Rice, üç yıldır görevde olan ve görevinden ayrılacağını açıklayan Tom Donilon'un yerini alacak. Susan Rice'dan boşalan Birleşmiş Milletler elçiliği için ise Obama, insan hakları uzmanı ve Beyaz Saray'ın eski danışmanlarından Samantha Power'ı aday gösterdi. Susan Rice daha önce dışişleri bakanlığı için güçlü bir aday olarak görülüyordu; fakat Kongre'deki Cumhuriyetçilerin muhalefeti nedeniyle adaylığını çekmek zorunda kalmıştı. Rice, Libya'da diplomatlara yönelik bir saldırının ardından yaptığı açıklamalar nedeniyle tepki almıştı. Saldırıda ABD'nin Libya Büyükelçisi Christopher Stevens'in de aralarında olduğu 4 Amerikalı hayatını yitirmişti. Rice, Eylül 2012'de Bingazi'de gerçekleşen saldırıyı, Muhammed Peygamberi canlandıran Amerikan yapımı bir filme karşı gösterilen planlanmamış bir eylem olarak nitelemiş, ancak daha sonra bu bilgilerin yanlış olduğu ortaya çıkmıştı. Rice, yaptığı açıklamalarda Obama yönetimini korumak adına gerçekleri sakladığı iddiasıyla Cumhuriyetçilerden büyük tepki görmüştü. Zira Bingazi olaylarından sadece iki ay sonra yani Kasım'da Obama için çok kritik olan başkanlık seçimi vardı.
48 yaşındaki Rice, Obama'nın yakın bir siyasi müttefiki olarak görülüyor. Ulusal Güvenlik Danışmanlığı görevi için Senato'nun onayı gerekmiyor. Bu da Obama'nın atamayı yapmasını kolaylaştırdı. Cumhuriyetçiler ise hala Rice'a olumsuz baksa da yeni görevinde onunla birlikte çalışmayı kabul ediyor. Susan Rice'ın yerine Birleşmiş Milletler elçisi olarak atanan Samantha Power, 'müdahaleci siyaseti' savunan görüşleriyle tanınıyor. Obama yönetiminin, Suriye'de devam eden iç savaşa müdahale konusundaki temkinli tavrının sürdüğü bir dönemde, ABD'nin sorunlu ülkelere ve çatışma bölgelerine müdahalesini savunan iki yetkilinin atanması önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. İzlediği siyasette ani bir değişim beklenmiyor olsa da, bu atamaların, Obama yönetimi içindeki tartışmaları arttırabileceği belirtiliyor.
WASHINGTON
Milyonlarca ABD'li fişlenmiş
ABD Ulusal Güvenlik Dairesi'nin (NSA), on milyonlarca Amerikalının telefon kayıtlarını izlediği ortaya çıktı.
İngiltere'de yayımlanan Guardian gazetesinin haberine göre, gizli bir mahkeme kararıyla "Verizon" adlı telekom şirketine bütün abonelerinin elektronik bilgilerini ve yapılan bütün yurt içi ve uluslararası aramaların kayıtlarını iletmesi emredildi. Gizli İstihbarat İzleme Mahkemesi'nden Yargıç Roger Vinson tarafından 25 Nisan'da imzalanan izleme emri 19 Temmuz'a kadar geçerliliğini koruyor. Telefon konuşmalarının içeriğine, isim ve adres bilgilerine ihtiyaç duyulmadığı ifade ediliyor. Gizli emir ayrıca istihbarat örgütü FBI ve NSA'nın bu izleme emrinin hiçbir şekilde deşifre edilmemesini de içeriyor. Guardian gazetesi bu belgelerin "ilk kez Obama yönetimi altında, şüpheli olduklarına dair hiçbir veri olmaksızın milyonlarca Amerikan vatandaşının iletişim bilgilerinin toplu bir şekilde izlendiğini" gösterdiğini belirtti. İnsan hakları kuruluşları haberin ayrıntılarında "hayret verici" bilgiler bulunduğunu ifade etti. ABD hükümeti ve Verizon olayla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı. ABD Anayasal Haklar Merkezi ise bu olayın "bugüne kadar verilmiş en geniş kapsamlı izleme emri"ne işaret ettiğini açıkladı.