Amed, Batman, Hakkari, Siirt, Ağrı ve Adana'da insan hakları ve tutsak yakınları eylem yaptı. Amed'de önceki gün olduğu gibi dün de eylemin adresi 12 Eylül'den itibaren açlık grevinin devam ettiği Diyarbakır E Tipi Cezaevi'nin önüydü. DTK Eşbaşkanları Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk ile BDP Van Milletvekili Özdal Uçar, BDP Kars Milletvekili Mülkiye Birtane'nin de katıldığı eylemde, "Tecride hayır tutsaklara özgürlük", "Anadilde eğitim, Kürt sorununda demokratik çözüm" pankartları açıldı. DTK Eşbaşkanı Türk, açlık grevinde kritik günlerin yaşandığını belirterek, hükümete yürüttüğü politikayı yeniden gözden geçirme ve diyalog ortamını yaratma çağrısında bulundu. Türk, "Biz artık dilsiz, kimliksiz, statüsüz bir yaşamı asla kabul etmeyeceğiz. Bugünkü mücadelemiz Türk halkına karşı değil. Kimsenin hakkına da göz dikmiş değiliz. Sadece kendi haklarımızı elde etmek için bu mücadeleyi sürdürüyoruz" diye konuştu. Özgürlük için bedenlerini ölüme yatıranların yalnız bırakılmaması gerektiğini belirten Türk, "Arkadaşlarımızın talepleri yerine getirilinceye kadar bu eylemlerimizi, yürüyüşümüzü sürdürmemiz gerekiyor" diye konuştu. Açıklama ardından oturma eylemi yapıldı.

Cezaevi ölümevi olmasın

Van'da TUHAY-DER öncülüğünde Feqiyê Teyran Parkı'nda düzenlenen basın açıklamasına İHD, MAZLUM-DER, BDP, KESK, TTB, Barış Anneleri İnisiyatifi, Genel-İş ve TMMOB da destek verdi. "Cezaevi ölüm evi olmasın, süresiz-dönüşümsüz açlık grevleri 36.gününde ", "Siyasi tutsaklar ölüme terk edilmesin" ve Van F-Tipi'nde açlık grevlerine katılan tutsakların isimlerini yazılı olduğu bir pankart açıldı. İHD Van Şube Başkanı Ömer Işık, "2000 yılında yaşanan açlık grevleri ve müdahale sonucu 30 insanın ölmesi yüzlerce insanın sakat kalmasına neden olan durumun bir daha yaşanmasını istemiyoruz" diyerek, Adalet Bakanlığı'nın Tabip Odaları başta olmak üzere insan hakları savunucularının cezaevlerini ziyaret etmesine izin vermesini istedi. Hakkari Kapalı Cezaevi önünde yapılan açıklamada konuşan İHD Şube Başkanı İsmail Akbulut, "Adalet Bakanlığı'nı sorumlu davranmaya ve süreci zorlaştırmamaya davet ediyoruz. Mahpuslara zorla müdahale edilerek tek kişilik hücrelere atılması ve bilinçsizce yapılacak tıbbi müdahaleler sorunları daha da ağırlaştıracaktır" uyarısında bulundu.

Malta Bildirgesi'ne uyun

Adana'da İnönü Parkı'nda yapılan açıklamada, tutsakların sağlık ve yaşam hakkının korunması istendi. İHD Şube Başkanı Şahin Kılıç, "Adalet Bakanlığı'nın ve Sağlık Bakanlığı'nın Kasım 1991'de 43. Dünya Tıp Kongresi tarafından Malta'da kabul edilen Malta Bildirgesi'ne uygun olarak davranmaları gerektiğini de hatırlatmak isteriz" diye konuştu. Türkiye cezaevlerinde 1980 yılından bu yana  144 kişinin açlık grevleri ve ölüm oruçları nedeniyle yaşamını yitirdiğini hatırlatan Kılıç, "Bu kadar ağır bir sürecin yaşandığı Türkiye'de yeni ölümlerin yaşanmaması için Adalet Bakanlığı'nı sorumlu davranmaya ve süreci zorlaştırmamaya davet ediyoruz. Sorun diyalog ve müzakere yöntemi ile çözülmelidir" diye konuştu.

Sessizliğe tepki

Batman Cezaevi önünde ise İHD ve Tabip Odası yetkileri açıklama yaptı. Batman Tabip Odası Başkanı Doktor Mehmet Demir, "Biz de sivil toplum örgütleri ve halk olarak sanki bu durumu kabullenmişiz ve kayıtsız kalmış durumdayız. Sayın Başbakan 'gerekirse biz İmralı ve Kandil ile de görüşürüz' diyorsa neden bugün cezaevlerinde bulunan onlarca tutuklunun ölümüne sessiz kalıyor?" diye sordu.

Heyetler cezaevlerine gitmeli

Siirt E Tipi Cezaevi önünde yapılan eylemde konuşan İHD Şube Başkanı Vetha Aydın, "Eğer bir kişi bile kendini ifade etmek için böyle bir eyleme kalkışıyor, bedenini ölüme yatırıyorsa, buna sessiz kalmamak gerekir" dedi. Siirt Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Op. Dr. Ekrem Bilek ise, tutsakların durumunu yerinde görmek için Adalet Bakanlığı ve Cumhuriyet Savcılığı'na başvuracaklarını söyledi. Açıklama oturma eylemiyle sona erdi.