İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, OHAL’in 6. kez uzatılacağını belirtti ve ekledi: OHAL ile KHK’nin keyfi bir rejim haline dönüştü.

İnsan Hakları Derneği (İHD), OHAL’in yeniden uzatılmasına yönelik hazırlıklara ilişkin dernek genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, İnsan Hakları Akademisi Başkanı Hüsnü Öndül ve İHD MYK üyesi Adnan Vural’ın katıldığı toplantıda açıklamayı Türkdoğan yaptı.

6. kez uzatılacak OHAL’in anayasal dayanağı olmadığını ifade eden Türkdoğan, ülkenin KHK keyfiliği ile yönetildiğine işaret etti. 

“Yargı ayağı çöktü, yasama yürütme zaten tek elde toplandı” diyen ve Meclisin işlevsizleşmesine dikkat çeken Türdoğan, Anayasanın 121’inci maddesine göre çıkarılan bütün KHK’lerin TBMM onayına sunulması gerektiğini belirterek, “Bugüne kadar ilan edilen, çıkarılan 28 OHAL KHK’sinden sadece 5’i hakkında TBMM onayı alınmış, 23’ü için TBMM’de herhangi bir işlem yapılmamıştır. Bazıları bırakın TBMM onayına sunulmasını çıkarıldıklarında TBMM’ye dahi sunulmamıştır. Bu açık bir Anayasa ihlalidir” diye konuştu.  

Anayasal rejimin değiştiğini ve KHK rejiminin kalıcılaştığının altını çizen Türkdoğan, 16 Nisan referandumu sonrasında parti devleti uygulamalarının yaşandığını belirtti.

 

Cezasızlık güvenceye alındı

OHAL sürecinde cezasızlığın bir devlet politikası haline getirildiğini anımsatan Türkdoğan, “Bunun sonucu işkence yaygınlaştırıldı, sıradanlaştırıldı. Cezasızlık açılan davalarda da kendisini gösteriyor. 2016 yılında işkenceden 42 dava açıldı. Buna karşılık polise mukavemet suçundan 26 bin 195 dava açıldı. OHAL koşullarında polise mukavemet mi olur? Polis insanlara göz mü açtırıyor” diye sordu. 

Bütün bu keyfiliğin gerekçesini de soran Türkdoğan şöyle konuştu: “Bu keyfiliğin nedeni nedir? Bu keyfiliğin nedeni Türkiye’yi savaşa sokmak mıdır? Eğer savaş için yapılıyorsa savaşın hukuku farklıdır” dedi.

 

Öcalan’a tecrit ülkeyi bu hale getirdi

Cezaevlerine ilişkin de kimi bilgiler de paylaşan ve 180 bin kapasiteli cezaevlerinde 225 bin kişinin tutulduğunu, 362’si ağır bin 37 hasta tutsağın bulunduğunu hatırlatan Türkdoğan, en büyük sorunlardan birinin de tecrit olduğunu dile getirerek şöyle konuştu: “İmralı’da tutulan Abdullah Öcalan’ın Eylül 2016’dan beri hiç kimse ile görüştürülmemesi uygulanan keyfi yönetimin ne kadar ileri derecede olduğunu göstermektedir. Öcalan’ın hakları var ve iktidar bunları çiğnemeye devam ediyor. Öcalan’dan o tarihten beri haber alınamıyor. Öcalan’a yapılan bu hukuksuzluğu normal karşılarsanız bu hukuksuzluk yaşamın her alanına yayılır. Aslında tecride dayalı bu politika her alanda yaygınlaştırıldı. Belediyelere kayyum atandı, en son iktidar şimdi kendi belediyelerine kayyum atıyor. Bölgede sokağa çıkma yasakları halen devam ediyor. Hani bunları gerekçesi hendek ve barikatlardı? Bakın hendek ve barikatı siz Ankara’nın göbeğinde tanklara karşı kurdunuz!” 

 

İşte OHAL bilançosu

  • Türkdoğan’ın OHAL bilançosuna ilişkin paylaştığı kimi veriler ise şöyle:
  • Temmuz 2017 itibariyle 169 bin 13 kişi hakkında adli işlem yapılarak, bunların 50 bin 510’u tutuklanmış, 43 bin 498’i adli kontrol ile serbest bırakılmış. 
  • 8 bin 87 firari var. Bunlar bakanlığın açıkladığı veriler ve rakamın bunların üzerinde olduğu düşünülüyor. 
  • İşkence yaygınlaştırıldı ve alenileştirildi. Muğla’da yaşananlar kaygılarımızı derinleştiriyor. 
  • Ankara’da kaçırılan insanlar var ve Türkiye bu konuda BM ve ilgili mekanizmalar tarafından uyarıldı. 
  • Demirtaş dahil 11 milletvekili halen cezaevinde, Yüksekdağ ile birlikte 5 milletvekilinin vekilliği düşürüldü.
  • 89’u DBP’li 94 belediyeye el konuldu, 74 belediye eş başkanı tutuklandı, 28 HDP il eş başkanı ile 89 ilçe eş başkanı dahil, 780 HDP il ve ilçe yöneticisinin tutuklandı. 
  • KHK’lerle 113 bin 440 kamu görevlisi ihraç edildi, kapatılan özel kuruluşlarda görev yapan ve çoğunluğu öğretmen olan 22 bin 474 kişinin çalışma izinleri iptal edildi 
  • HSK kararı ile 4 bin 240 hâkim ve savcı ihraç edildi
  • 48 sağlık kurumu, 2 bin 325 eğitim kurumu, 15 özel üniversite, 19 sendika ve konfederasyon kapatıldı
  • 969 şirkete el konuldu ve bunların ekonomik büyüklüğü 41 milyar TL, işçi sayısı 47 bin civarındadır.
  • 185 basın kurumu kapatıldı bunlardan sadece 23’ünün açılmasına izin verildi.
  • Halen 174 gazeteci tutukludur. 2016 yılında sarı basın kartı iptal edilen gazeteci sayısı 889’dur.
  • Bin 412 dernek ve 139 vakıf kapatıldı. 
  • İfade özgürlüğü ihlalleri tavan yaptı. Adalet Bakanlığı resmi istatistiklerine göre 2016 yılında Cumhurbaşkanına hakaretten yani TCK 299. Maddeden dolayı 4 bin 187 kişiye dava açıldı. Türklüğe hakareti düzenleyen TCK 301. maddeden ise 482 dava açıldı. 
  • Örgüt propagandası yapmaktan dolayı 2016 yılında 17 bin 322 kişiye dava açıldı.  

ANKARA