Almanya’da yaşayan şair Kenan Taşkesen’in ‘Sevdalı Nefesi’ adlı şiir albümü bir süre önce dinleyicilerle buluştu. Tanıtım gecesi de yapılan albümde, sekiz şiir yer alıyor. Aranjörlüğünü Kazım Dilekçi’nin yaptığı albümün müziklerini ise Kazım Dilekçi ile birlikte Nihat Yurtsever, Nure Dlovani ve Naze Işxan yapıyor. Daha önce ‘Mavi Gülümsedim Kırmızıya’ adlı şiir kitabına imza atan Taşkesen, bu albümünde de mücadeleyi, sevdayı, umudu işliyor. Taşkesen, yaşamını yitiren devrimcileri de unutmuyor. “Şiirin en güzel betimi, yüreğe yansıyan sıcaklıktır” diyen Taşkesen, müzik eşliğinde okuduğu mısralarla bu sıcaklığını dinleyiciye taşıyor.


Kolektif bir çabanın ürünü

Albümde, Dudağımda Tebessüm, Sevdalı Nefesi, Gün Kararırken, Papatya Kokar Nefesin, Monalisa, Süleyman Cihan İntihar Etti, Serdar’a, Simon de Beauvoir adlı şiirler yer alıyor. Yaklaşık üç ay süren albüm çalışması, aynı zamanda kolektif bir çabanın ürünü. Zira şair Taşkesen de, birlikte çalıştığı dostları için “Hiçbir talepte bulunmadan, hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan, bir dünya sığdırdıkları o kocaman yüreklerini birer melodiye dökerek sundular şiirlerimize” diyor.

Yüreğe akan mısralar

‘Sevdalı Nefes’, müzik ile şiirin güzel bir buluşması. Bağlama, kopuz, yaylı tambur, gitar, keman, piyano gibi çeşitli enstrümanların kullanıldığı tınılar, sadece bir fon müziği olarak kalmıyor. Her şiire uygun besteler yapan müzisyenler de mısraları tamamlıyor. Örneğin yaşamını yitiren devrimcilere atfen yazılan şiirler, duygu yüklü müzikle buluşunca bir ağıda dönüşüyor. Ve usul usul yüreğe akıyor. Kimi zaman gül yüzlü çocuk oluyor mısralar, kimi zaman zifiri karanlığı yırtan ay ışığı, kimi zaman yitenin ardından hüzün, kimi zaman kavgaya tutuşan bir yürek… Papatya Kokar Nefesin’deki Aylin Çakar, Nihat Yurtsever, Nure Dlovani’nin güzel vokalini de unutmamak gerek.

‘Ölüyken kazdı mezarını’

Albümde yer alan ‘Süleyman Cihan İntihar Etti’ adlı şiir dikkat çekici. Şair, bu şiirinde, 12 Eylül döneminde işkencede katledilen devrimci önder Süleyman Cihan’ı anlatıyor. Sadece Cihan’ı da değil Şeyh Bedrettin’den bu yana iktidarların hem katledip hem de inkar ettiği olaylara dikkat çekiyor. Bu, devrimcileri işkencelerde katleden ama ‘intihar etti, kaçtı‘ vb. sözlerle katilliğini gizlemeye çalışan devlet gerçeğine de bir gönderme:
“…Karakoldan kaçarken ölüydü.
Ama kaçabildi yine de karakoldan
hem de ölüyken.
Merdivenleri ağır ağır tırmanırken de
ölüydü,
Camdan atlarken de.
Ölüyken kazdı mezarını,
Hem de ölüyken gömdü
kendini mezara…”

17’ler için ‘Sevdalı Nefesi’

Albümdeki ‘Sevdalı Nefesi’ şiiri, aynı zamanda albüme de ismini veriyor. Şiir, Türk ordusunun, 17 Haziran 2005 tarihinde Mercan Vadisinde katlettiği 17 devrimciyi anıyor.
“… On yedi karanfil konulsun
yanı başıma,
Yarım kalan şiirimin,
Yazılmayan mısraları yazılsın başucuma.
Bana bir şeyler yaz çocuk ne olursun.”
Kenan Taşkesen, ‘Gün Ağarırken’ adlı şiirinde ise anadile dikkat çekiyor:
“…Daye / Bir yanım sütün gibi hakkım olan dilin / Öbür yanım sessiz, azıksız ölüm / Bir yanım tan ağarması anne / Bir yanım gün kararması /Daye ziman jiyane.”

Aynı zamanda tiyatrocu

Aynı zamanda tiyatrocu olan Kenan Taşkesen, 1976 yılında Erzincan’ın Bulanık köyünde doğdu. Ardından eğitim için gittiği İstanbul’da ortaokuldayken siyasetle tanıştı. 1995 yılında yurt dışına yerleştikten sonra, Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu çatısı altında demokratik mücadelesini sürdürdü. 2001 yılında bu çatı altında Mavi Halk Sahnesi tiyatro ekibini kurdu, Avrupa’nın birçok yerinde yazıp, yönettiği tiyatro oyunları sahnelendi. 2005 yılında Sönmeyen Ateş adlı sinema canlandırma filminde rol aldı. Şiir ile tanışıklığı doksanlı yıllarda başlıyor. Şiirin yanısıra tiyatro oyunculuğu ve yazarlığı da yapan Taşkesen’in, yazılıp sahnelenen 14 tane tiyatro oyunu var. Şimdiye kadar katıldığı dört tiyatro yarışmasında oyunları iki birincilik, ikide ikincilik ödülü aldı. Taşkesen’in ‘Mavi Gülümsedim Kırmızıya’ adlı bir şiir kitabı da bulunuyor.


N. DENİZ BİLGİN