Ölüm orucundaki Grup Yorum üyeleri İbrahim Gökçek ve Helin Bölek’in kaldığı Direniş Evi’ne önceki gece yarısı baskın yapan polis, her iki eylemciyi zorla evden çıkararak, ambulanslarla Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırdı.
Maruz kaldıkları baskı ve engellemeler nedeniyle Grup Yorum üyeleri İbrahim Gökçek ve Helin Bölek’in cezaevinde başladıkları ölüm orucu eylemini tahliye olduktan sonra 260 gündür sürdürdükleri Sarıyer’de bulunan ‘Direniş Evi’ne önceki gece polisler tarafından baskın yapıldı. Baskını saat 03.30 sıralarında yapan polis, Gökçek ve Bölek’i zorla evden çıkarıp götürdü. Gökçek ve Bölek’in nereye götürüldüğü konusunda ise ne ailesine ne de avukatları ve arkadaşlarına haber verildi.
Direniş Evi’ne baskın yapıldığı sırada polislerin o anlarda yan tarafta bulunan Küçük Armutlu Cemevi’ne de girip ve kapı ve camları kırdığı öğrenildi.
Gökçek ve Bölek’in nereye götürüldükleri konusunda uzun süre bilgi alamayan aileleri ve avukatları, girişimleri sonucunda her iki eylemcinin Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldığı bilgisine ulaştı.
Polis zoruyla Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Grup Yorum üyeleri İbrahim Gökçek ve Helin Bölek’in hastane odasından fotoğrafları ve görüntüleri de paylaşıldı. İbrahim Gökçek, yine sosyal medyadan paylaşılan görüntülü mesajında şunları ifade etti: “Zorla addılar getirdiler Grup Yorum üyelerini acizlikle. Bizim diyebileceğimiz tek bir şey var tüm dünyaya Antartika’dan Latin Amerika’ya. Grup yorum üyelerini hiçbir şey susturamaz ya zafer ya ölüm.”
Evin önünde protesto
Gökçek ve Bölek’in polis baskınıla zorla hastaneye götürülmeleri, Direniş Evi önünde diğer Grup üyeleri tarafından yapılan açıklamayla protesto edildi. Grup üyelerinden Seher Adıgüzel, ölüm orucundaki arkadaşlarının sağlık durumları kötü olduğu halde polis tarafından kaçırıldığını dile getirdi. Adıgüzel, ölüm orucundaki İbrahim ve Helin’in iradelerinin açık olduğunu ve bu irade ile direnişlerine devam ettiklerini ifade etti.
Talepleri, taleplerimizdir
Bu arada Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi de Grup Yorum üyeleri, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) avukatları ve Mustafa Koçak’ın durumuna dikkat çekmek için basın toplantısı düzenledi. Ankara/Mülkiyeler Birliği’nde dün düzenlenen toplantıda, ”Hukuksuzluk ve keyfiliğin egemen olduğu yerde insanlar canlarını hayatlarına siper eder. Grup Yorum, ÇHD’li Avukatlar ve Mustafa Koçak derhal serbest bırakılsın” pankartı açıldı.
Açıklamaya Hakların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Kemal Peköz, yazar Fikret Başkaya, Prof. Dr. Baskın Oran ve hak savunucuları katıldı. Aralarında siyasetçi, gazeteci, yazar, hukukçu ve sağlık emekçilerinin olduğu 137 kişinin imzaladığı ortak açıklamayı okuyan yazar Baskın Oran, “Bugün Türkiye’de ‘soruşturma’, ‘gözaltı tutuklama’, ‘yargılama’ gibi hukuksal kavramlar, sahte deliller, gizli-karanlık tanıklar, itirafçılar, iftiracılar kullanılarak insanlar tutsak edilmekte ve kirli siyasal hesaplar için rehin alınmaktadır” dedi.
Sanat yaşamı insanileştirir
İktidara muhalif olan kişilerin ”yargıya talimatlar” verilerek hapishanelere kapatıldığına değinen Oran, şöyle devam etti: “İçeride yükselen toplumsal muhalefeti dışarıda savaş çıkararak bastırmak, susturmak isteyen siyasi iktidar, yalan söyleyerek, tehdit ederek sınırlara sürüklediği yüzbinlerce mülteciyi AB’ye siyasal şantaj aracı olarak kullanmakta, yeni bir insanlık suçu sergilemektedir. Grup Yorum üyelerinin aylar önce başlattıkları açlık grevini ölüm orucuna dönüştürmeleri işte bu ortama karşı yükselen sanatçı tepkisidir. Grup Yorum’un hedef alınması, sanatın anlatım gücünden duyulan korkunun ifadesidir. ‘Sanat yaşamın insanileştirilmesidir’, İnsanca yaşam talebinin estetik anlatımıdır.”
Oran, Grup Yorum, ÇHD’li avukatlar ve Mustafa Koçak için “Meşru ve haklı olan talepleri taleplerimizdir” diyerek, talepleri şu şekilde hatırlattı: “Konserleri dahi engellenen Grup Yorum üzerindeki keyfi baskılara son verilmeli, Ölümün eşiğine gelen Mustafa Koçak’ın yeniden ve adil yargılanma talebi kabul edilmeli ve haksız tutukluluğuna son verilmeli, ‘Avukatlık faaliyetinin yargılama konusu edilemeyeceği’ gerekçesiyle tahliye edildikleri gün yasa dışı ve gayrı meşru bir biçimde yeniden tutuklanan ÇHD’li, HHB’li avukatlar serbest bırakılmalı, bu tahliye gerekçeleri beraat gerekçesi yapılmalıdır.”
İSTANBUL