Avrupa Parlamentosu’nda 5 ve 6 Aralık tarihlerinde düzenlenen Kürt konferansının sonuç bildirgesi açıklandı. Bildirgede, ABD, AB ve BM’den Öcalan’ın derhal serbest bırakılması için Türkiye’ye baskı yapması istendi. Bildirgede Ortadoğu’da Kürtlerin büyük aktör olarak tanınmasının önemine vurgu yapıldı.

Avrupa Parlamentosu’nda 5-6 Aralık’ta 15’incisi düzenlenen ve ‘AB, Türkiye ve Kürtler’ ana başlığını taşıyan konferansta Kürt sorununu çözümü için Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması ve siyasi çözüm için uluslarlarası güçlerin Türkiye’ye baskı yapması istendi. Eylemde, HDP Milletvekili Leyla Güven’in Öcalan’a yönelik tecridine karşı 2’inci ayına giren açlık grevi de selamlandı.

Beş panel halinde yapılan konferansta 30 dolayında konuşmacı yer aldı. Belçika’nın başkenti Brüksel’deki konferans, Avrupa Birliği Türkiye Yurttaş Komisyonu’nun (EUTCC) öncülüğünde,  Avrupa Birleşik Solu - İskandinav Yeşil Solu (GUE/NGL), Yeşiller-Özgür Avrupa İttifakı ve Avrupa İlerici Sosyalist ve Demokratlar İttifakı’nın desteği ile yapıldı.

Türkiye’deki insan hakları durumu, Öcalan’a yönelik tecrit, Ortadoğu krizi, Türk devletinin Kuzey Suriye’deki işgalleri ve Kürtlerin bir istikrar ve barış unsuru olarak sunduğu demokratik çözümler bu yılki konferansın temel konuları oldu.

Kürtlere destek küresel barışa katkı

Konferansın sonuç bildirgesinde EUTCC; Kürt halkının Ortadoğu’da istikrarın güçlendirilmesinde siyasi bir aktörü haline geldiğini belirtti. Kürtlerin Ortadoğu’da barış ve istikrar özlemlerinin desteklemenin küresel barışa katkıda bulunacağını kaydeden EUTCC, “Zira bölgede birbirine bağlı farklı çatışmaların küresel karakteristik özellikler ve uzantıları var” dedi.

Yeni bir perspektif gerekli

EUTCC, “Avrupalı ve küresel aktörlerin Kürtlerin ilgilendiren siyasi perspektiflerinde değişiminin aciliyet arz ettiğini” belirterek, bu güçlerden Kürt halkını Ortadoğu’da büyük bir aktör ve taraf olarak tanımasını istedi. Bildirgede, “Kürtler barış ve istikrar için mücadele eden devletsiz bir aktör” olarak değerlendirildi.

12 Maddelik talep listesi

Konferans katılımcıları taleplerini 12 madde halinde şöyle sıraladı:

