Güvenlik soruşturması gerekçe gösterilerek işinden atılan Dr. Erdal Sayyiğit, “OHAL’ın sona erdirildiği söylendi fakat bu süreç güvenlik soruşturmaları adı altında devam ediyor” sözleriyle tepki gösterdi.

Devlet Memurları Kanunu’na 29 Ekim 2016 tarihinde ek madde olarak eklenen 676 sayılı KHK uygulamasıyla işten atmalar devam ediyor. Dicle Üniversitesi’nde çalışan 4 uzman hekim “güvenlik soruşturması” gerekçe gösterilerek ve uzmanlık görevlerini yerine getiremedikleri iddiasıyla görevlerinden uzaklaştırıldı.

İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olan Dr. Erdal Sayyiğit de ”güvenlik soruşturması” gerekçe gösterilerek işinden atılan yüzlerce kişiden biri. 2014’te Dicle Üniversitesi Hastanesi’nde Dahiliye Uzmanlığı’na başlayan 2018’de ise uzmanlığı bitirip güvenlik soruşturmasını bekleyen Sayyiğit, soruşturmanın olumsuz sonuçlandığı kişilerden.

Geçen dört yılı “hak ihlallerinin oldukça çok yoğun geçtiği bir dönem” olarak tanımlayan Sayyiğit, on binlerce sağlık emekçisinin işten atıldığını hatırlattı. Sayyiğit, sürecin kendileri açısından nasıl işletildiğini ise şu sözlerle ifade etti: “OHAL’in sona erdirildiği söylendi fakat güvenlik soruşturmaları adı altında bu süreç devam ediyor. Sağlık alanında Tıp Fakültesi’ni bitirenler özellikle hekimler için OHAL sürecinde güvenlik soruşturmasına tabi tutuluyordu. Asistanlığı bitirdikten sonra uzman hekim olanlar mecburi hizmete gidiyorlar. Bu hekimlere de 2018 Ağustos’tan itibaren Sağlık Bakanlığı tarafından bir komisyon oluşturuldu. Arşiv taraması adı altında güvenlik soruşturmasına tabi tutuluyor. Hekimlerin atama yerleri belirlendikten sonra bu komisyon tarafından denetleniyor ve güvenlik soruşturmasından geçiriliyor. Bu soruşturmalardan sonra atandığı yere gidip gitmemesi belirleniyor. Bu süreç böyle işliyor.”

Ciddi mağduriyetler var

2018’in sonlarına doğru dahiliye uzmanlığını bitirdiğini ve 8 ay bekledikten sonra güvenlik soruşturması olumsuz denilerek hiçbir sebep ve gerekçe öne sürülmeden çalıştığı yerle ilişiğinin kesildiğini anlatan Sayyiğit, içinde oldukları süreci anlamanın mümkün olmadığını belirtti. Sayyiğit, ”Hakkımda herhangi somut bir delil, mahkeme ya da soruşturma olmamasına rağmen gerekçesiz sadece, ‘bu işe haiz olmadığınız’ gibi bir gerekçeyle atamam yapılmadı. Bu bir hak ihlalidir. Mahkeme yolu açıktır. Hukuki yollara başvurduk. Ne zaman sonuçlanacağı ise belli değil. Bazen yıllarca sürebiliyor süreç. Bu zaman aralığında çok ciddi mağduriyetler oluşuyor. Amaç hekimi mağdur etmek ve mevcut mağduriyeti daha da derinleştirmektir. Moral ve motivasyonunu, yaşam kaynağını eksiltmektir. Dicle Üniversitesi’nde 4 arkadaşımız son aldığımız duyuma göre bir kişi daha işinden oldu. Türkiye genelinde bunun ne kadar olduğunu bilemiyoruz” dedi.

Sözümüzü söyleyeceğiz

 İşinden edilen meslektaşları ile iletişim ve dayanışma halinde olduğunu kaydeden Sayyiğit, “Bu süreci birlikte aşacağımıza inanıyoruz. Tekrar işimize döneceğimize de hiçbir kuşkumuz yok. Çünkü bu hukuki dayanağı olmayan bir uygulamadır. Hiçbir şey bizim hak, hukuk ve demokrasi mücadelemizden alıkoymayacaktır. Sağlığa, gündeme ve geleceğe dair söz söylemeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

 

AMED