP'nin çeteleri destekleyen anlayıştan bir an önce vazgeçmelidir.''
Çözüm barış politikasında
"Bu zulmü ortadan kaldırmanın yolu savaşı değil, barışı amaçlayan politikalardır" diyen Baluken, temel politikaların stratejik olarak ele alınması gerektiğine işaret etti. Baluken, "Biz BDP olarak halklarımıza kazandıracak olan tutumun tarihi Türk-Kürt ittifakından geçtiğini, Sayın Öcalan'ın yapmaya çalıştığı Türkiye-Kürdistan ittifakından geçtiğini vurgulamak istiyoruz. AKP'yi de yaptıklarını gözden geçirerek, yeni politikalar üretmeye ve Kürt halkından özür dilemeye çağırıyoruz" diye belirtti.
DİHA/ANKARA