EREM KANSOY / LONDRA


Avrupa Birliği Türkiye Yurttaş Komisyonu (EUTCC) Şubat ayı ortasında bir hafta boyunca tanıklık ettikleri insan hakları ihlallerini raporlaştırdı. 

EUTCC Üçüncü İmralı Delegasyonu’nun 13-19 Şubat arasında Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyareti içeren 30 sayfalık raporda AKP iktidarının insan hakları ihlalleri ve baskıları detaylarıyla aktarıldı. Raporda, HDP’li vekiller ve belediye eşbaşkanlarının tutuklanması, HDP ve DBP’ye yönelik binleri kapsayan gözaltı furyası, tutuklanan gazeteciler, akademisyenler, kapatılan basın kuruluşları gibi birçok hususa dikkat çekildi. 

Cezaevlerine gidiş yasak

Heyetin, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ı İmralı’da ziyeret etmek üzere günler öncesinden yaptığı başvuru Adalet Bakanlığı iznine takılmıştı. Raporda İmralı ziyareti ile ilgili kısımda “Barış sürecinde bir taraf olarak kabul edilen ve son 18 yıldır, insanlığa yakışmayacak şekilde izole edilerek, İmralı adasında tutsak tutulan Kürt Özgürlük Hareketi lideri Sayın Öcalan ile görüşme talebimize Adalet Bakanlığı maalesef cevap dahi vermedi” denildi. 

Adalet Bakanlığı, delegasyonun Edirne Cezaevi’nde tutulan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ı ziyaret için yaptığı başvuru talebini de reddetti. Raporda, AKP hükümeti ve Erdoğan’ın devletin tüm olanaklarını kullanarak, HDP ve BDP’ye karşı haksız şekilde saldırı düzenlediği, hukuksuz şekilde yaptırımlara gittiği detaylandırıldı. 

Raporda, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecride de ayrı bir başlık altında yer verildi: “On yılı aşkın sürekli olarak Kürt halkına barışçı bir siyasi çözüm çağrısında bulunan Abdullah Öcalan açık bir şekilde susturulmaya çalışılıyor. İzole ediliyor. Türk yetkililer Kürtleri susturmak ve üzerlerinde baskı kurmak için ellerinden gelen her şeyi yaparken ayrıca İmralı cezaevinde insanlık dışı koşullarda tutsak edilerek avukatları ile olan yasal görüşme hakkını bile yerine getiremeyen Abdullah Öcalan’ı da bu şekilde susturmaya ve izole etmeye çalışıyorlar. Türk hükümetinin 2015 baharında barış görüşmelerinin sonuna gelmesi üzerine, Sayın Öcalan neredeyse tamamen tecrit rejimine tabi tutuldu.”