Oligarklar ne öğrendi?

Forum Haberleri —

24 Mayıs 2022 Salı - 09:25

Rus Oligarklar ve zenginlik tablosu

Rus Oligarklar ve zenginlik tablosu

  • Gelecekteki Rus oligarklarının çıkaracağı sonuç, Politbüro üyelerinin çıkardığı sonuçla aynıdır: Tek bir kişinin tüm gücü almasına izin vermektense, bireysel hırsların kontrol edileceği kolektif bir liderliğe sahip olmak daha iyidir.
  • Milyarderler bu dersi unutmayacak: zayıf bir merkezi hükümeti, yani gerçek bir oligarşiyi tercih etmelerini ve iç hukukun üstünlüğü konusunda ısrar etmelerini bekleyebiliriz. Çünkü artık servetlerini taşıyacakları hiçbir yer olmayacak.
     
    BRANKO MİLANOVİÇ*
    Çeviren: MESTAN DİLBİLMEZ

Rus oligarklarının mal varlıklarına el konulmasından çıkarabileceğimiz ilk ve en bariz ders, 24 Şubat öncesi Rusya’nın bir çok kişinin inandığı gibi bir oligarşi değil, otoriter bir otokrasi olduğudur. Birkaç zengin tarafından yönetilmek yerine, bir kişi tarafından yönetiliyor. Bu (oldukça bariz) sonucu çıkarmak için, varlıklarına el koyma tehdidi için sunulan ilk mantığa geri dönmemiz gerekiyor. ABD hükümeti, oligarkların varlıklarına el konulmasından söz ettiğinde, savaştan önceydi ve paralarının çoğunu kaybetme olasılığıyla karşı karşıya kalan oligarkların, Putin’e Ukrayna’yı işgal etmemesi için baskı yapacakları beklentisi vardı. Hedeflenen oligarkların (ve hatta hedef alınmaktan korkanların) %99’unun ya da belki de hepsinin, riskleri anladığını ve savaşa karşı olması gerektiğini varsayabiliriz. Ama etkileri, bildiğimiz gibi, sıfırdı. İronik olarak, oligarklar güçlü olmadıkları için varlıklarını kaybetti.

Oligarkları ilk hedef alan ABD’ydi
Tüm varlıklarının ve yaşam tarzlarının bağlı olduğu böylesine önemli bir konuda etkileri sıfırsa, sistem açıkça bir plütokrasi değil, bir diktatörlüktü. Temmuz 2019’da yazdığım “Oligarklar ve Oligarklar” başlıklı makalemde, siyasi sistemi yönlendiren ilk Rus milyarderleri (Putin’i Yeltsin’in dikkatine çekenin Berezovsky olduğu unutulmamalıdır çünkü Putin’in kolayca denetim altında tutulabileceğini düşünüyordu) ve devletin siyasi kararla herhangi bir zamanda onlardan alabileceği varlıkların vekilharcı olarak muamele gören daha yakın tarihli milyarderler arasında ayrım yaptım. Beklenmedik bir şekilde, onların varlıklarına el koyan Rus devleti değil, ABD devleti oldu. Ama bunu, muhtemelen her durumda doğru olmasa da, böylesine eksiksiz bir biçimde yapmasının nedeni, milyarderlerin “devlet oligarkları” olduğunu düşünmesiydi.
Bu, Rus siyasi sisteminin doğası hakkında çıkarılacak derstir. Ancak varlıklara el konulmasının sonuçları nelerdir? Bunların iki tür içerimi olduğuna inanıyorum: küresel ve Rusya’ya özgül içerimler.

Para nereye yönelecek?
Küresel içerimi, paralarını sık sık kendi ülkelerinden ABD, İngiltere ve Avrupa’nın “güvenli liman”larına taşıyan yabancı plütokratların bu tür kararlarının mantıklı olduğundan çok daha az emin olacaklarıdır. Bu, Ruslarla aynı kaderi yaşayabilecek Çinli milyarderler için çok açıktı. Ancak bu, diğerleri için de geçerli olabilir. İktisadî ve mali baskının sık kullanımı, Batı’yla (diyelim ki) Nijerya ya da Güney Afrika ya da Venezüella arasında siyasi sorunlar olması durumunda, bu ülkelerden gelen milyarderlere hükümetlerinin siyasasını etkilemeleri gerektiği beklentisi nedeniyle, aynı tarifenin bir ceza olarak da uygulanacağı anlamına gelir. Bu koşullar altında, paralarını kendi ülkelerindeki kadar güvensiz olabilecek yerlerde tutmaları çok akıllıca olmaz. Bu nedenle, belki Körfez ülkelerinde ve Hindistan’da diğer finans merkezlerinin büyümesini bekleyebiliriz. Malî parçalanma fazlasıyla olasıdır ve yalnızca milyarderlerin korkularından değil, aynı zamanda Çin gibi potansiyel ABD düşmanları hükümetlerin varlıklarının da sadece kâğıt parçaları olabileceğine dair bariz korkulardan kaynaklanacaktır.

