Şengal Diaspora Meclisi’nin 5 yöneticisi, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki ağır tecridin bir an önce son bulması ve Şengal’in özerkliğinin uluslararası alanda tanınması amacıyla Avrupa Birliği bürokrasisinin merkezlerinden Strasbourg’ta 23 Ağustos’tan beri açlık grevinde. 

Êzîdî Kürtlerin bu açlık grevini gerçekleştirmesi ise olaya çok daha farklı bir anlam katıyor. 

Zira başta Türk devleti olmak üzere sömürgeci güçlerin Êzîdî halkı üzerindeki sınırsız baskısının yanı sıra tarih boyunca dini çelişkiler nedeniyle karşılaştıkları baskılar karşısında Êzîdîler, Öcalan’ı çok farklı bir şekilde değerlendiriyor. 

Êzîdî Kürtler, Öcalan’a bir vefa borçlarının olduğunu düşünüyor. 1954 Mardin Midyat doğumlu, Peşimam Ekrem’in de açlık grevine katılmasını sağlayan işte bu bağlılık ve vefa borcu… 


‘Öcalan dışında kimse Êzîdîleri görmedi’

Peşimam Ekrem, Êzîdîlik dininin en üst kurumu olan “peşimamlık” vasfına sahip. Yani Êzîdîlik dininin rehberlik makamından. Êzîdîlik inancının en üst makamına üye. Onun halka öncülük yapma görevi var. 

1954 Mardin Midyat doğumlu. 40 seneden beri Almanya’da yaşıyor. 14 yaşındayken ailesi ile Almanya’ya yerleşmiş, Bielefeld kentinde yaşıyor. 

“İlk günden beri Êzîdî halkına dini anlamda hizmet ve öncülük yapmaktayım” sözüyle toplumuna karşı sorumluluğunu dile getiriyor. 

Hangi duygu ve düşüncelerle açlık grevine katıldığını Peşimam Ekrem şöyle anlatıyor:” Êzîdî inancında kendine eziyet çektirmek, kendini aç bırakmak ya da bile bile ölüme yatmak günah. Buna rağmen tarihin bize yüklediği sorumluluk ve görev bilinci ile bizler burada bu tarihi eylemi başlattık. Ortada haksızlık, zulüm ve zor var. Bu nasıl kabul edilir ki? Yüzyıllardır Êzîdîler inançlarından dolayı insani muamele görmedi. İnsan yerine konmadı. Şu ana kadar ne bir devlet, ne de bir lider Êzîdîlere el uzattı. Bunu ilk gerçekleştiren Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’dır. Eğer Êzîdîler yeniden tarih sahnesine çıktıysa bu Sayın Öcalan’ın sayesindedir. Biz Êzîdîler Öcalan’a güvendik ve inandık. Onu önder olarak kendimize seçtik. Şengald’de Êzîdîler katliamla yüz yüze bırakılmışken, kızları kadınları kaçırılırken, canını ortaya koyarak Êzîdîlerin yardımına gelen kişiler, Abdullah Öcalan’ın felsefesi ile yoğrulan Kürt gençleriydi. Eğer bir katliam önlendiyse bu Sayın Öcalan sayesindedir. Biz Êzîdîler olarak kimseye borçlu kalmak istemiyoruz. Bugün Kürt Halk Önderi’ne bu borcumuzu ödemek için açlık grevine bedenimizi yatırıyoruz. Biz Êzîdîlere bu fedakarlığı yapanlara karşı bir vefa borcudur.” 


‘Barışın sigortası’

Öcalan’ı Ortadoğu’da barışın sigortası olarak gördüğünü ifade ediyor Peşimam Ekrem. Tres Sainte Trinite Kilisesi önünde 

8 günden beri açlık grevinde olan Peşimam Ekrem’in son mesajı şöyle: “Ortadoğu’da halklar ilk defa Öcalan sayesinde kendisini ifade etme şansı buldu. Öcalan’ı Ortadoğu’nun üzerinde aydınlık saçan bir güneş olarak gördüğüm için açlık grevine katıldım. Kendine insanım diyen, ya da kendini Kürt olarak adlandıran, özellikle de Êzîdî halkımıza bir çağrım var. Bugün burada az insan ile değil daha büyük bir kitleyle eylem yapmalıydık. Strasbourg kentini, Kürt şehrine çevirmeliydik. Kaderimiz bir ise kurtuluşumuz birlikte olur. Mücadelemizi ortaklaştırıp eylemlerimize güçlü katılırsak hiç kimse önümüzde duramaz. Barbarlara karşı gençlerimiz din, dil mezhep ayrımı yapmadan ortak mücadele ediyor. Kanları birbirlerine karışıyor. Bizim de mücadelede terimizi birbirimize katmamız gerekiyor. Êzidxan’a bir peşimam olarak bir çağrım var. Bu mücadeleye sıkı sıkıya sarılsınlar. Tek kurtuluşumuz, Kürt Özgürlük Mücadelesi etrafında toplanmaktan geçiyor.”   


