
REWŞAN DENİZ / HABER MERKEZİ
Avrupa Kürdistanlılar Demokratik Toplum Kongresi (KCDK-E) tarafından Haziran ayında başlatılan ‘Öcalan’a Özgürlük’ kampanyası 2 ayını geride bıraktı.
Eylül ayında yeni eylem ve etkinlikler dizisiyle devam edecek olan kampanyanın, 2017 yılının sonuna kadar yapılacağı belirtildi. Kampanyanın geride kalan sürecine ve ileriye dönük planlamasına ilişkin ayrıntıları, KCDK-E Eşbaşkanı Fatoş Göksungur aktardı.
Haziran ayında başlayan ‘Öcalan’a Özgürlük Kampanyası’nın geride kalan iki ayının planladıkları kadar verimli geçmediği öz eleştirisini yapan Fatoş Göksungur, Eylül ayının eylem ve etkinliklerinin daha yoğun olacağını ve bu eylemlere daha fazla yoğunlaşmaları gerektiğini belirtti.
Planlanan eylemselliklerin dışında yapılan özgün etkinliklere dikkat çeken Eşbaşkan, “Çok özgün eylemlikler de yapıldı. Örneğin Hollanda’nın başkenti Amsterdam’daki eylemlikler oradaki ülke meclislerinin gemilerle yaptığı eylemlerdi. Eylemciler gemilere bindi ve gemi güzergahı boyunca Önderliğin afiş, pankart ve flamaları taşıyarak bir farkındalık yaratmaya çalıştı. Bunlar çok dikkat çeken eylemler oldu. Hatta Türkiye’den bu eylemlere yönelik tepkili açıklamalar geldi” dedi.
1 Eylül’de onlarca merkezde eylem
Eşbaşkan Göksungur, Eylül ve Ekim ayı eylemsellik planlarına ilişkin ayrıntıları şöyle aktardı: “Planlamamız gereği, ‘1 Eylül Dünya Barış Günü’ vesilesiyle, hafta boyunca Milano, Roma, Paris, Köln, Toronto, Viyana, Zürih, Brüksel, Stockholm, Oslo, Marsilya, Bern, Berlin, Hamburg, Frankfurt, Kopenhag, Strasbourg, Hannover, Lahey, Tokyo, Cannes, Washington, Stuttgart, Amsterdam, Helsinki, Kıbrıs, Münih, Atina gibi merkezlerde, Öcalan’ın dev silüeti, eş zamanlı olarak lazer ile yansıtılacak. Ayrıca herkes bulunduğu şehirde Önderliğin posterlerini taşıma, Önderliğin özgürlüğünü ifade eden pankartlarla, flamalar ve balonlarla bir eylemsellik yapılacak. Yine bulundukları ülkelerin yetkililerine, Türk devletinin 18 yıldır uyguladığı ağırlaştırılmış tecrit koşullarına ve son bir yıldır Önderliğimizin hiç bir şekilde ailesiyle, avukatlarıyla, heyetlerle görüştürülmediğine ilişkin dosyalar sunulacak. 9 Eylül’de Avrupa merkezli yürüyüş ve mitingler düzenlenecek. Merkez, planlamalar doğrultusunda eylemler yapılacak. Kitlesel katılımlarla her yerde yürüyüş ve mitingler düzenlenecek.”
‘Festival Önderliğin özgürlüğüne adanacak’
16 Eylül’de Köln’de ‘25. Kürt Kültür Festivali’ düzenlenecek. Bu yıl ki festivalin ana sloganının ‘Öcalan’a özgürlük, Kürdistan’a statü, Ortadoğu’ya demokrasi’ olacağını söyleyen Göksungur, “Festival, Önderliğin özgürlüğüne adanacak” diye belirtti.
Binlerce kişiyle Öcalan silüeti
30 Eylül’de ise Almanya’nın Köln ve Fransa’nın başkenti Paris’te eylemler organize edilecek. Göksungur, “Kürt kültür kurumları ile Kürt Kadın Hareketi’nin ortak koreografi eylemselliği olacak. Önderliğin dev portresinin koreografisi, binlerce insanın katılımıyla puzzle sistemi ile açığa çıkartılacak. Bu planla ilgili yoğun çalışmalar yürütülüyor” dedi.
Gezici Kütüphane
Fatoş Göksungur devamla şunları belirtti: “1 Ekim’de ‘Gezici Kütüphane’ eylemi başlatılacak. Önderliğin yapmış olduğu savunmaların kitaplaştırılması ve 9 ayrı dile çevrilmesinin ardından, bu kitapların ve Önderliğin kitaplarının Avrupa merkezli bir gezici kütüphane ile herkese ‘ücretsiz’ ulaştırılması planlaması var. Gezici kütüphanenin başlangıcı Strasbourg olacak ve tam bir ay sürecek. Hazırlanan bir otobüsle Avrupa kentleri gezilecek, belirlenen merkezlerde bir ya da iki gün kalınarak standlar kurulacak ve Öcalan’nın düşüncelerini anlatan kitaplar, broşürler ve bildirler dağıtılacak.”
‘Bir halkın hem Önderi hem de lideridir’
Eylemlere ilişkin Kürt siyasi çevrelerinden “Verilen çabanın, emeğin değerli olduğu fakat eylemlerin yetersiz ve pasif olduğu, Kürt halkının özgürlük mücadelesini geliştiren, faşizmi gerileten eylem türlerinin geliştirilmesi gerektiği” eleştirisine yönelik ise Göksungur şunları belirtti: “Tabii ki Önderliğin özgürlüğüne daha fazla sahip çıkma noktasında, Kürtlerin topyekün, tek vücut olarak, sesini duyurması gerekiyor. Yani biz Önderliğe sadece ‘o cezaevinde mağdur edilmiş’ mantığıyla bakamayız. Çünkü O bir halkın hem önderi hem de lideridir” şeklinde yanıt verdi.
‘Sahiplenmede yetersiz kaldık’
Fatoş Göksungur konuşmasını şöyle sürdürdü:”Ama aynı zamanda Kürdistan’ın özgürlüğü ile sembolleşen bir Önderlik pozisyonundadır. Bunun dışında ‘Dünyada yeni bir yaşam mümkündür’ paradigmasının da sahibidir. Tüm bunları göz önünde bulundurduğumuzda, O’nu sahiplenme noktasında evet yetersiziz ve bu noktada özeleştirimizi yapıyoruz. Kamuoyunun eleştirilerine de açığız. Bundan sonraki eylemselliklerimiz de Önderliğin özgürlüğünü ve ağır tecrit koşullarını teşhir etme noktasında, bu eylemselliklerimizle kitlesel boyutta yoğunlaşmamız daha sağlıklı olacak.”
‘Panzehir topyekün mücadeledir’
KCDK-E Eşbaşkanı Fatoş Göksungur, kampanyaya Kürt halkının tek vücut olarak sahip çıkması ve kitlesel katılım çağrısı yaparak sözlerini şöyle noktaladı: “Önderliğin özgürlüğüne sahip çıkmalıyız ve O’nu ağır tecrit koşullarından çıkartmak için mücadele etmeliyiz. Bunun tek panzehiri topyekün mücadeledir. Çünkü biz şunu biliyoruz ki, Önderliğin özgürlüğü aynı zamanda Kürt halkının özgürlüğüne denk düşüyor. Yani O’nun özgür olmadığı bir ortamda Kürt halkının özgürlüğünden bahsedemeyiz.”