Oligarkların çıkarttığı sonuç
Rusya için olası içerimler nelerdir? Burada daha uzun vadeli, Putin rejiminin ötesine, bakmamız gerekiyor. Milyarderlerin ve iktidara yakın insanların çıkaracağı sonuç, Rus/Sovyet tarihinde birkaç kez çıkarsanan ve unutulmak üzere olandır. Boyarlar ve Çar arasındaki çatışmaları bir kenara bıraksak, günümüzde olanın Stalin rejimiyle olan benzerliklerini düşünün. Stalin de ustaca manevralar yaparak (Troçki’nin karakterize ettiği gibi) “gri bir bulanıklık” olmaktan, yönetiminin son yıllarında tüm Politbüro üzerindeki dâhi tam bir iktidar konumuna geçmeyi başardı. Putin henüz etrafındaki insanları infaz etmeye başlamadı ama [oligarkların] siyaseten hiç de önemli olmadıklarını gösterdi. Gelecekteki Rus oligarklarının çıkaracağı sonuç, Politbüro üyelerinin çıkardığı sonuçla aynıdır: Tek bir kişinin tüm gücü almasına izin vermektense, bireysel hırsların kontrol edileceği kolektif bir liderliğe sahip olmak daha iyidir.
Geleceğin oligarklarının (muhtemelen şimdi ilk adımlarını atıyor) ya bir arada kalabileceklerini ya da birlikte kalabileceklerini anlayacaklarını düşünüyorum. Yeltsin yönetiminde hükümet siyasasını dikte ederken birbirleriyle savaşmayı tercih ettiler; ülkeyi anarşiye ve hatta iç savaşa yaklaştırdılar ve bunu yaparak bir düzen getiren Putin’in yükselişini kolaylaştırdılar.

Savunmaktansa paraları taşımak
Başka bir içerim, küresel içerim dediğim şeye çok benzer. Yine geçmişe gitmekte fayda var. Rusya’da ilk özelleştirmeler gerçekleştiğinde, yaygın olarak kullanılan iktisadî mantık, varlıkları (verimlilik açısından) kimin alacağının önemli olmadığıydı çünkü bunlar daha iyi girişimciler tarafından ihale edilecek ve basitçe kazanımlarını korumak adına, herkesin hukukun üstünlüğü için savaşmak için bir nedeni olacaktı. Komünistler geri dönmeye muktedir olmayacaktı: “Diş macunu bir kez tüpten çıkarsa, geri konamaz” (hızlı ve insafsız özelleştirmeyi savunmak için tercih edilen bir metafordu bu). Karşılaştırma, çoğu zaman yasadışı yollarla zengin olan ama zengin olduklarında mülklerinin güvenliği için savaşmakta çıkarları olan ABD’li “hırsız baronları”yla yapıldı. Beklenti, Rus milyarderlerinin de aynı şeyi yapmasıydı.
Bu beklentiler, milyarderlerin paralarını güvenli hale getirmenin (görünüşte) çok daha iyi bir yolunu bulmalarıyla altüst oldu: Batı’ya taşımak. Çoğu bunu yaptı ve yaklaşık altı hafta öncesine kadar mükemmel bir karar gibi görünüyordu. Putin sonrası yeni milyarderler muhtemelen bu dersi unutmayacak: bu yüzden onlardan zayıf bir merkezi hükümeti, yani gerçek bir oligarşiyi tercih etmelerini ve iç hukukun üstünlüğü konusunda ısrar etmelerini bekleyebiliriz -çünkü artık servetlerini taşıyacakları hiçbir yer olmayacak.

* Branko Milanović, kalkınma ve eşitsizlik konusunda uzmanlaşmış bir ekonomisttir. En yeni kitabı Capitalism, Alone: The Future of the System That Rules the World, [Tek Başına Kapitalizm: Dünyayı Yöneten Sistemin Geleceği].

Kaynak: https://braveneweurope.com/branko-milanovic-the-lessons-and-implications-of-seizing-russian-oligarchs-assets-the-lessons-and-implications-of-seizing-russian-oligarchs-assets

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.