‘Olmayan demokrasiye darbe yapılmaz’

Forum Haberleri —

  • Demokrasinin olduğu yerde düşünmek, demokratik siyasi partiler kurmak, yönetmek, fikir beyan etmek suç sayılmaz. Demokrasinin olduğu yerde halkların hür iradeleriyle, seçimle seçip kendi temsiliyetleri olarak meclislere gönderilenlerin resmi temsili kimlikleri keyfi ve düşmanvari kirli düşünceler ve hesaplar sonucunda düşürülmez, temsilcileri zindanlara gönderilmez. Tüm bunların yaşatıldığı düzenin, olgunun adı “Faşizm”dir. 

ŞEHNAZ KAYA

Türkiye Türkiye olalı hiç bir zaman demokrasi ilkesini ve söylemini pratikte içinde yaşayan halklara karşı uygulamadı. Türk halkı dahil olmak üzere.

Gerçi Türkiye’de Türk halkı yok denecek kadar az ya, bu da ayrı bir traji komik gerçeklik. Türk yok ama faşizan Türk jingoizmi var. Türk yok ama Türk ırkçılığı hat safhada, yeni yetmeler devlet büyüklerinden öğrendikleri bu faşizan, zehirli, ırkçı, aşılanan kirli düşünceler sonucu Kürtçe müzik dinledi diye bir Kürt’ü çok rahatlıkla bıçaklayıp katledebiliyor, diğer taraftan aynı salya sümük yeni yetmeler İbrahim Gökçen’in kendi topraklarına defnedilmesine, defnedildiği takdirde cenazeyi çıkarıp yakabileceklerini söyleyecek kadar futursuzca, canice Türk jingoizmini ağızlarında salyalar akarak haykırabiliyorlar. Türkiye resmi varlığı, kağıttan kaplan varlıkları kadar sahtekâr ve kirli.

Gelgelelim Türkiye’nin siyahi üveyleştirilmiş evlatlarına, o toprakların Mezopotamya’nın asıl sahiplerine, dünün Kızılderelileri misali Kürtlerine, bu günün Amerikalıları misali Türkleştirilmiş türkçüklerine ve Türkiye resmi Anayasası ve yöneticileri, kendilerini Türkiye temsilcileri olarak gören derin devletin piyonları, görünür sahada oynayan başbakan, iç-dışişleri bakanlıkları ve cumhurbaşkanlarına ve her dönemin Kürtlerin üzerinde değişmez “yok etme” politikalarının uygulayıcılarına…

Son yüzyılda TC’nin faşizan, tek millet, tek dil, tek, tek tek diye devam eden tüm faşizan, inkar, imha ve Türk jingoizmi gerçekliği Kürt halkının meşru savunma gücü PKK’yi yarattı. Yani PKK’yi yaratan TC’nin bizzat kendi uygulamaları oldu. Eğer TC’de demokrasi, hukuk, adalet, halklar arası eşitlik olsaydı, ne PKK’nin ne de diğer halk hareketlerinin varlığını gerektirecek herhangi bir neden de olmayacaktı.

Sizler bu faşizan zihniyetin savunucuları ve temsilcileri istedinizki; Kürt’e ait bir yaşam olmasın, Kürt’ün tüm yaşamı dağlarda, zindanlarda, sürgünlerde geçsin. Olmadı Kürt’ün tek yeri var oda toprağın altı, darağaçlardır dediniz ve öyle bir kinle Kürt’ü darağaçlarına götürdünüz ki, son isteklerine bile ihanet edip yerine getirmediniz. Örneğin Seyit Rıza’nın oğlundan önce asılma isteğinin reddi gibi…

