Doğu Kürdistan (Rojhilat), 20. yüzyılda her ne kadar köklü ve güçlü bir örgütlemeye sahip olmasa da her zaman Kürdistan’ın diğer parçaları üzerinde önemli etkide bulundu. Kürt kültürü, dili ve müziğini geliştirdi, korudu. Halen de bir halk için oldukça önemli olan bu olgular tüm baskılara rağmen canlı tutuluyor.  Bununla birlikte Rojhilat, ulusal değerleri ve duygularıyla da bugün dipdiri ayakta. İran rejiminin baskılarına rağmen Kürdistan’daki gelişmelerin uzağında durmadı ve sürekli yaşadı. Yeri geldiğinde bunu serhildanlarıyla ortaya koydu. Köklü bir halk örgütlemesinin olmaması nedeniyle bu serhildanlar dönemsel olarak ortaya çıksa da bu ruhun kaynağı hiç kurumadı. Daha büyük serhildanları da ortaya çıkarabilecek bir yurtseverlik ve bilinç var.
Rojhilat halkı son 15 yıl içerisinde birçok defa gerçekleştirdiği serhildanlarla bunu ortaya koyarak, egemen devletlerin hesaplarını bozdu. En büyük serhildanlardan biri, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın esir düşürüldüğü 15 Şubat 1999 tarihinde gerçekleşti. Milyonları bulan Rojhilatlı bu komploya karşı sokaklara çıkarak, tepkilerini ortaya koydu. Yıllar ardından gerçekleşen bu serhildanlar, Rojhilat’ın yeni mücadele döneminin de başlangıcını oluşturdu.
Bunu, 2005 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimlerini protesto amaçlı yapılan serhildanlar izledi. İlk etapta katılım çok kitlesel olmasa da, bu protestolar esnasında Kürt genci Swane Seyid Qadir’in İran devlet güçleri tarafından işkence ile katledilmesi halkı sokağa döktü. Bunu ise, 2006 yılında Öcalan’a yönelik 15 Şubat Komplosu’nun yıldönümünde gerçekleşen serhildanlar izledi. Özellikle Mako ve çevresinde kitlesel gösterilerle halk tepkisini ortaya koydu.

Kobanê umut oldu


Rojhilat’taki serhildanlarda altın sayfayı ise Kobanê açtı. Kobanê direnişiyle başlayan destek gösterileri, 1 Kasım Dünya Kobanê Günü’nde dört bir yana yayıldı. Sine, Mahabat, Urmiye, Kirmaşan, Merîwan, Serdeşt, Îlam, Seqiz, Banê, Ciwanro başta olmak üzere onlarca merkezde halk Kobanê için sokaklara çıktı. Dünyayı sarsan Kobanê direnişi, Rojhilat için de bir dönüm noktası oldu. Kürt halkının özgürlük taleplerinin somut ifadesi ve sembolü olan Kobanê, Rojhilat halkının büyüyen umudu, özgürlük pusulası. Rojhilat, Kobanê direnişini İran devletinin her geçen gün artan zulmü ve baskısı, Kürt halkına yönelik sistematikleşen idam tehdidine karşı kendisi için de bir çıkış kapısı olarak görüyor. Kobanê direnişinden onur duyuyor.
Rojhilat Kürtleri, aynı kaderi paylaştıkları Rojava halkının sömürgeciliğin zincirlerini kırarak, Demokratik Özerklik temelinde inşa ettiği devrim sürecini de başından itibaren ilgiyle izliyor, büyük bir destek veriyor. Rojava halkının Baas rejiminin baskıları ardından direnişiyle devrimini yaratması, Rojhilat halkında da, cenderesinde tutulduğu İran rejimine karşı yürüteceği mücadeleyle geleceğini inşa edebileceği inancını güçlendiriyor. PJAK ve KODAR’ın kuruluşu ile birlikte bu mücadelenin örgütleme düzeyi de umut verici biçimde gelişiyor.
DAİŞ ve El Nusra çetelerinin Rojava ve Şengal’de Kürt halkına uyguladığı vahşet ve faşist uygulamaların benzeri, Rojhilat’ta İran devletinin eliyle uygulanıyor. Tek farkı, İran’ın bu kıyımı yasalaştırarak, sistematik idamlarla yürütmesi. Kendilerine yönelik politika, şiddetteki bu benzerlik Rojhilat halkının öfkesini bilediği kadar, mücadele azmini de büyütüyor. Bu zulümden çıkış için de Rojava’daki direniş ayna tutuyor. Kürt düşmanı her iki gücün bu uygulamaları, her iki Kürdistan parçasında duygu bütünlüğüne de yol açıyor. Aynı acıları yaşayan Rojhilat, Rojava halkını her yönüyle iyi anlıyor, hissediyor.

Kadın öncülüğü inancı biledi

Rojava Devrimi’nin kadın öncülüğünde ilerlemesi ise devrime  inancı arttıran diğer bir yön. Rojava’da kadının askeri alanın yanı sıra, eğitimde, örgütlemede, yaşamın tüm alanlarında öncülük etmesi, İran rejiminin en büyük mağdurlarından olan kadınlara da mücadele azmi veriyor. Rojava’da özgürlüğe koşan kadını gördükçe, Rojhilat kadını da rejimin esaretini, gerici zihniyetini daha derinden hissediyor. Kültürel birikim ve bilinç düzeyiyle oldukça iyi bir potansiyele sahip olan Rojhilat’taki Kürt kadını, Rojava’da olduğu gibi rejim baskısından çıkış yolunun direnişte olduğunu daha net görüyor.
Rojhilat halkı, kadını, genci ve her toplumsal kesimiyle Rojava’nın zaferinin kendi zaferi ve kurtuluşu olacağının bilincinde. Rojava Devrimi’ni kendi devrimi olarak görüyor. Bu nedenle maddi ve manevi olarak destek sunmaya hazır. Halk, özellikle Kobanê direnişiyle bunu pratiğiyle ortaya koydu. Rojava halkını yalnız bırakmadı, elinden gelen desteği esirgemedi. Birçok merkezde yürütülen kampanyalar çerçevesinde toplanan yardımlar, Rojava halkına ulaştırıldı.

Rojhilat’ın rotası özgürlükten yana

Özellikle Kobanê direnişiyle birlikte onlarca kent, ilçe ve köyde  gerçekleşen serhildanlar, şu gerçekliğin ifadesi oldu: İran devletinin Kürt halkını korkutmak ve mücadelesini engellemek amacıyla uygulamada tuttuğu idam politikası ve paradigması kırıldı ve bu bunun uzun vadede Kürt halkı üzerinde sürdürülmesi mümkün değil. Rojhilat, geleceğinin rotasını özgürlükten yana çizdi ve bu rotadan geri dönüş mümkün değil. Bedeli ne olursa olsun, bu rotada ilerlemeye, mücadelesini hak ettiği özgürlüğünü elde edinceye kadar büyütmeye kararlı bir halk var. Bu yönüyle, Mahabad, Merîvan, Kirmaşan, Îlam, Mako, Urmiye, yani Rojihilat’ın dört bir yanında, mücadelesi ve düşüncesiyle Rojava devrimiyle bütünleşmiş bir halk var. Bu kararlılık ve ruhla Rojhilat halkı gün be gün Rojavalaştıkça, Mahabat’ta ve Urmiye’de de Kobanê ve Qamişlo’daki görüntüleri görmek artık hayal değil...
*Gazeteci