Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın, İmralı’da tutulduğundan beri ilk kez ailesiyle telefonla görüşmesi sağlandı. Öcalan, kardeşi Mehmet Öcalan ile 25 dakika süren görüşmede Güney Kürdistan üzerinde durdu ve birlik çağrısında bulundu. Asrın Hukuk Bürosu, İmralı Cezaevi’nde tutulan Öcalan ve diğer müvekkillerinin aileleriyle telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini duyurdu. Asrın Hukuk Bürosu, İmralı F Tipi Kapalı Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tecrit altında tutulan Abdullah Öcalan, Ömer Hayri Konar, Hamili Yıldırım ve Veysi Aktaş’ın durumuna ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklama şöyle: “İmralı Adası’nda tutulan müvekkillerimiz Sayın Abdullah Öcalan, Ömer Hayri Konar, Hamili Yıldırım ve Veysi Aktaş’ın aileleri bugün (27.04.2020) bulundukları yerlerdeki Savcılıklar aracılığıyla müvekkillerimizle birer telefon görüşmesi gerçekleştirmişlerdir. Kamuoyunun bilgisine sunarız.” Ailelerinden kısa açıklamalar Ömer Hayri Konar’ın kardeşi Ali Konar, ağabeyi ile kısa bir görüşme yaptığını ve ablasının da örüştüğünü söyledi. Yapılan görüşmeye ilişkin, “Sadece aile nasıl, ne yapıyor diye sordu. Durumlarının iyi olduğunu söyledi” diyen kardeş Konar, hastalıktan kaynaklı kaygılı olduklarını belirti. Konar, “Kendileri diğer tutuklularla yaptıkları iç görüşmeleri de artık yapamadıklarını söyledi. Bunu da sağlıklarına dikkat etmek için yapıyorlarmış” dedi. Konar, İmralı’ya götürüldüklerinden bu yana bir ziyaret bir de telefon görüşmesi yapıldığını söyledi. Hamili Yıldırım da ailesi ile yaptığı 20 dakikalık telefon görüşmesinde sağlık durumlarının iyi olduğu bilgisini paylaştı. Öcalan ile görüşen Mehmet Öcalan da şunları söyledi: “Dün bize yarın saat birde Urfa Cumhuriyet Başsavcılığı’na gelin dediler. Biz de bunun üzerine gittik ve telefon görüşmesi gerçekleştirdik.  Telefonumuz bir kez kesildi. Sonra konuşmaya devam ettik. Telefonla görüşmemiz yaklaşık 20-25 dakika sürdü. Sağlık durumunun iyi olduğunu söyledi. Hastalık şu an burada yok ama ilerde ne olur belli değil, dedi. Ağırlıklı olarak Güney (Güney Kürdistan) üzerine değerlendirme yaptı. Birlik çağrısında bulundu.” 21 yıl sonra ilk Uluslararası Komplo sonucu 15 Şubat 1999'da Türkiye'ye teslim edilen Öcalan, 21 yıldır İmralı F Tipi Kapalı Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tecrit altında tutuluyor. Geçen 21 yıllık süre içerisinde Öcalan bir tutsağın en doğal haklarından biri olan aile ve avukat görüşmelerini dahi gerçekleştiremezken, telefon kullanma hakkı ise 21 yıl boyunca gasp edildi. Avukatlarına cevap verilmiyor Öcalan, 27 Temmuz 2011’den 2 Mayıs 2019’a kadar avukatlarıyla görüştürülemedi. Öcalan, 2018’de cezaevlerinde başlatılan açlık grevleri sonuncunda ilki 2 Mayıs olmak üzere 22 Mayıs, 12 Haziran, 18 Haziran ve 7 Ağustos 2019 tarihlerinde avukatlarıyla görüştürüldü. Avukatların 7 Ağustos 2019'dan bu yana yaptıkları bütün görüşme başvurularına olumlu ya da olumsuz hiçbir şekilde yanıt verilmedi. İmralı’daki yangın sonrası Türk İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, katıldığı bir televizyon programında lakayt bir şekilde İmralı’da yangın çıktığını söylemesi üzerine ayağa kalkan Kürt kamuoyunun baskısı sonucu 3 Mart 2020’de kardeşi Mehmet Öcalan, İmralı’ya götürülerek, görüşme sağlandı. Haber alınamıyordu Bu görüşmeden sonra İmralı’dan hiç haber alınamazken, koronavirüsü salgını nedeniyle Asrın Hukuk Bürosu avukatları sağlık durumları hakkında güncel tedbirlerin alınması ve alınan tedbirler hakkında bilgilendirme yapılması talebiyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu. Başvuru, "söz konusu tedbirler ve bilgi edinme taleplerin infaz hakimliklerinin tanımlanan görev ve yetki alanı içinde olmaması" gerekçe gösterilerek reddedilmişti. Telefon başvurusuna da ret Avukatların telefonla görüşmeleri hususunda yapılan başvuru da reddedildi. "İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığı’nın 13 Şubat 2020 tarihinde Abdullah Öcalan, Hamili Yıldırım, Ömer Hayri Konar ve Veysi Aktaş hakkında 6 ay süre ile kısıtlama kararı alınması” gerekçe gösterildi. Avukatlarından CPT’ye rapor Bunun üzerine Asrın Hukuk Bürosu, İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Cezaevi’ne ilişkin rapor hazırlayarak, Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi’ne (CPT) gönderdi. Raporda, koronavirüsü salgını nedeniyle İmralı'da bulunan Abdullah Öcalan, Ömer Hayri Konar, Hamili Yıldırım ve Veysi Aktaş’ın koşullarına dikkat çekilerek, yapılan başvurulara yanıt verilmediği ifade edildi. KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı da salgın döneminden haber alınmamasının yarattığı endişeye dikkat çekerek Türk hükümetini uyardı. Kamuoyunda oluşan tedirginliğe rağmen Asrın Hukuk Bürosu avukatları, yaptıklara açıklamalarda, hiçbir bilgi alamadıklarını tekrarladı. İşte bütün bunların ardından Öcalan, 15 Şubat 1999’dan bu yana tutulduğu İmralı'da ilk kez ailesiyle telefonda görüşmesi gerçekleştirebildi. HABER MERKEZİ