‘Sonuç alıncaya kadar eylemdeyim’

51 yaşındaki Bozo Bacinî de açlık grevine katılan bir başka Êzîdî yöneticisi… Almanya’nın Lahr kentinden eyleme katılmış. Türk devletinin baskılarından dolayı 1987’de Almanya’ya gelmek zorunda kalmış. 

Gerisini Bozo Bacinî’den dinleyelim: “Êzîdî olduğumuz için baskılar artınca Almanya’ya göç etmek zorunda kaldım. Almanya’ya geldiğimden beri çalışmalarımı sürdürüyorum. Lahr Êzîdî Evi’nin sorumluluğunu yürütüyorum. Şengal Diaspora Meclis üyesi ve aynı zamanda yönetimindeyim. Mardin’e bağlı Bacinî köyümüzün bir meclisi var. Aynı zamanda bu meclisin yönetiminde yer alıyorum. Almanya Sosyaldemokrat Partisi’nin üyesi ve çalışanıyım. Eylül’ün 11’inde bizim orada seçimler var. Ben bu seçim çalışmalarını bırakıp buraya geldim. Çünkü şunu biliyorum ki Sayın Öcalan’ın tecridi demek, Kürt halkının tecridi demektir. Öcalan özgür olmadan Kürt halkı özgürlüğünü elde edemez. Bu eyleme gelmekle Öcalan’ın üzerindeki tecridi protesto etmek ve aynı yamanda Şengal’in statüsünün kabulü için buradayım. Çünkü Şengal bir statüye kavuşmadan Êzîdîler rahat edemez, kendini savunamaz. Şengal katliamından sonra hala kayıp Êzîdî kızları var. Sesimizi Avrupa’ya duyurmak için açlık grevine katıldım. Ben şunun farkına vardım, Öcalan’ın felsefesi insanlık felsefesi birlik beraberlik ve eşitlik felsefesi. Felsefesinde ölme, öldürme, ezme ve sömürme yoktur. CPT ve Avrupa Konseyi’ne sesimizi duyurmak istiyoruz. Kürtlerin Öcalan’a ihtiyacı var. Öcalan Kürtlerin önderidir.”

Bacinî sonuna kadar eylemde bulunacağının sözünü veriyor ve şunları ekliyor: İyi bir sonuç aldığımız zaman bir bayram havası ile mutluluk ve huzur içerisinde eyleme son vereceğim. Önemli bir süreçten geçiyoruz. Herkes bu bilinçle hareket etmeli. Bu eylem sonuna kadar götüreceğimizi dile getirmiştim. Moral ve motivasyonumuzun daha yükselmesi için Kürt halkı ve dostlarından bizi ziyarete gelmelerini bekliyorum. İnsanım diyen herkesi bu eylemi sahiplenmeye çağırıyorum.


Tecrite karşı Atina’da açlık grevi

Yunanistan’ın başkenti Atina’da Yunanistan Halk Meclisi’nin çağrısıyla “Öcalan’ın özgürlüğü özgürlüğümüz, sağlığı sağlımızdır” şiarıyla 5 gün sürecek ve bir mitingle sonuçlanacak açlık grevi eylemi dün sabah saatlerinde parlamentonun önünde başladı. Tertip Komitesi, CPT önünde Şengal Diaspora Meclisi tarafından yapılan eylemle ortaklaşmak amacıyla eylemi organize ettiklerini belirtti.

Eylem çadırında ‘Öcalan’a özgürlük’ pankartı açan eylemciler, hazırladıkları bildiriler ve Öcalan’ın Atina Savunması’nı gün boyu dağıttı.  n ATİNA


CPT ile görüşüldü

CPT ve Avrupa Konseyi’nin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecride karşı harekete geçmesi talebiyle Şengal Diaspora Meclisi’nin Strasbourg’ta yaptığı açlık grevi kapsamında açlık grevi eylemcileri dün CPT Genel Sekreteri Jeroen Schokkenbroek ile görüştü. Şengal Diaspora Meclisi Eşbaşkanı Fikret İgrek, Schokkenbroek’e Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecrit ve 15 Temmuz darbe girişiminin kendilerinde büyük endişe yarattığını söyledi. İgrek hem tecrit, hem de  Şengal’in özerkliği talebine ilişkin Schokkenbroek’e 2 dosya sundu.

İgrek, CPT yetkililerinin kendilerinin kaygılarını anladıklarını bu konuda Avrupa Konseyi’nden (AK) yetkililerin iletişim bilgilerini verdiklerini söyledi. 



ERKAN GÜLBAHÇE/STRASBOURG