Asrın Hukuk Bürosu avukatları, müvekkilleri Abdullah Öcalan’a 20 günlük hücre cezası uygulandığını açıkladı. Avukatlar AİHM ve CPT başta olmak üzere insan hakları ve hukuk kuruluşlarını göreve çağırdı.
Öcalan’ın avukatlarıyla görüşmesi 27 Temmuz 2011 tarihinden bu yana engellenirken, İmralı Cezaevi’nde Öcalan’a yönelik 29 Kasım 2011 tarihinde 20 günlük hücre cezası verildiği ortaya çıktı. Asrın Hukuk Bürosu Öcalan’a yönelik tecrit ve hücre cezasına ilişkin dün yazılı açıklama yaptı. Öcalan üzerindeki tecrit koşullarının son dönemlerde ağırlaştırıldığı ve daha kapsamlı hale getirildiği belirtilen açıklamada şöyle denildi: „Müvekkilimiz Sayın Abdullah Öcalan ile haftalık olağan görüşmelerimiz 27 Temmuz’dan beri değişik gerekçelerle engellenmekle beraber müvekkilimiz Sayın Öcalan’ın, mektup ve telgraf yoluyla iletişim kurmasına da izin verilmemektedir. İçerisinde bulundukları son durumu öğrenmek için kendisine en son gönderdiğimiz 16 Kasım 2011 tarihli (kendisine verilip verilmediğini bilmediğimiz) mektuba da cevap almış değiliz. Müvekkilimiz Sayın Öcalan’a telefon hakkı tanınmadığı ve yazdığı mektuplar da gönderilmediğinden dış dünyayla tüm bağı koparılarak, tam bir tecrit içinde tutulmaktadır. Müvekkilimiz Sayın Öcalan ve orada tutulan diğer 5 müvekkilimizle 5 aydır görüştürülmediğimiz için kendilerinden ve içerisinde bulundukları koşullardan haberdar olamamaktayız. En son müvekkilimiz Sayın Cumali Karsu’nun yazmış olduğu bize ulaşan fakstan, İmralı Cezaevi’ne sonradan getirilen 5 müvekkilimizin önceki cezaevlerinde almış oldukları disiplin cezalarının (bazı etkinliklere katılmaktan alıkonulmak) uygulamaya konulduğu ve müvekkilimiz Sayın Öcalan’ a ise ‘hücre cezası‘ verildiğini, bu durumun 29 Kasım 2011 tarihinden başlayarak devam ettiğini öğrendik.

Ceza 2009 yılına ait

Ancak cezaevi yetkililerinden şifahen aldığımız bilgiye göre; müvekkilimiz Sayın Öcalan’ a 2009 yılında verilmiş olan 20 günlük hücre cezası 29 Kasım 2011 tarihinden itibaren uygulamaya konulmuştur. Müvekkilimiz Sayın Öcalan’ın avukat ve aile görüşmeleri dışında herhangi bir yolla iletişim kurma olanağı da bulunmadığından uygulamaya konulan bu hücre cezasından, bittikten sonra haberdar olabildik. Dolayısıyla bu uygulamalara karşı hukuk yollarına başvurma olanağımız ortadan kaldırılmış, bu temelde Sayın Öcalan’ın savunma hakkı yine ihlal edilmiştir.“


Fiili işkence yasallaştırılıyor
Açıklamada devamla „İktidar tarafından hazırlanan kişiye özel bir kanun teklifiyle, fiili olarak uygulanan bu insanlık dışı işkence anlamına gelen ağırlaştırılmış tecrit koşulları yasallaştırılmaya çalışılmaktadır. Yine evrensel hukukun genellik ve eşitlik ilkelerine aykırı olarak müvekkilimiz Sayın Abdullah Öcalan’a yönelik hazırlanan bu kanun teklifi ile zaten kısıtlı olan savunma hakkını tamamen ortadan kaldırmaktadır. Müvekkilimiz Sayın Abdullah Öcalan’ın en temel haklarını bile siyasi malzeme ve şantaj konusu yapan, savunma hakkını ortadan kaldıran ve fiili olarak uyguladığı işkenceyi yasallaştırmaya hazırlanan devlet ve hükümet yetkililerini bir an önce tecrit politikasına son vermeye çağırıyoruz“ denildi.

İnsan hakları kurumlarına çağrı



Açıklamada, kamuoyuna, insan hakları kurumları ve devlet yetkililerine ise şu çağrı yapıldı: „Başta AİHM ve CPT olmak üzere tüm hukuk ve insan hakları kuruluşlarını, devlet ve hükümet yetkililerinin hukuku ve insan haklarını hiçe sayarak müvekkilimiz Sayın Öcalan’a uyguladığı insanlık dışı işkence anlamına gelen ve demokratik çözüme, barışa hizmet etmeyen tecrit politikasına karşı etkili girişimlerde bulunmaya çağırıyoruz.“


İSTANBUL




Gerekçe aynı: Gemi bozuk!


Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın ailesi de AKP Hükümeti tarafından uygulanan tecrit nedeniyle 12 Ekim’den bu yana Ada’ya gidemiyor. Öcalan’ın ailesinin Bursa Cumhuriyet Savcılığı’na yaptığı başvuru da reddedildi.
İki ayı aşkın süredir görüşe götürülmeyen Öcalan ailesinin Ada’ya gitmek üzere Cuma günü Bursa Cumhuriyet Savcılığı’na yaptığı başvuru reddedildi. Dün gerçekleşmesi beklenen olağan aile görüşüne izin verilmemesinin gerekçesi ise tanıdık: „Gemi bozuk.“

Son görüşme 12 Ekim’de
Avukatları ile 27 Temmuz’dan itibaren görüştürülmeyen Öcalan’ın aile görüşü 2 ayı aşkın süredir keyfi gerekçelerle engelleniyor. Mehmet Öcalan en son 12 Ekim’de kardeşi ile İmralı’da görüşebilmişti. Oysa, İmralı’daki tutsakların ayda 2 defa yakınlarıyla görüşme hakkı bulunuyor. Öcalan’ın avukatları ise Çarşamba günü İmralı’ya gidebilmek için bugün tekrar başvuru yapacak.
Abdullah Öcalan’ın avukatlarının Ada’ya gitmeleri de tam 160 gündür engelleniyor.

Aileler Ankara’da

Öte yandan tecride karşı bedenlerini açlığa yatıran tutsakların yakınları da bugün Ankara’da olacak. Cezaevindeki PKK ve PAJK’lı tutsaklar, 1 Aralık’tan itibaren Öcalan’a yönelik tecride, askeri ve siyasi kırıma karşı açlık grevinde. Eylem, Roboski katliamı ardından dönüşümsüz-süresiz açlık grevine çevrildi. Tecride karşı harekete geçen tutuklu yakınları Adalet Bakanlığı ile görüşerek tecride son verilmesini talep edecek. Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Dernekleri Federasyonu(TUHADFED) üyeleri, „Öcalan’ın koşullarının düzeltilmesi, askeri ve siyasi operasyonlara son verilmesi ve müzakere sürecinin tekrardan başlatılması„ talebiyle bugün Ankara’da olacak. Tutuklu yakınları Ağrı, Siirt, Muş, Amed, Adana, Mersin, İzmir ve İstanbul’dan dün araçlarla yola çıktı. Bakanlığın henüz görüşme talebine yanıt vermediğini belirten TUHADFED Başkanı Zübeyde Teker, sivil toplum örgütlerine duyarlılık çağrısı yaptı.