
İmralı Özel Güvenlikli F Tipi Cezaevi’nde bulunan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, önceki gün kardeşi Mehmet Öcalan ile görüştü. Akşam saatlerinde Gemlik’e dönen Mehmet Öcalan, gazetecilerin ısrarlı soruları üzerine kısa bir açıklama yaptı. Mehmet Öcalan, Öcalan’ın söylediklerini şöyle aktardı: „Fransa’daki 3 Kürt kadın siyasetçinin öldürülmesinin kendisini üzdüğünü ve kınadığını söyledi. Katliamı ikinci Dersim katliamı olarak niteledi. Bir an önce herkes ismi ne konursa konsun bu katliamın sorumlularının açıklanmasını istedi. Bu katliam kısa sürede açığa çıkarılırsa sürece faydalı olur. ‘Bu katliam bir işarettir’ dedi. Bunun için üzgündü. Ailelerine başsağlığı diledi. Önümüzde günlerde BDP Eşbaşkanları gelirlerse onlarla sürece ilişin açıklama yapacağını söyledi.“
Açık görüşe ilişkin ayrıntıları dün DİHA’ya anlatan Mehmet Öcalan, daha önceki görüşmelere oranla cezaevi idaresinin kendilerine çok daha iyi davrandığına dikkat çekti.
Açık görüşte, bir masa iki sandalye ve iki koltuğun olduğu bir odada gerçekleştirdiklerini anlatan Öcalan, „Önce ben girdim odaya. Masanın yanında duran bir sandalyeye oturdum. Odada bulunan iki koltuğa cezaevi idaresinden iki görevli oturdu. İki üç dakika bekledikten sonra ağabeyim odaya girdi. Önce tokalaştık. Ondan sonra masaların başında karşılıklı oturduk“ şeklinde görüşmelerin ilk dakikalarını anlattı. Ağabeyinin sağlığının çok iyi göründüğünü belirten Öcalan, „Ama Fransa’da yaşanan olaydan ötürü üzgün görünüyordu. Fransa’daki olaydan kaynaklı görüşmemiz çok üzgün geçti“ dedi.
Televizyon ihtiyacı yok
Ağabeyinin odasında her hangi bir değişikliğin olmadığını aktaran Öcalan, „Odasına konan televizyon konusunda yapılan haberle ilgili rahatsızlığını fark ettim. Vurgulayarak söyledi kendisinin televizyon talebi hiçbir zaman olmadı. Cezaevi müdürü ısrarla odasına koymak istedi. 13 yıldır tek başına bir odada kalıyor ve kendini ona göre programlamış. Televizyona ihtiyacı yok kendisinin. Zaten o sürekli kitap ve gazete okuyor. Bir de basın sanki odasına konan televizyonu bir lütuf gibi gösteriyor. Halbuki televizyon onun hakkı. Basında yapılan haberlere ilişkin biraz tepkiliydi“ dedi.
Öcalan: Uluslararası karar
Paris’teki 3 Kürt kadın siyasetçiye yönelik gerçekleştirilen suikast için ağabeyinin „Uluslararası alanda alınmış bir siyasi karar“ değerlendirmesi yaptığını aktaran Öcalan, „Bu insanlar Avrupa’nın göbeğinde vuruldu. Ağabeyim ‘3 kadının kafasına vurulan kurşunlar Avrupa’daki demokrasiye vurulmuştur’ dedi. Bu olayı süreci olumsuz olarak etkilemek isteyen güçler tarafından yapıldığını söyledi. Sürecin önü açılmış değil, hala anahtar aranıyor“ dedi.
Ağabeyinin Kürt halkına da çağrısının olduğunu belirten Öcalan, „Sürecin çok hassas olduğunu herkesin bunun farkında olması gerektiğini söyledi. Bu süreç bloke edilirse gelecek günler daha zor olabilir. Halkın daha dikkatli ve tedbirli olması gerekiyor. Süreç böyle giderse Paris’teki olayların benzeri bir olayın yaşanabileceğini söyledi. Katliamın bir an önce aydınlatılmasının da sürece katkı sunacağını söyledi. Bu olayda en büyük sorumluluğun başta Fransa’nın ve Avrupa ülkelerinin olduğunu özellikle vurguladı“ diye konuştu.
Mektuplar konusu
Son olarak gazetelerde „Öcalan kardeşine mektup verdi“ gibi yapılan haberlere değinen Mehmet Öcalan, „Bana mektup verilmedi. Bu iddiayı nereden çıkardılar. Bu gibi haberlerle halkın bilinçaltına bir şeyler sokulmak isteniyor. Ağabeyim ile sadece ben görüştüm ve bana da yazılı hiçbir şey vermedi. Mektuplara ilişkin bana sadece ‘Bazı şahsiyetlere mektup gönderecektim o mektupları da şimdilik göndermiyorum’ dedi. Onun dışında bir şey yok“ dedi.
Ayrıntılı konuşacak
Paris’teki olay ve genel süreçle ilgili ağabeyinin çok fazla değerlendirme yapmadığını belirten Mehmet Öcalan, şunları ekledi: „Önümüzdeki günlerde DTK ve BDP Eşbaşkanlarının İmralı‘ya gelmesi durumunda onlara süreçle ilgili ayrıntılı değerlendirme yapacağını söyledi. Bunun dışında süreçle ilgili öngörülerini paylaşmadı.“
MÜTHA ÇETİN/DİHA/İSTANBUL