Eski milletvekili Eker, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın Newroz açıklaması ve ardından yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Eker, Öcalan'a daha önce "Sayın" demenin suç olduğunu hatırlatarak, "Ama şimdi ben de Sayın Öcalan diyorum. Sayın Öcalan 21 Mart'ta Diyarbakır'da yaptığı olumlu ve önemli çağrı sonrası ülkede kanın tamamen durması için mesajlar verdi. Sayın Öcalan'ın çağrısı çok önemli bir çağrıdır. Ben barışa sağladığı katkıdan dolayı Öcalan'ın Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilmesi gerektiği düşünüyorum" dedi.


'Ölüm değil barış istiyor'

Eker, "Ölümlerin durması ve akan gözyaşının son bulması için Sayın Öcalan devreye girdi ve büyük çabalar sarf ederek barışın sağlanması için çözüm projelerini hayata geçirdi. Sayın Öcalan'ın en etkili 100 kişi arasında yer alması çok doğrudur. Çünkü Sayın Öcalan'ın tüm Kürtler üzerinde etkisi vardır. Bakın Sayın Öcalan açlık grevine girenleri iki cümleyle durdurdu. Ateşkeslere baktığınız zaman iki cümlesiyle hemen ateşkes oluyor. Çünkü Sayın Öcalan gençlerin ölmesini istemiyor" diye konuştu.

'Barış Türkiye'yi büyütür'

Çözüm sürecine vicdanı olan herkesin ve her kesimin destek vermesi gerektiğini belirten Eker, "Ben de bu süreci sonsuz ve sınırsız destekliyorum" diyerek, şöyle konuştu: "Bu bölgede yeteri kadar kan aktı. Fakir fukaranın bir sürü çocuğu öldü. Bu asker olabilir, polis olabilir, gerilla olabilir. Ne olursa olsun bunların hepsi de insandır. Bunun sonlanması Kürtlerin ve Türklerin yararına olacaktır. Bu çözüm sürecine Türklerin daha çok destek vermeleri gerekiyor. Türkiye'nin büyümesi için çözüm mutlaka olmak zorundadır. Uçaklardan atılan bombalara verilen paraların kesilmesinden sonra, Türkiye'yi 10 sene sonra kimse ekonomi anlamında yakalayamaz."

'Tek isim Öcalan'dır'

Kendisinin iki yıl önce Öcalan'ın muhatap alınmasının önemine değindiğini ve bu sözleri nedeniyle hedef haline geldiğini aktaran eski milletvekili, "Ben Sayın Öcalan muhataptır derken, neredeyse beni diri diri yakacaklardı. Fakat şu an devlet Sayın Öcalan'ı muhatap olarak görüyor. Çünkü devlet de biliyor ki Öcalan'sız bir sürecin çözüm ve barış ile sonlanması mümkün değildir. Kandil dahil olmak üzere Kürtlerin üzerinde etkili olan tek isim vardır, o da Öcalan'dır. Sayın Öcalan'ın Kürtlerin yüzde 90'ının üstünde çok ciddi etkisi vardır. Hâkimiyeti vardır ve ne dese o olur. Bunu herkesin görmesi gerekir" şeklinde konuştu.

'Geri dönüşü yok'

Sürecin başarıya ulaşmasının mecburi olduğunu, hükümetin samimi olmama gibi bir şansının olmadığını belirten Eker, çözüme yönelik atılan adımların geriye dönüşün AKP Hükümeti ve Başbakan Erdoğan'ın sonunu getireceğini söyledi. Eker, "Başbakan'ın tekrar bu sürece yönelik geriye dönmesi söz konusu olamaz. Geriye atılacak tek adım Başbakan'ın felaketini getirecektir. Süreç başarıya ulaşmak zorundadır. Geriye döndüğü zaman felaket olur, bunu yorumlamak bile istemiyorum. Yani Türkiye adına felaket olur. Süreç mutlaka başarıyla son bulmalıdır, barış sağlanmalıdır" dedi.

'Meclis'te olması şaşırtmamalı'

Çözüm sürecinin en etkili isminin Öcalan olduğunun altını çizen Eker, "En büyük aktör Öcalan'dır. Öcalan olmadığı zaman hükümet istediği kadar istekli olsun bir çözüme varamaz. Sonuç alması mümkün değildir" diye kaydetti. Son olarak Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılmasının önemine de değinen Eker, Öcalan'ın Meclis'te olmasına kimsenin şaşmaması gerektiğini savunarak, kendisini Meclis'te görmek istediklerini söyledi.

DİHA/MUŞ