AKP-MHP faşizmi ağırlaştırılmış tecrit uygulasa da Öcalan’ın düşüncelerine dünyanın farklı ülkelerinde akademisyenler, hukukçular, sivil toplum örgütü temsilcileri sahip çıkıyor. Son olarak 100’e yakın kişi, Amerika kıtasında Öcalan’ın özgürlüğü için Pan-Amerika İnisiyatifi’ni kurdu.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü talep etmek ve dünyadaki halklar arası dayanışmayı güçlendirmek amacıyla ‘Abdullah Öcalan’a Özgürlük Pan-Amerika İnisiyatifi’ kuruldu.
ABD’nin Kalifornia Üniversitesi’nden Antropoloji Profesörü Marisol de la Cadena, Miami Üniversitesi’nden Prof. Ralph Heyndels, Arjantin Buenos Aires Üniversitesi’nden Prof. Juan Wahren, Ekvador Andina Simón Bolivar Üniversitesi’nden Cristina Burneo Salazar gibi isimlerin de aralarında olduğu Pan-Amerika Girişimi, Öcalan’ın 70’inci yaş günü olan 4 Nisan’da kuruldu. Ancak İnisiyatifin kuruluşu, 16 Nisan’da dünya kamuoyuna duyuruldu.
Kuruluş metninde, Şili, Meksika, Arjantin, Peru, ABD, Ekvador, Brezilya, Kanada, Kolombiya, Venezuela, Bolivya, Salvador ve Uruguay’dan 93 ilk imzacının, imzası var. Bunlar siyasetçiler, akademisyenler, insan hakları savunucuları, sivil toplum örgütü temsilcileri, hukukçular, aktivistler ve aydınlardan oluşuyor.
Merkezi Almanya’nın Köln kentinde bulunan ‘Öcalan’a Özgürlük-Kürdistan’da Barış Uluslararası İnisiyatifi’nin işbirliğiyle kurulan Pan-Amerika Girişimi, Kuzey, Orta ve Güney Amerika’yı temsil ediyor.
İnisiyatifin amaçları
Pan-Amerikan İnisiyatifi’nin amacı şöyle: “15 Şubat 1999’da Nairobi, Kenya’dan kaçırıldığından beri İmralı Ada Cezaevinde tutulan Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü açığa çıkarmak.”
Öcalan üzerinde 2011’den bu yana uygulanan ağırlaştırılmış tecride dikkat çeken Girişim, tecride karşı dünya genelinde ve cezaevlerinde binlerce kişinin açlık grevinde olduğunu hatırlatıyor.
İnisiyatif açıklamasında “Bu grev Öcalan’a uygulanan sert izolasyonun sona ermesini istemekte ve Türkiye genelinde uygulanan baskıcı politikaları da bertaraf etmeyi amaçlamaktadır” ifadesini kullandı.
Yüksek kalibreli bir düşünür
Öcalan’ın sadece sosyal ve politik bir lider değil; aynı zamanda “yüksek kalibreli bir düşünür” olduğunun altını çizen İnisiyatif, şu ifadeleri kullanıyor: “Öcalan, hapishaneden önce ve sonra, felsefeye, politikaya, tarihe, Kürt halkının özgürlüğünü ve kendi kaderini tayin etme mücadelesini geliştirmede oldukça etkili olmuştur. Ekolojik toplum, kadınların özgürleşmesi ve yönetimin özünün yeniden yapılandırılması hakkındaki fikirleri, dünyanın dört bir yanındaki insanları etkiledi ve ilham verdi. Kuzey Suriye’nin Rojava bölgesinde devam eden demokratik özerklik projesinin temeli olarak hizmet etti.”
Pan-Amerikan İnisiyatifi, kuruluş amacının aynı zamanda halklar arası dayanışmanın güçlendirilmesi olduğunun altını çiziyor: “Kuruluş amacımız yalnızca Kürt Özgürlük Hareketi’nin barış ve demokrasi mesajını yayma değil aynı zamanda halkların dünyadaki mücadelelerinde dayanışmasını güçlendirmek ve daha da önemlisi Kürt özgürlük hareketi ve Amerika’da var olan zengin çeşitlilikteki özgürlük mücadelelerinin karşılıklı birbirini güçlendiren ilişkisine dayanır.
İnisiyatifin kuruluş metninde ise şu ifadeler yer aldı: “Abdullah Öcalan, Kürt halkının çoğunluğu tarafından tartışmasız lider olarak görülüyor. Bu durum, izole bir Türk cezaevinde siyasi bir tutsak olarak 20 yıl geçirdiği düşünüldüğüne tuhaf karşılanabilir. Ancak şu var ki, Öcalan’ın politik mücadelesi, 1999’da Nairobi’den kaçırıldıktan sonra yeni bir aşamaya girdi.
Öcalan’ın etkisi ve faaliyeti, Türkiye’de iç savaşı önleyen temel neden olarak kabul ediliyor. Onun cezaevi yazıları demokratik modernitenin politik teorisine ve Demokratik Konfederalizm’in politik pratiğine ilham verdi. Dünyanın her yerinden düşünürler ve eylemcilerle dialogda olan Öcalan, feminizm, ekoloji ve demokratik sosyalizmi bir araya getirerek, özgürlükçü fikirlerin pek mümkün olmayan sentezini üretmeyi başardı. Demokratik ulus ve özerklik konusundaki teorik ısrarı, etnik milliyetçilik ve politik zor örgütlerini dışlayan çok etnikli Ortadoğu projesine muhtemelen en önemli katkıdır. Rojava’daki devrimi, arkasındaki bu felsefeyi bilmeden anlamak mümkün değildir. Ancak Öcalan sadece zeki bir demokrasi teorisyeni ve Türkiye’deki insan hakları mücadelesinin sembolü değildir. O aynı zamanda, Kürt halkının çoğunluğunun tartışmasız lideridir. Türkiye ve Suriye’deki Kürt sorununun çözümü, onun geleceğine yakından bağlıdır. Hem Türkiye hem de Suriye’de demokratikleşme ve barış umudunun yanında, bu bölgelerde demokratik ve çok etnikli bir proje umudu Abdullah Öcalan’ın kaderi ile yakından bağlantılıdır. Abdullah Öcalan’a Özgürlük Pan-Amerika İnisiyatifi, Öcalan ve diğer tüm siyasi tutsakların özgürlüğünü talep etmek ve ayrıca Türkiye’deki demokratikleşme sürecine siyasi baskı uygulamak amacıyla toplumsal hareketlerin, seçkin aydınların ve siyasi liderlerin oluşturduğu bir girişimdir. Her iki Amerika kıtasındaki mücadelemiz Öcalan’dan ilham alıyor ve girişimlerimizi Kürt halkının çabaları ve başarıları ile örmeye çalışıyoruz. Pan- Amerika İnisiyatifi kendini, halk çalışmaları, lobi ve halkla ilişkiler aracılığıyla Abdullah Öcalan ve Kürt halkının durumu hakkında farkındalık yaratmaya adadı.”
ANF/HABER MERKEZİ