  • EUTCC, Avrupa kurumlarını, AB’ye üye devletleri, Birleşmiş Milletler’i, Papa Francis’i ve ABD’yi, Abdullah Öcalan’ın derhal serbest bırakılması için Türk hükümetine baskı yapmaya çağırır.
  • EUTCC, Avrupa Konseyi’ni Türkiye’nin Abdullah Öcalan’a yönelik tecride ilişkin uluslararası hukuka uymaya zorlanması için diplomatik, siyasi ve hukuki tedbirler almaya davet eder. Ayrıca İşkenceyi Önleme Komitesi’nden (CPT) Abdullah Öcalan’ı ziyaret etmek üzere İmralı’ya derhal bir heyet göndermesini talep eder.
  • EUTCC, Türk hükümetini Abdullah Öcalan’a yönelik tecride son vermeye ve Sayın Öcalan’ın siyasi bir rehine olarak ele alınmaya davet eder ve Türk Devleti ile Kürt halkının temsilcileri arasında barış müzakerelerinin yeniden başlamasını talep eder.
  • EUTCC, Abdullah Öcalan’a yönelik tecridi protesto amacıyla açlık grevi yapan HDP’li tutsak vekil Leyla Güven ve tüm diğerlerini selamlar, dayanışmasını ifade eder.
  • EUTCC Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Selahattin Demirtaş’ın derhal serbest bırakılması kararı ile Avrupa Konseyi’nin daha önce bu yönlü bir çağrısını tanır (...) Figen Yüksekdağ ve diğer siyasi tutsaklara ilişkin de benzer tedbirler alınması gerektiğini düşünür.
  • EUTCC, Avrupa Adalet Divanı’nın Avrupa Birliği terörist örgütler listesinde PKK’yi tutmaya devam etmesi kararlarını iptal etmesini memnuniyetle karşılar. EUTCC Avrupa Birliği’nin PKK’yi listeden çıkarmaya çağırır.
  • EUTCC, Avrupa Birliği’ni, Birleşmiş Milletler’i, Avrupa Konseyi’ni, ABD’yi, Rusya Federasyonu’nu ve İslam Devleti’ne (DAİŞ) karşı Uluslararası Koalisyonu, Efrîn’in Türkiye tarafından işgalini Suriye toprakları ve uluslararası normların açık bir şekilde ihlali olarak değerlendirmeye, Türkiye’nin Efrîn ve işgal ettiği diğer yerlerde uyguladığı demografik değişimi kınamaya ve bu bölgelerden Türkiye’nin derhal çekilmesini istemeye çağırır.
  • EUTCC, AB’ye üye devletler ve Birleşmiş Milletler’i Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ni Suriye’deki çatışmanın siyasi çözümüne doğru bir ilk adım olarak tanımaya çağırır.
  • Türk hükümetinden 31 Mart 2019’da öngörülen yerel seçimlerin özgür ve eşit koşullarda yapılmasını güvenceye almasını ister, Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler’i Türkiye’nin uluslararası hukuki zorunluluklarına uymasını güvenceye almak için seçimler öncesi heyetler göndermeye davet eder.
  • EUTCC, Kürt kadınlarını Ortadoğu’nun demokratikleşmesinin modeli olarak, toplumsal, siyasi, yönetim ve ekonomi alanlarında barış ve demokrasinin inşasında oynadığı aktif ve özerk çabalarında dolayı kutlar.
  • EUTCC, Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi’ni, uluslararası hukukun açık ihlalini teşkil eden Türk devletinin Irak Kürdistan bölgesindeki hava saldırıları ve işgaline son vermesi için baskı yapmaya davet eder
  • EUTCC, Avrupa Parlamentosu’nun Zübeyir Aydar’ın parlamentodaki konferansımızda söz almasını engelleyen ani ve keyfi engelleme kararından üzüntü duyar ve kınar. Bu üzüntü verici eylem, ifade özgürlüğü, barış ve demokrasi arayışının inkarıdır.
   

 ANF/BRÜKSEL

 
 

Öcalan çözümün anahtarıdır

 

ERKAN GÜLBAHÇE  /   BRÜKSEL

Belçika’nın başkenti Brüksel’de Avrupa Parlamentosu’nda   düzenlenen iki günlük Kürt konferansının katılımcıları, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin bir an önce kaldırılması, PKK üzerindeki yasağı ve kriminalizasyon politilaranın son bulmasını istedi. Konferansta EUTCC Genel Sekreteri Michael Gunter, Prof. Dr. David Romano, İsveç Sol Partisi Dışilişkiler Bölümü’nden Yekbun Alp ve İngiltere UNITE sendikasından Simon Dubbins gazetemize açıklamada bulundu.

