Öcalan’ın özgürlüğü büyük değişime yol açar
UNITE the Union Sendikası Uluslararası ve Araştırma Direktörü Simon Dubbins: “Öcalan’a Özgürlük Kampanyası’nı büyütürsek başarılı olacağımızdan ve Öcalan’ın serbest bırakılmasını sağlayacağımızdan ve bu sayede de bölgede büyük değişimler yaşanacağından en ufak bir şüphem yok.”
AYSEL AVESTA
LONDRA
AKP hükümeti Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a tecrit uygulayarak Kürdistan ve Türkiye’de krizi derinleştirmeye devam ediyor. Öte yandan da Öcalan’ın fikri dünya halkları arasında yaygınlaşmaya devam ediyor. Bunlardan biri de Britanya’da 2017 yılından 15 sendika tarafından desteklenen uluslararası bir dayanışma kampanyası olan ’Freedom For Öcalan-Öcalan’a Özgürlük Kampanyası’.
Kampanyanın amacı Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması da dahil, Kürt Hareketi’nin taleplerinin bütünüyle desteklenmesi. Kampanyanın en etkili yürütücüsü de altı milyon üyeli Unite the Union sendikası. UNITE the Union Uluslararası ve Araştırma Direktörü ve Öcalan’a Özgürlük Kampanyası Eşbaşkanı Simon Dubbins ile Tolpuddle Şehitleri Festivali’nde kampanyanın amacı, Öcalan’ı nasıl tanıdığı, geleceğe dönük planları üzerine konuştuk.
Bu kampanyayı başlatmaya neden karar verdiniz? Fikrin kaynağı ne?
İnsanlar uzun zamandır sanırım Türkiye ve Ortadoğu’da durumun kötü olduğunun farkındaydılar. Kürt halkının uzun süredir devam eden bir özgürlük, kurtuluş ve insan hakları mücadelesi verdiğini biliyorduk. Sendikal hareket olarak enternasyonal dayanışma tarihimizde köklü bir yere sahip. Bizim açımızdan Kürt siyasal hareketi çok benzer amaçları ve değerleri savunuyor: Kapsayıcılık, eşitlik, ayrımcılık karşıtlığı, demokrasi ve kadın hakları...
Dolayısıyla doğal olarak ilgilenmeye başladık, özellikle de Türkiye’deki durum kötüleşmeye başlayınca. O noktada dayanışmamızı neye odaklamamızın en iyi olacağını tartıştık ve gördük ki Öcalan merkezi bir nokta, meselenin odak noktası. Kendisi Kürt siyasi hareketinin lideri, Mandela ile birçok paralellikler var; 20 yıl boyunca onu toplumdan ayırmak, tecrit etmek amacıyla etrafı orduyla çevrili bir adada cezaevinde kalmak gibi. Yapmaya çalıştıkları şey, fikirlerinin önünü kesmek, gerçekten değişim getirebilecek bir hareketi engellemek. Sivil toplumla çok daha geniş kapsamlı, farklı birçok alanda dayanışmamız söz konusu elbet ama merkezi odak noktası Öcalan’ın serbest bırakılması, rolünü oynaması ve Ortadoğu’ya barış getirmesi.
Öcalan’a sizi çeken şey ne oldu? Siyasi görüşlerinde bu kadar önemli olan nedir?
Geleneksel soldan gelen bir insan olarak, yapmış olduğu şey, yani cezaevinden ürettiği eserler, bölge üzerine yaptığı analizler kesinlikle muazzam. Geçmişin kimi kısıtlarından kurtulabildi ve yeni şeyleri görebildi. Dedi ki; mesele sadece ayrılıkçılık değil, özerklik değil, aslında yurttaşlık hakları mesele, sınırlar mesele, siyasal yapının nasıl oluştuğu mesele. Ve bunu yaparak yalnızca Türkiye’de barışçıl bir çözüm için şans yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda, onun yaklaşımı çerçevesinde, barışçıl ve demokratik bir Ortadoğu görüyoruz. Bunu hiçbir yerde Rojava’dakinden daha iyi göremezsiniz. Rojava tam bir örnek bu konuda. Onun fikirlerinin uygulamaya konduğu bir yer.
İki yıldır devam eden kampanya ekseninde bundan sonra ne gibi çalışmalar yürüteceksiniz?
Nisan 2016’da başladık. Muazzam bir ilerleme kaydettik. Kampanyaya katılanlar ülkenin en büyük sendikaları. Konfederasyonumuz bile bu pozisyonu destekliyor, ‘Öcalan’a Özgürlük Kampanyası’nı destekliyor. Geçen yıl en büyük festivallerden birinin konusu bu kampanyaydı. Bu yıl da bir başka büyük işçi sınıfı festivalinde yine işlenecek.
İnsanların bu konuda farkındalık kazandığına, daha fazla anladığına ve daha fazla desteklediğine hiç şüphe yok. Ama şimdi çevrenize burada bakarsanız, Küba dayanışması, Filistin dayanışması, biz onlara göre yeni bir kampanya kalıyoruz. Ama şimdiden insanlar bize bu gündemin işçi hareketinin gündeminin parçası haline geldiğini söylüyorlar.
Dünyanın dört bir yanındaki diğer sendikalara ve uluslararası örgütlerden kampanya konusunda nasıl bir beklentiniz var?
Kampanyamıza katılmalarını istiyoruz. Şundan eminiz; sendikal hareketin değerleri, yani kapsayıcılık, ayrımcılık yapmama, kadın hakları, bunların hepsinin Kürt siyasal hareketini de değerleri olduğunu çok net biliyoruz ve söylüyoruz.
Ve nasıl ki enternasyonal dayanışmanın Güney Afrika’da değişimi getirdiğini, Kolombiya’da getirebileceğini, Küba’daki halka yardım ettiğini, geleceklerini belirleme haklarını koruduğunu gördüysek, bu kampanyayı büyütürsek başarılı olacağımızdan ve Öcalan’ın serbest bırakılmasını sağlayacağımızdan ve bu sayede de bölgede büyük değişimler yaşanacağından en ufak bir şüphem yok.