
Seran Altunkılıç (Seran Anatoliya), daha küçük yaşta devletin baskı, zulüm ve asimilasyon politikaları ile karşı karşıya kalmış ve buna karşı öz savunma geliştirerek kadın mücadelesini içseleştirmiş İç Anadolu Kürtlerinden bir genç kadın. Seran’ın 9 yıllık gerilla yaşamı, 26 Mayıs’ta tim komutanı olarak Mebruka’da savaştığı esnada yaralı arkadaşını kurtarmak isterken hayatını kaybetmesi ile sona erdi. Şimdiye kadar İç Anadolu Kürtlerinden “özgürlük saflarına” katılan çok sayıda kişiden biri olmasına rağmen, cenazesi doğup büyüdüğü topraklara getirilen ilk gerilla olarak kayıtlara geçti.
Kobanê‘den Mebruka’ya
Kürdistan’dan İç Anadolu’ya göç etmiş bir aileye mensup Seran, Biyokimya okuduğu Hacettepe ve Çukurova Üniversitelerinde Kürt Özgürlük Hareketi ile tanışıp, aktif çalışmalarda yer aldı. Seran, üniversite okurken, arkadaşlarına “Mücadelemi özgür dağlarda yürütmek istiyorum” diyerek 2006 yılında gerilla mücadelesine katıldı. Dağlarda da Seran Anatolia ismini aldı.
Anne Servet Altunkılıç, Seran’ın Kobanê’de Basın İrtibat Merkezi’ndeyken, direnişe tim komutanı olarak katıldığını, kısa bir süre önce de Cizirê Kantonu’na geçerek Mebruka’nın kurtarılması operasyonunda yer aldığını anlattı.
YPJ’ye hayranım
Seran’ın cenazesini gece yarısı sınırdan aldıkları esnada görkemli bir şekilde karşılandığına değinen Altunkılıç, “Gece yarısı cenaze Amed’ten geçerken küçük kız çocukları Seran’ım için yolda saygı duruşunda bekliyordu. O saate kadar Seran’ımı beklemişler, bunlar olduğu sürece Kürdistan düşmez bunu herkes bilsin. Kürdistan düşmez!” ifadelerini kullanarak özgürlüğe olan inancını dile getirdi. YPJ direnişine hayran olduğunu dile getiren anne Altunkılıç, “YPJ Rojava’da DAİŞ’e karşı harika bir mücadele veriyor” dedi. Altunkılıç “O yiğit Kürt kadınlarına o yürekli kızlara selam olsun” ifadelerini kullanarak, YPJ direnişini sahiplenme çağrısı yaptı.
5 dil bilen biyokimyacı
Baba Hüseyin Altunkılıç ise Seran’ın 1999’da Almanya’ya gittiğini ve orada hareketle doğrudan tanıştığını anlattı. “2005 yılında ‘Baba ben İtalya’ya gidecem mastır yapacam’ dedi ve gitti. Bu arada hem Almanca’yı hem İngilizce’yi öğrendi. Zaten okulda da İngilizceyi görüyordu. İngilizce, Almanca, İtalyanca, Türkçe ve Kürtçe biliyordu. Ayrıca biyoloji bölümünden mezun oldu. Hacettepe Biyokimya uzmanı oldu. 2006 yılında ise dağa çıktı” sözleriyle kızının öğrenim ve mücadele yaşamını özetledi. “Küçükken ben ona ‘Ben dahi kimsenin elini öpmeyeceksin’ demiştim. Başka bir şekilde hürmet ederdi saygı duyardı insanlara” diyen baba Altunkılıç, gerillaların mücadelesini kutsal bulduğunu da ekledi; “Gerilla ve Kandil sağlam. Onlar olduğu sürece halklara bir şey olmaz” dedi.
DİHA/ANKARA