  Prof. Dr. David Romano  

Öcalan’ın düşüncelerinden korkuyorlar

Simon Dubbins: “Ortadoğu’da Kürtlerin oynadığı hayati rolü herkese göstermemiz lazım. Öte yandan hiç kimsenin uzun süreden beri Öcalan ile bir kontağı olmadığını biliyoruz. Tecrit ve Öcalan’ın tutulduğu koşullar kabul edilemez. Onun en basit insani hakları bile ihlal ediliyor. Türkiye sadece bir insanı tecrit etmiyor, onun fikirlerini ve ideolojisini de tecrit ediyor. Bu da Türkiye’nin onun fikirlerinden korkusunu gösteriyor. Öcalan’ın ortaya koyduğu pozitif fikirlerden korkuyorlar. İngiltere’deki kampanyamız gelişiyor. Hemen hemen bütün konfederasyonlara ulaştık, destekliyorlar. Siyasi partilere de gideceğiz. Gelecek yıl da sendikalar büyük bir festival yapacaklar ve önemli bir alanı Öcalan’a ayıracak. Berlin’deki sendikalarla da görüştük. Orada da anlattık bu kampanyayı.”

  Michael Gunter  

Michael Gunter: “ABD 3 PKK yönetici hakkında aldığı kararla kendisini Türkiye’ye güzel göstermeye çalışıyor.  ABD’deki istihbaratçılarla konuştum ve dedim ki, ‘PKK’yi listeden çıkarmalısınız’ ama beni dinlemediler bile. Bence onlar yeterince akıllı değil. Bu siyaset değişmeli. Benim argümanlarımdan biri PKK ve Türkiye’nin Kürt açılımınaydı. Birbirleriyle müzakere ediyorlardı. Türkiye bu müzakereyi yapabiliyorsa neden ABD, PKK ile müzakere etmesin? En güçlü ülke ise ABD, PKK’ye bu kadar kötü davranmasına gerek yok. PKK’yi ‘terör örgütleri’ listesinden çıkarması gerekiyor. ABD, Türkiye’ye müzakereye dönmesi için cesaret vermeli. Eğer ABD en güçlü ülke olarak PKK’yi listeden çıkarabilirse, Türkiye’de bunu takip edebilir. Bizim Türkiye’ye kesinlikle doğru yola gitmesi için mutlaka cesaret vermemiz lazım.”

Prof. Dr. David Romano: “Kürtler, Erdoğan’ın yönetimi altında şu anda çok kötü bir durumda. Özgürlükler ve demokrasi konusunda çok kötü gerileme yaşanıyor. Oluşumu yıllarca süren kurumların bir gecede yıkıldığını görüyoruz. Bu hem Kürtler hem de diğer herkesin geleceğe olan umudunu yıkıyor. Kürtlerin tüm hakları gasp edilmiş durumda ve bence durum yeterince iç açıcı değil. ABD’nin 3 Kürt yöneticinin başına ödül koyması da Türkiye için alınan bir karar. Ancak şunu söylemek gerekiyor: PKK, DAİŞ’e karşı savaştı.”

Yekbun Alp: “Bu konferansta gördük ki, en önemli nokta PKK’nin ‘terör örgütleri’ listesinde olmasıdır ve dönünce buradaki 3 kişilik delegasyon olarak İsveç Parlamentosu’nda iki esas üzerinde konferans düzenlemeye karar verdik. Birincisi, terörün tanımına ilişkin olacak. Türkiye’nin yaptıkları terör ama listede yok. AB’nin bunu kabul etmesi de mültecilerle ilgili yapılan şantajdır. AB ve İsveç Türkiye’ye para gönderiyor. O nedenle açık bir terör tanımı yapmayı hedefliyoruz. Adalet Divanının verdiği karardan bahsedildi bu konferansta. PKK bu listeden kesinlikle çıkmalıdır. Bence Öcalan çözümün anahtarıdır. Türkiye’deki hapishane sorunlarının çözümü de İmralı’dan geçer. Kürt halkının Önderi olarak kabul ettiği Öcalan özgür olmalıdır. Açlık grevlerine de destek veriyoruz.”