
DAİŞ’in kuşatması ve saldırıları altında bulunan Kobanê‘deki siviller şavaşın tüm şiddetine rağmen topraklarını terk etmiyor.
Yaklaşık 2 bin 500 sivilin çoğunluğunu yaşlı, kadın ve çocuklar oluşturuyor. Her anlarına silah seslerinin eşlik ettiği sivillerle sığındıkları evlerde görüşüyoruz.
7 kişilik ailesi ile Kobanê’de yaşayan Abdurahman Mahmut, YPG ve YPJ’ye güvendiklerini ve kenti terk etmeyeceklerini söylüyor. “Kobanê’de sivil yok” açıklamalarının aksine, kendileri gibi yüzlerce ailenin halen ilçe merkezinde olduğunu ve burayı terk etmediklerini belirten Mahmut, “Buradaki kadınlar, çocuklar nedir o zaman? Uzaylı mı bunlar” diye soruyor. İnsanca yaşamak istediklerini söyleyen Mahmut, “Biz kendi evimizde, toprağımızda yaşarken saldırıya uğruyoruz. Biz kimseye saldırmadık, kimsenin malına göz koymadık. Bütün dünya da biliyor. Bu insanlık dışı vahşete karşı direneceğiz ve buradan gitmeyeceğiz” diyor.
Çocuklar da alışıyor
Evin çocukları 14 yaşındaki Abdullah, 11 yaşındaki Nadya ve 9 yaşındaki Zehra ile görüşüyoruz. Çocuklar artık bomba seslerine alıştıklarını anlatıyor. Elektrik ve sularının olmadığını, buna rağmen ailesiyle burayı terk etmediklerini belirten Abdullah da “Biz buradayız ve gitmeyeceğiz” diyor.
Yaşanan savaş nedeniyle gidemediği okulunu özlediğini belirten Nadya ise ailesi ve arkadaşlarıyla Kobanê’de yaşamaktan mutlu olduğunu anlatıyor.
Eskiden bomba seslerinden korktuğunu, ancak şimdi o korkuyu attığını belirten 9 yaşındaki Zehra’nın en büyük endişesi ise atılacak bir bombanın evlerine isabet etmesi.
Savaş nedeniyle okullarının kapandığını ve arkadaşlarının kimisinin Türkiye’ye, kimisinin de sınır hattında oluşturulan bölgeye gittiğini belirten 10 yaşındaki Hanım Mahmut, gittiği okulun DAİŞ havan saldırısı sonucu yıkıldığını ifade ediyor.
Eşi ve 11 çocuğu ile Kobanê’de kalan 64 yaşındaki Ali Saadi Abdullah da Kobanê‘den ayrılmayacaklarını vurguluyor. Hemen hemen her gece Kobanê’ye ağır silahlarla saldırı yapıldığını belirten Abdullah, artık çocuklarının atılan havanları saydıklarını belirtiyor.
Kadınlar yükü omuzluyor
Kadınların savaş koşullarında yükü oldukça artıyor. Zor koşullarda çocuklarını korumaya çalışan kadınlar, onları beslemek için büyük bir çaba harcıyor. Evinin bahçesinde sac ekmeği yaparken görüştüğümüz 23 yaşında, iki çocuk annesi Narin Muhammed, Kobanê’yi terk etmeyeceklerini ve burada yaşamaktan korkmadıklarını belirterek, “Biz değil, DAİŞ bizden korksun” diyor. Kobanê’yi terk edip mülteci durumuna düşenlerin kötü şartlarda yaşadıklarını duyduğunu ifade eden Narin, onların da zamanla döneceğine inanıyor. Narin, hem kendisinin, hem de çocuklarının artık savaşla yaşamaya alıştıklarını söylüyor.
‘Ölene kadar burdayız’
Kobanê’de Mişît Mahallesi’nin sokaklarında dolaşırken 61 yaşındaki Naile Ahmed ile karşılaşıyoruz. Çocukları, iki gelini ve 3 torunu ile Kobanê’de kaldıklarını anlatıyor. DAİŞ’ten korkmadığını ve ölene kadar da burada kalacaklarını belirten Ahmed, “Burada siviller yok diyorlar, gelip görsünler o zaman. Buradaki bebekler, beş ve altı yaşındaki çocuklar silahlı mı, görüyor musunuz? Hamile kadınlar, yeni doğum yapan kadınlar var. Kobanê’de sivil yok diyenler doğru bilgi vermiyor. Kobani’den ayrılmayacağız. 7 aylık torunum var. 4 ve 7 yaşında başka torunlarım var, evde eşim yatalak. Buradan gitmek isteyenler oldu ama biz öleceksek kenti toprağımızda ölelim dedik. Sadece bu mahallede bizimle birlikte yüzlerce kişi var. Bizler ölenlerden daha iyi değiliz.”
Cemile Mahmut da YPG’nin kendilerini koruduğunu ve çatışmalara rağmen Kobanê‘yi terk etmek istemediğini anlatıyor. Yaklaşan kış koşullarına dikkat çeken Cemile Mahmut, bu konuda destek bekliyor.
‘Kobanê anamızdır’
Şu an Kobanê’de yaşayanların ilaç, su ve yiyecek sorunu olduğunu belirten 55 yaşında ve 8 çocuk babası Osman Ezo, DAİŞ’in havan ve tank saldırısı sonucu iki çocuğunun yaralandığını belirtiyor. Her şeye rağmen Kobanê’de yaşayacaklarını belirten Ezo, ekliyor: “Bütün dünya çok iyi bilsin ki, temiz olan hiçbir zaman kirlenmez. IŞİD ise kirlidir ve o kiri Kobanê’ye sokmayacağız. Biz direniyoruz. Bizim kimsenin toprağında, malında, namusunda gözümüz yok. Ancak başkasının bize karşı böyle bir düşüncesi varsa, bizim de direnmekten başka şansımız yok. Kobanê bizim anamızdır. İnsan hiç anasını terk eder mi?”
Kobanê’de Mişît Mahallesi’nin sokaklarında dolaşırken 61 yaşındaki Naile Ahmed ile karşılaşıyoruz. Çocukları, iki gelini ve 3 torunu ile Kobanê’de kaldıklarını anlatıyor. DAİŞ’ten korkmadığını ve ölene kadar da burada kalacaklarını belirten Ahmed, “Burada siviller yok diyorlar, gelip görsünler o zaman. Buradaki bebekler, beş ve altı yaşındaki çocuklar silahlı mı, görüyor musunuz? Hamile kadınlar, yeni doğum yapan kadınlar var. Kobanê’de sivil yok diyenler doğru bilgi vermiyor. Kobanê’den ayrılmayacağız. 7 aylık torunum var. 4 ve 7 yaşında başka torunlarım var, evde eşim yatalak. Buradan gitmek isteyenler oldu ama biz öleceksek kenti toprağımızda ölelim dedik. Sadece bu mahallede bizimle birlikte yüzlerce kişi var. Bizler ölenlerden daha iyi değiliz.”
AHMET SÜMBÜL/ANF/ KOBANÊ