Öcalan’ın yoldaşları Barzani’yi işaret etmiştir

Fehim IŞIK yazdı —

1 Kasım 2020 Pazar - 20:08

  • “Bugün 26 Ocak. Kobanê artık özgür. Saat 3’e 10 dakika var” sözleriyle ilan eden YPG savaşçısının hemen ardından Kürt halkına savaş ilan eden Erdoğan, o savaşı bugünlerde çok daha kirli biçimde sürdürüyor.

Tüm dünya 1 Kasım Kobanê Günü’nde bir kez daha alanlardaydı. Kobanê’deki emsalsiz direnişi yalnız Kürtler değil, tüm dünya halkları bir kez daha coşkulu bir biçimde selamladı.
Hiç kuşku yok bu direnişin kahramanları Kobanê’yi terk etmeyen, son anına kadar yaşamları pahasına orada kalan, yüzlercesi canını özgürlüğe siper eden kahramanlardır.
Günlerce ‘sınır’da inatla ve inançla bekleyip tarih yazanlara moral veren yurtsever Kürdistan halkını da unutmamak gerekir.
Bir o kadar da Kürt siyasetinin ulusal dayanışma ve birlik ruhunun bu özgürlükte payı vardır.
Güney Kürdistan’dan yola çıkan peşmergelerin Kürt inkarını perçinleyen bir 29 Ocak gününde coşkulu kitleler eşliğinde Kuzey Kürdistan’ı aşıp Rojava’ya, Kobanê’ye geçtiği o günü hangi Kürt unutabilir?
O geçişin her saniyesini gün boyu İMC’nin haber merkezinde canlı izlemiştim.
Zaman zaman gözlerimden akan yaşla ama çoğunlukla da duygulanarak izlediklerim, yaşamım boyunca aklımın her zerresinde hep kalacak.
Sonrasında dönemin Kürdistan Bölge Başkanı Sayın Mesut Barzani’nin de ağladığını okudum. Barzani, “Hayatımda gözlerimden yaş geldiğini çok nadir hatırlıyorum. Ancak, Peşmerge'nin Kobanê’ye gidişi ve gelişi sırasında kendimi tutamadım, iki kere ağladım” demişti, Kobanê’den dönen peşmergeleri karşıladığında.
150 peşmerge elbet sembolik bir güçtü ancak unutmayalım o 150 peşmerge 40 milyonun yüreğini de Kobanê’ye beraberinde götürmüştü.
Barzani’yi ağlatan tablo, Erdoğan’ın 7 Ekim günü Antep’te sevinçle dile getirdiği “Şu anda Kobani de düştü, düşüyor” sözüne yanıttı.
Erdoğan’ın bu konuşmasından çok değil, bir hafta önce de PKK Önderi Sayın Abdullah Öcalan uyarmıştı; “Kobanê kuşatması sıradan bir kent kuşatması olmanın çok ötesinde, sadece Kürt halkının demokratik kazanımlarını hedeflemekle kalmayıp Türkiye’yi de yeni bir darbe sürecine sokacaktır” demişti.
Nitekim öyle de oldu.
Kobanê’nin özgürleştiğini, “Bugün 26 Ocak. Kobanê artık özgür. Saat 3’e 10 dakika var” sözleriyle ilan eden YPG savaşçısının hemen ardından Kürt halkına savaş ilan eden Erdoğan, o savaşı bugünlerde çok daha kirli biçimde sürdürüyor.
Rojava’ya, Şengal’e, Heftanîn’e, Garê’ye saldıran Erdoğan’ın hedefinde yalnız PKK’nin olduğunu iddia etmek en saf yaklaşımdır.
Erdoğan’ın başını çektiği Türk devleti Kürtlerin tüm kazanımlarına, Kürdistan’a, Kürdistanlılara düşmandır.
PKK Önderi bu nedenle tecrit altındadır ve rolünü oynaması Kürtlere savaş açan Erdoğan şürekası tarafından engelleniyor.
Durumun hassasiyetine dikkat çeken Halk Savunma Merkezi Ana Karargah Komutanı Murat Karayılan, KDP lideri Mesud Barzani’den, bu nedenle rolünü oynamasını istedi. Peşinden ekledi: Fedailerime Kürt’e karşı silah kullan emrini vermemi kimse beklemesin, dedi.
Kürdistanlı savaşçılar Türk devletinin barbarlıklarına karşı dört bir cephede Kürtlerin kazanımlarını korumak için canlarını dişlerine takmış direnmeyi sürdürüyorlar.
Tek eksik, Kobanê’de zirveyi gören ulusal birlik ruhudur.
O ruhun yeniden harekete geçmesinin en önemli aktörlerinden biri hiç kuşku yok Kak Mesud Barzani’dir ve rolünü oynamalıdır.
Sayın Abdullah Öcalan tecrittedir ve dört bir taraftan kıskaca alınmıştır.
Öcalan’ın yoldaşları rolünü oynaması için açık bir biçimde Barzani’yi işaret etmiştir.
Beklenen, Erdoğan barbarlığına karşı Kürt’ün tüm kazanımlarını koruyacak ulusal ruhun yeniden şahlanmasıdır.
Konjonktür her yönüyle Kürtlerin lehinedir.
Yeter ki Erdoğan faşizminin oyunlarına alet olunmasın.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.