Almanya Gündemi


Geçtiğimiz hafta Salı günü bütün dünya medyası ilginç bir son dakika haberi geçti. Habere göre sabah saatlerinde Barcelona'dan havalanan ve Fransız Alpleri'nin güneyinde bulunan Barcelonnette'ye Germanwings şirketine ait Airbus A320 tipi yolcu uçağı düşmüştü ve uçakta mürettebatla birlikte toplam 150 kişi bulunuyordu. Kazadan canlı kurtulan olmazken, uçağın düşmesine yönelik spekülasyonlarda aldı başını gitti.

Uçağın bir Alman şirketine ait olması, Fransa sınırları içerisinde düşmesi kazaya yönelik spekülasyonları daha da arttırdı, zira uzmanların açıkladığına göre uçak alçaldıktan sonra 8 dakika içinde kayboldu ve bu süre içerisinde herhangi bir imdat çağrısı yapılmadı. Kazayla ilgili gerçekler saatler sonra kara kutunun bulunması ile birlikte daha da netleşti. Yardımcı pilot Andreas Lubitz uçağı kasten düşürmüştü. İşte bu bilginin ayyuka çıkması ile birlikte aslında bir skandallar zinciri de açığa çıkmış oldu. Yardımcı pilotun depresyondan dolayı psikolojik tedavi gördüğü ve intihara meyilli olduğu açıklandı. Hatta kaza günü Lubitz'in izinli olduğu, evinde yapılan aramada bulunan yırtılmış raporla tespit edildi. Yine bilgilere göre Lubitz bir kaç kez psikolojik sorunlarından dolayı uçuş kurslarına ara vermiş, 2009 yılında ise kendisine şiddetli bir depresif atak teşhisi konmuştu. Aslında Lubitz uçağı düşürdüğü alanı da çok iyi tanıyordu, ki bu olayı daha önceden planladığının bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Sarp kayalıklardan oluşan kaza alanı kurtarma çalışmaları açısından da oldukça zor bir bölge ve şimdiye kadar tek parça halinde bulunan yolcu da yok. 

Kaza nedeninin ortaya çıkmasının ardından Lufthansa yetkilileri yaptıkları açıklamada tamamen kendilerini aklayan bir dil kullandı. Açıklamalarda genelde Lubitz'in uçuş yetenekleri belirtilirken, bütün testleri de başarıyla geçtiği kaydedildi. Lubitz'in uçuşları süresince psikolojik problemlerine yönelik ise bir sorun olmadığı açıklandı. 

Aslını sorarsanız, şimdiye kadar yapılan tüm açıklamalar klasik işveren açıklamaları seyrinde ilerledi. Kazanın ardından, uçuş güvenliği ve sağlık kontrolleri de tartışmaya açıldı. Uçuş sırasında kabinde iki pilotun bulunmasının mecburi hale getirilmesi gündemde. 

Personel için yeterli sağlık ekiplerinin olmaması tartışmalarının yanında, yardımcı pilot örneğinde olduğu gibi, bazı mesleklerde çalışanlar için doktor-hasta gizliliği ilkesinin gevşetilmesi konusu  da şu anda tartışılan en güncel konu. 

Alman yasalarına göre doktor-hasta gizliliğini ihlal edilmesi halinde bir yıla kadar hapis cezası ile para cezası öngörülüyor ve bu gizlilik ancak ekstrem durumlarda ihlal edilebiliyor. Bu da doktor ciddi bir durum farkederse ya da hayati risklerin önlenmesi durumunda geçerli. Bu tartışma çerçevesinde politik arenada ikiye bölündü. CDU'lu trafik experti Dirk Fischer, bu yasanın gevşetilmesini önerenlerden. Fischer'e göre pilotlar işverenler tarafından belirlenmiş doktorlara gitmeli ve doktorlar da bu düzenlemeye göre işverenlere bilgi vermeli. Federal Psikoterapistler Odası'ndan ise hemen bu öneriye ret cevabı geldi. Çünkü zaten yasalarda ekstrem durumlarda bu gizliliği kaldıran bir madde bulunuyor. Pilot sendikası Cockpit Birliği'nden de öneriye karşı çıkıyor. Zira olası böyle düzenleme bir sonucunda hasta doktorla güvenli bir şekilde diyaloğa geçemeyecek ve de bu tür hastaların toplumdan izolasyonu söz konusu olabilecek. Bu 'etik' tartışma şimdilik sürüncemede. 

Öyle görünüyor ki, bu tartışmalar daha da sürecek, fakat şimdiye kadar yapılan tartışmaların bir çoğu çözüm odaklı olmaktan ziyade yapay bir tartışma atmosferi içerisinde devam edip gidiyor. Doktor-hasta gizliliği tartışmaları da bunun bir örneği. Yasalarda hangi durumlarda bu gizliliğin kalkması gerektiğini net olarak belirlemek yerine genel ifadelerle, zaten 'genel ifadelerin kullanıldığı' yasa çerçevesinde değişimler öneriliyor. Hala cevaplanması gereken çok soru var. Hem sağlık sistemini, hem de uçuş kurallarını değiştirecek bu tartışmaların doğru zemine oturtulması gerekiyor. Bu tartışmalar ekseninde temel soru: Bu trajik olay da unutulan gündemler listesine mi girecek?