Onun içindir ki TC’nin neredeyse 100 yıllık geçmişinin hiç bir zaman diliminde, insani bir çözüm etrafında buluşmadınız, hiç bir zaman sebebi olduğunuz, yarattığınız zıtlıkların çözümünde ve kirli savaşın son bulması için dürüstçe, gerçekçi, olumlu bir adım atmadığınız gibi önerilen gerek Kürt Halk Önderi Öcalan tarafından, gerekse Kürt siyasi hareketi tarafından geliştirilen insani, savaşı sonlandıran hiç bir barış girişimine olumlu ve dürüstçe yaklaşmadınız. Barışa hizmet edecek herhangi olumlu bir adım atmayışınız, Kürt halkını ve siyasi hareketini dikkate almadığınız için değildi. Tam tersi hiç bir zaman kendi ellerinizle yarattığınız bu kirli savaşın bitmesini istemediğiniz içindi. Çünkü siz TC’nin faşizan devlet aklı, bu kirli kardeş halkların savaşından besleniyorsunuz. Savaş biterse sizde biteceksiniz. Size iş kalmaz, faşizanlığınız üzerinden kendinizi yaşatacak alan kalmaz. Dedim ya herşeyiniz sahtekarca ve kirli. Bunun içindir ki; Kürt halkının şahsında bu adaletsizlikleri, haksızlıkları, hukuksuzlukları elinizden geldiğince körüklüyor besliyorsunuz. Ateşi harmanlıyorsunuz ki diğer taraftan sizlerde bezirganlığınızı, hırsızlıklarınızı, kadın ve cocuk cinayetlerini ve tecavüzlerini sorunsuz yaşayabilesiniz ama bilmiyorsunuz ki; yaktığınız ateşte bir gün ama mutlaka bir gün kendiniz yanacak ve yok olacaksınız.

AKP tek adam rejimin çöküşünü de yine Kürt halkının seçilmiş iradelerinin temsili resmi kimliklerini düşürerek, Ali Cengiz oyunlarıyla, Osmanlı’dan miras alınan saray entrikalarını, yeni inşa ettiği kaçak saraya uyarlayarak bin bir yalan-dolanla, Kürt belediyelerini gasp edip, bir savaş ganimeti olarak görüp talan ederek ayakta kalmak için son demlerini yaşıyor. Ama şu asla unutulmamalıdır ki; tarihinin hiç bir kesintinde haklılar kaybetmemiştir. Zalimler ve gaspçılar dünya düzenini kendi barbarlıkları sonucu geçici olarak şekillendirmiş olabilirler ama er ya da geç o topraklarda mazlumlar ve direnenler kazanmıştır ve kazanacaklardır da. Bu insanlık tarihinin ve doğa dengesinin mutlak değişmez gerçekliğidir.

Dün Beyaz Adam (USA) Siyah insanın varlığını yok ettiğini sanarak, yokluğun üzerine Adalet ve Özgürlük Meşalesini(!) nasıl diktiyse ve bu gün hala o vahşetine devam etme cüretinde bulunmaya kalktığı anda USA nasıl ateşe verildiyse, bu sonuç Türkiye vahşetinin devamı karşısında kaçınılmaz sonuç olacaktır!

Siz TC devlet aklı Kürt halkına öyle acılar yaşattınız ki; yer utandı, gökyüzü utandı, su utandı, toprak utandı, siz utanmadınız. Hala zalimce, faşizan, ırkçı, ihlalkâr politikalarınıza son sürat utanmadan, sıkılmadan, dünya kamuoyuna deklere eder gibi tüm insanlık dışı muamelelerinizle insanlık suçu işlemeye devam ediyorsunuz. Gerçi çok hayret etmemek gerekir, en nihayetinde tarihiniz bu gaspçı ve barbarlık düşüncesi üzerine kurulmuştur.

Bizler mazlum Kürt halkının temsilcileri, emekçileri olarak dünyanın neresinde olursak olalım, insani davamızdan vazgeçmeyeceğiz ve koşullarımız ne olursa olsun vahşetinize karşı direnmeye devam edeceğiz ve mazlum Kürt halkına layık olmaya, mücadelesinin bir halkası olmaya devam edeceğiz!

Bin yılda geçse Kürt halkının direniş ruhu ve özgürlük tutkusu kazanacaktır, bu da böyle biline!..

Leyla Güven’e, Gültan Kışanak’a, Figen Yüksekdağ’a ve tüm siyasi rehine arkadaşlarımıza, yoldaşlarımıza, tüm seçilmiş iradelerimize, bin selam olsun!..

AKP-MHP-CHP faşizan savaş bloğu kaybetmiştir. Hıncını ve öfkesini Kürt’ün iradesine saldırarak soğutmak istiyor ama bilmiyor ki, attığı her hukuk dışı adımında sonunu daha da hızlandırıyor.

Kürt halkı AKP’yi nasıl kendi ve tüm Türkiye halkların başına bela etmişse, alaşağı etmesinide iyi bilir, bu da böyle biline!..

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.